TIME35 TV’de Mustafa Tübcel, Arif Çayan ve Murad İdikurt; Aydın Pehlivan’ın performansını, yatırımları ve sandık sonucunu değerlendirdi.
Meclisten başlayan yolculuk sandıkta nasıl karşılık buldu?
TIME35 TV’de yayınlanan “Gündemin Nabzı” programında Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve geliş süreci, belediyenin mali ve idari yapısında yaşanan değişim, ilçede hayata geçirilen yatırımlar ve 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde ortaya çıkan sonuç kapsamlı biçimde ele alındı.
Gazeteci Mustafa Tübcel’in moderatörlüğündeki programda gazeteci Arif Çayan ile Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt, Aydın Pehlivan’ın belediye meclisinin kararıyla başlayan başkanvekilliği sürecinin, üç yıl sonra halkın doğrudan desteğiyle belediye başkanlığına dönüşmesini değerlendirdi.
Programın açılışında Menemen’de yaşanan siyasi değişimin yalnızca bir belediye başkanlığı seçimi üzerinden okunamayacağını belirten Mustafa Tübcel, Aydın Pehlivan’ın hikâyesini şu sözlerle özetledi:
“Meclis sizi başkanvekili yapabilir ama halkın belediye başkanı olup olmadığınıza sandık karar verir. Aydın Pehlivan’ın Menemen’deki hikâyesi belki de en iyi bu cümleyle anlatılır.”
Tübcel: “Önünde oldukça zor bir tablo vardı”
Menemen’de 2019 Yerel Seçimleri’nin ardından yaşanan süreci hatırlatan Tübcel, CHP’den belediye başkanı seçilen Serdar Aksoy’un hakkındaki soruşturma kapsamında tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasının ardından belediyenin çalkantılı bir döneme girdiğini söyledi.
Belediyenin o dönemde hem kurumsal itibarı hem de mali imkânları bakımından büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını savunan Tübcel, makam koltuğuna kadar uzanan haciz işlemlerini ve belediye birimlerinin yaşadığı imkânsızlıkları anımsattı:
“Belediyenin itibarı yerle bir olmuştu, kaynakları hor kullanılmıştı. Aydın Pehlivan göreve ilk geldiğinde belediyede haciz vardı. Makam koltuğu bile haczedilmişti. Fen İşleri birimine çizme alınamayacak durumda oldukları söyleniyordu. Belediye böyle bir tablo içerisindeydi.”
Bu noktada söz alan Arif Çayan da belediyedeki makam koltuğunun haczedilmesinin ardından kullanılan sandalyeyi hatırlatarak, “Kahveden alınan sandalye” ifadesini kullandı.
“Üç temel görevi yerine getirmesi gerekiyordu”
AK Partili Aydın Pehlivan’ın 2021 yılında belediye meclisinde yapılan seçimle Menemen Belediye Başkanvekili olarak göreve geldiğini hatırlatan Tübcel, Pehlivan’ın önünde üç temel hedef bulunduğunu söyledi:
“Önünde zor bir tablo vardı. Belediyeyi toparlamak, yeniden hizmet üretmek ve kendisini Menemenliye kabul ettirmek zorundaydı.”
Pehlivan’ın yaklaşık üç yıllık başkanvekilliği döneminin ardından 31 Mart 2024’te bu kez doğrudan halkın karşısına çıktığını belirten Tübcel, seçim sonucunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Tübcel, Menemen’in uzun yıllar boyunca CHP’nin güçlü olduğu ilçelerden biri olarak görüldüğüne işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Üç yıl sonra sandık geldi. Üstelik CHP’nin yıllardır güçlü olduğu Menemen’den bahsediyoruz. Aydın Pehlivan yüzde 49’a yakın oyla seçildi. En yakın rakibi yüzde 38 seviyesinde kaldı. Yaklaşık 12 bin oy ve 11 puana yaklaşan bir fark ortaya çıktı.”
Belediye başkanlığı ile belediye meclisi seçimlerinde ortaya çıkan oy oranlarını da karşılaştıran Tübcel, Pehlivan’ın partisinin üzerinde bir destek aldığını söyledi:
“AK Parti’nin belediye meclisi oyu yüzde 41 seviyesindeyken Aydın Pehlivan’ın oyu yüzde 49’a yaklaştı. Seçim sonucu bize şunu gösterdi: Menemenli yalnızca partiye değil, Aydın Pehlivan’a da oy verdi.”
