Sayıştay denetçileri tarafından hazırlanan raporda; İzmir Körfezi’ndeki deniz dibi tarama ihalesinde ortaya çıkan milyarlık fiyat farkından Çiğli’deki 2,5 milyon metreküplük çamur stokuna, tarım arazilerindeki kaçak yapılara verilen ucuz su aboneliğinden parasal limitleri aşmak için ihalelerin bölünmesine kadar çok sayıda kritik konu ayrıntılarıyla belgelendi.
MİLYARLIK DENİZ DİBİ TARAMASINDA GÖREV DIŞI HİZMET VE RAYİÇ ÜSTÜ İHALE
Sayıştay raporunun en dikkat çekici maddelerinden biri, 2 milyar 147 milyon 940 bin TL sözleşme bedelli "İzmir Körfezi Peynircioğlu Deresi Dere Ağzı ve Körfez Kuzey Aksında Karasallaşan Alanın Deniz Dibi Tarama İşi Hizmet Alımı" ihalesi oldu.
Denetçiler, 2560 sayılı Kanun kapsamında İZSU’nun görev alanında deniz dibi tarama ve temizleme faaliyetinin bulunmadığını, bu görevin 5216 sayılı Kanun uyarınca İzmir Büyükşehir Belediyesi uhdesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca ihalede yaklaşık maliyet hesabının ayrıntılı yapılmadığı belirtildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yayımladığı 2025 yılı tarama fiyat tarifesine göre işin maliyeti KDV hariç 1 milyar 126 milyon 800 bin TL (metreküp başı yaklaşık 16 USD) seviyesindeyken, İZSU’nun piyasa araştırmasıyla yaklaşık maliyeti 2 milyar 167 milyon TL olarak belirleyip metreküpü 35 USD'ye ihale ettiği tespit edildi. İdarenin Bakanlık rayiçlerini dikkate almayarak kamuyu yüksek bir bedel altında yükümlülük altına soktuğu kaydedildi.
ÇİĞLİ’DE 2,5 MİLYON METREKÜP ÇAMUR TEHLİKESİ VE ATIL TESİS
Kentte uzun yıllardır koku sorununa yol açan arıtma çamurlarına ilişkin raporda çok sert tespitler yer aldı:
· Rehabilite Edilmeyen Çamur Sahaları: 20 yıl boyunca Çiğli AAT arazisinde körfez kenarında biriktirilen 2.500.000 metreküp çamurun lisanssız şekilde depolandığı, alanın fiili bir düzenli depolama tesisine dönüştüğü ve kente kötü koku yaydığı belirtildi. Çamurların yerinde rehabilitasyonu için 131 milyon Avro gerektigi ifade edildi.
· Çiğli Çamur Kurutma Tesisinin Atıl Kalması: 2014’te kurulan tesisin, kurutucu teknolojisi ile çamur yapısının uyumsuzluğu gerekçesiyle arızalanarak 2022 yılında tamamen kapatıldığı ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanıldığı tespit edildi.
İHALELERDE PARASAL LİMİT VE PROJE USULSÜZLÜKLERİ
Yapım işleri ve satın alma süreçlerinde mevzuatın dışına çıkıldığı belirlendi:
· İhtiyaçların Bölünerek Doğrudan Temin Edilmesi: 2025 yılı için 800.366 TL olarak belirlenen doğrudan temin limitinin altında kalmak amacıyla araç bakım-onarım ve malzeme alımlarının kısımlara bölünerek doğrudan teminle karşılandığı tespit edildi.
· Uygulama Projesi Olmadan İhaleye Çıkılması: Yapım işlerinde kanuni zorunluluk olmasına rağmen uygulama veya kesin proje hazırlanmadan, eksik ön projeler üzerinden birim fiyat usulüyle ihaleye çıkıldığı görüldü.
· Yaklaşık Maliyet Hataları ve Tartı Kontrolsüzlüğü: İhale dokümanındaki imalatlar ile yaklaşık maliyet analizlerinin uyuşmadığı (örn. kırmataş dolgu yerine farklı malzeme kullanımı), yapım ihalelerinde şoförlü araç gibi yükleniciden talep edilen kalemlerin maliyete gizlice yedirildiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca hafriyat kazı ve nakliye ödemelerinde hafriyatın döküm alanlarına döküldüğünü kanıtlayan tartı fişlerinin aranmadığı belgelendi.
DSİ İLE KOORDİNASYONSUZLUK VE KAÇAK KUYU KRİZİ
Raporda, İzmir’in su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan yeraltı suyu kullanımında büyük bir idari zafiyet olduğu vurgulandı. DSİ tarafından izin verilen veya kaçak olarak açılan sondaj kuyularının koordinatları, kullanım miktarları ve ölçüm sistemlerinin İZSU tarafından takip edilemediği; bu durumun hem yeraltı sularının kontrolsüzce tükenmesine hem de ölçülemeyen su kullanımı nedeniyle atıksu bedeli tahsil edilemeyerek kamu kaynağı kaybına yol açtığı kaydedildi.
KAÇAK YAPILARA UCUZ SU VE YIKIM KARARLARININ UYGULANMAMASI
· Tarım Arazilerine Konut İnşa Edenlere Tarımsal Abone Tarifesi: Imar mevzuatına aykırı olarak tarım arazisi üzerine kurulan kaçak evlerin "tarımsal abone" grubu üzerinden faturalandırılarak ucuza su kullandığı ve İZSU’nun gelir kaybına uğratıldığı saptandı.