“Meclisin verdiği yetki halkın verdiği yetkiye dönüştü”
Aydın Pehlivan’ın görev süresinde Menemen’de birçok yatırımın hayata geçirildiğini belirten Tübcel, üç yıllık dönemde oluşan tablonun seçim sonucuna doğrudan yansıdığı görüşünü dile getirdi:
“Meclis kararıyla başlayan belediye başkanlığı yolculuğu, CHP’nin güçlü olduğu bir yerde fark atılarak halkın doğrudan verdiği yetkiye dönüştü. Bugün karşımızda yalnızca AK Partili bir belediye başkanı yok. Krizle devraldığı belediyeyi yatırımlarla ayağa kaldırma iddiasını ortaya koymuş ve bunun karşılığını sandıkta almış bir Aydın Pehlivan profili var.”
Tübcel, Menemen’de oluşturulan bu değişim modelinin önümüzdeki dönemde ilçeyi nereye taşıyacağının ve İzmir belediyeciliği açısından örnek oluşturup oluşturmayacağının takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Çayan: “Başaramaz dediler ancak sandıktan farklı bir sonuç çıktı”
Menemen’in önceki dönemlerini de yakından takip ettiğini belirten Arif Çayan, eski Belediye Başkanı Tahir Şahin döneminde de belediye makamındaki koltuğa haciz geldiğini hatırlattı.
Haciz uygulamalarının yalnızca mali değil, aynı zamanda siyasi ve kurumsal bir sonuç doğurduğunu savunan Çayan, şöyle konuştu:
“Rahmetli Tahir Şahin döneminde belediye başkanının makam koltuğuna icra geldiğini de biliyorum. Bir belediye başkanını küçük düşürmenin en etkili yollarından biri makam koltuğuna haciz göndermektir.”
Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından Aydın Pehlivan’ın belediye meclisi tarafından başkanvekili seçildiğini hatırlatan Çayan, o günlerde Pehlivan’ın başarılı olamayacağı yönünde çok sayıda yorum yapıldığını söyledi:
“Aydın Pehlivan meclisten seçildiğinde herkes ‘Bu belediye başkanı yapamaz, başaramaz, bir sonraki seçime aday bile olamaz’ dedi. Ancak seçimde ortaya çıkan yaklaşık 12 bin oy farkı Menemen açısından az bir fark değildir.”
Çayan, kişisel değerlendirmesine göre bugün yeniden seçim yapılması durumunda Pehlivan’ın oy oranını daha da artırabileceğini öne sürdü:
“Bugün seçim olsa Aydın Pehlivan’ın yüzde 54-55 seviyelerine çıkabileceğini düşünüyorum. Çünkü Menemen’de daha önce yapılmayan hizmetler yapıldı.”
“Bir ilçeye geldiğinizi artık hissediyorsunuz”
Menemen’in özellikle kent görünümü ve aydınlatma çalışmaları bakımından belirgin bir değişim geçirdiğini savunan Çayan, ilçeye girişte gözle görülür bir farklılık bulunduğunu söyledi.
Menemen’i geçmişte karanlık yollarla hatırladığını ifade eden Çayan, bugünkü tabloyu şu sözlerle anlattı:
“Eskiden Menemen’e giderken yolda lambalar yanmazdı. Şimdi Menemen’e baktığınızda caddeleriyle adeta Manhattan gibi bir görüntü oluştu. En azından bir şehre, bir ilçeye geldiğinizi hissediyorsunuz.”
Çayan, İzmir-Çanakkale Otoyolu’ndan geçerken Menemen’in görünümünün de değiştiğini belirterek, “Sol tarafa baktığınızda gerçekten ayrı bir şehir gibi görünüyor” dedi.
Belediyenin temel hizmetleri konusunda geçmişte yaşanan sorunların da büyük ölçüde gündemden çıktığını savunan Çayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Menemen’den artık ‘Maaşım yatmıyor’ veya ‘Çöp toplanmıyor’ şeklinde yoğun sorunlar gelmiyor. Aydın Pehlivan’ın yapılmayan bazı işleri yaptığını düşünüyorum.”