· Baraj Havzalarındaki Kaçak Yapılar: Tahtalı Barajı (585), Ürkmez Barajı (8) ve Mordoğan Göletinde (11) tespit edilip yıkım kararı alınan 604 kaçak yapıdan sadece 176’sının 2025 yılı içinde yıkıldığı, hukuki süreci biten kalan yapılar için yasal sürecin tamamlanmadığı belirtildi.
SANAYİ ATIK SULARININ DENETİMSİZLİĞİ VE RUHSATSIZ İŞLETMELER
Kanalizasyon ve çevre sağlığı açısından hayati önem taşıyan Bağlantı Kalite Kontrol Ruhsatı (BKKR) denetimlerinde vahim tablo ortaya çıktı:
· Endüstriyel atık su üreten 2.264 işletmenin 1.231’inin BKKR ruhsatının bulunmadığı veya süresinin dolduğu tespit edildi.
· Ruhsatlı 778 işletmeden ise yıl boyunca sadece 781 numune alındığı, Yönergede öngörülen rutin ve sık denetim standartlarının yakalanamadığı kaydedildi.
KÜÇÜK MENDERES HAVZASI VE SU KAYIP-KAÇAK ORANLARI
Kuruma riski taşıyan Küçük Menderes Havzası'nda İZSU’nun üzerine düşen tedbirleri almadığı vurgulandı:
· Mevzuata göre su kayıp-kaçak oranının en fazla %30 olması gerekirken, Ödemiş'te bu oranın %31,50, Kiraz'da ise %31,02 seviyesinde gerçekleştiği açıklandı.
· Arıtma tesislerinden çıkan arıtılmış suyun tarımsal sulamada yeniden kullanılmasına yönelik yatırımların yetersiz kaldığı belirtildi.
MÜDÜRLÜKLERDE TEDVİREN GÖREVLENDİRME VE LİYAKAT İLKESİNE AYKIRI TİS
· Geçici Görevlendirmenin Genel Uygulama Olması: İZSU bünyesindeki 64 şube müdürlüğü kadrosundan sadece 3'ünün asaleten yönetildiği; 44'ünün vekâleten, yasal dayanağı sınırlı olan 17'sinin ise tedviren yürütüldüğü tespit edildi. Bu durumun uzmanlaşmayı engellediği ve kariyer ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.
· Toplu İş Sözleşmesi (TİS) Maddesi: Yetkili sendika ile imzalanan TİS'in 23/u maddesinde yer alan "İşveren, çalışanın vefatı halinde 1. derece yakının işe alımında öncelik sağlar" hükmünün Anayasa'nın eşitlik ve 657 sayılı Kanun'un liyakat ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı.
DİĞER DİKKAT ÇEKEN İDARİ VE MALİ BULGULAR
1. Sayaç Okuma ve Katı Atık Bedeli Eksikliği: Sayaçları her ay düzenli okunmayan yazlık veya dönemsel abonelerden katı atık bertaraf bedelinin sadece bir ay üzerinden hesaplandığı ve ilçe belediyelerine eksik pay aktarıldığı görüldü.
2. Akaryakıt İstasyonlarında Otomasyon Yokluğu: İdarenin şantiyelerindeki akaryakıt tanklarında otomasyon sistemi bulunmadığı, takibin el ile tutulan defterlerle yapıldığı ve ciddi iç kontrol zafiyeti yaratıldığı tespit edildi.
3. Usulsüz Avans Kullanımı: Acil ve ivedi durumlar için öngörülen mutemet avanslarının, ambalajlı malzeme, klozet, sigorta panosu gibi aciliyeti olmayan rutin alımlar için sürekli ve alışkanlık haline getirilerek kullanıldığı saptandı.
4. İşçi Hakları ve İzin Biriktirme: İşçilerin yıllık izinlerinin zamanında kullandırılmayarak biriktirildiği ve emeklilikte yüksek kıdem/izin tazminatı riski yaratıldığı; ayrıca işçilere yılda yasal sınır olan 270 saatin üzerinde fazla çalışma yaptırıldığı belirlendi.
5. Hizmet Konutları: İdarenin mülkiyetindeki 55 hizmet tahsisli konutta 5 yıllık konaklama süresini aşan personelin ikamet etmeye devam ettiği ve konutların amacı dışında kullanıldığı kaydedildi.
MALİ VERİLER: 25 MİLYAR TL GİDER GERÇEKLEŞTİ
Sayıştay raporunda İZSU’nun 2025 yılı mali tablosu da açıklandı:
· Bütçe Gideri: 35 milyar 500 milyon TL öngörülen bütçeden 25 milyar 92 milyon 49 bin TL harcama yapıldı (%70,68 gerçekleşme).
· Bütçe Geliri: 26 milyar 984 milyon TL hedeflenen gelirden net 25 milyar 743 milyon 748 bin TL tahsil edildi (%95,40 gerçekleşme).
· Su satış tarifelerindeki artış ve merkezi idareden alınan vergi payları sayesinde İZSU'nun net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre %73,87 oranında artış gösterdi.
Sayıştay, raporda yer alan 22 bulguya ilişkin İZSU yönetiminin yasal mevzuata ve tasarruf tedbirlerine uygun hareket etmesi, kamu zararına yol açabilecek uygulamalara derhal son vermesi yönünde uyarılarda bulundu.