Battı-çıktı projesi üzerinden yatırım değerlendirmesi
Programda Menemen’de yapılan battı-çıktı projesi de ele alındı. İzmir’de birçok belediye başkanının yıllardır benzer ulaşım projelerini gündeme getirdiğini ancak bunların önemli bölümünün hayata geçirilemediğini belirten Çayan, Menemen’deki uygulamanın kısa sürede tamamlandığını söyledi:
“İzmir’de yıllardır birçok belediye başkanı tünel ve battı-çıktı yapacağını söyledi. Menemen’de ise üç ay gibi bir sürede bir battı-çıktı yapıldı. Şimdi ikincisinin yapılacağı söyleniyor. Böyle bir yatırımı yapan belediye başkanı neden bir sonraki seçim konusunda tedirgin olsun?”
Çayan, temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra şehir yaşamını kolaylaştıran büyük yatırımların da seçmen tarafından karşılık gördüğünü belirtti:
“Daha önce yapılmayan bir işi yapan belediye başkanının insanların başının üzerinde yeri vardır. Bana göre Aydın Pehlivan şu anda başarılı bir belediye başkanıdır.”
İdikurt: “Başarı kadar İzmir’deki düşük hizmet standardı da konuşulmalı”
Av. Murad İdikurt ise Menemen’de gözle görülür bir değişim yaşandığını kabul etmekle birlikte, tartışmaya farklı bir açıdan yaklaştı.
Aydın Pehlivan’ın çalışmalarına saygı duyduğunu belirten İdikurt, İzmir’de uzun süredir yaşanan belediyecilik sorunlarının, normal şartlarda temel kabul edilmesi gereken hizmetleri dahi önemli bir başarı gibi gösterdiğini savundu:
“Ben burada biraz farklı düşünüyorum. Aydın Pehlivan bir belediye başkanıdır ve kendisine saygı duyuyoruz. Ancak CHP’nin belediyecilik anlayışında o kadar büyük problemler yaşandı ki ortalama bir belediye başkanı bile başarılı görülmeye başlandı.”
İdikurt, buradaki “ortalama” ifadesinin doğrudan Aydın Pehlivan’ı tanımlamak amacıyla kullanılmadığını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Bunu Aydın Pehlivan yönünden söylemiyorum. Aydın Bey çalışmıştır, buna saygı duyarım. Fakat İzmir’de başarılı görünmek için bazen ortalama hizmet vermek bile yeterli oluyor.”
Mesleği nedeniyle Türkiye’nin farklı kentlerindeki yerel yönetimleri görme imkânı bulduğunu anlatan İdikurt, İzmir’in belediyecilik konusunda uzun süredir şanssız olduğunu dile getirdi:
“Bir ceza avukatı olarak duruşmalar nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yerlerine gidiyorum ve farklı belediyeleri görme imkânım oluyor. İzmir olarak belediyecilik konusunda gerçekten şanssızız. Kötü belediyecilikle o kadar uzun süre karşı karşıya kaldık ki ortalama bir hizmeti bile takdir eder hâle geldik.”
Tübcel: “Normal bir belediye başkanının yapması gerekenleri yapıyor”
İdikurt’un değerlendirmesine katılan Mustafa Tübcel, Aydın Pehlivan’ın elde ettiği sonucun olağanüstü imkânlarla değil, belediye başkanlığının gereklerini yerine getirmesiyle ortaya çıktığını söyledi.
Tübcel, bu görüşünü programda mizahi bir dille anlattı:
“Aydın Pehlivan’ın olağanüstü güçleri yok. Sihirbaz değil, elinde dokunduğu her şeyi düzelten bir değnek yok. Diğer belediye başkanlarıyla aynı şartlarda çalışıyor.”
Başarının temelinde kentin sorunlarına odaklanmanın bulunduğunu savunan Tübcel, Menemen’de yapılan çalışmaların aslında yerel yönetimlerin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirtti:
“Normal bir belediye başkanının yapması gerekenleri yapıyor. Şehrin yaşam konforunu artıracak projeler gerçekleştiriyor. Gençlik merkezleri, taziye evleri, düğün salonları, tematik çocuk oyun parkları ve battı-çıktı gibi projeler ortaya koyuyor.”
Tübcel, yerel yönetimde sonuç almanın temel koşullarını ise şu ifadelerle sıraladı:
“İsteyince oluyor, dertlenince oluyor, memleketi sevince oluyor. Problemleri çözme isteği olunca oluyor.”
“Çöp toplamak ve maaş ödemek başarı sayılır hâle geldi”
Programda İzmir’deki bazı belediyelerin temel hizmetleri kamuoyuna önemli bir çalışma gibi sunması da eleştirildi.
Tübcel, çöp toplanması ve personel maaşlarının ödenmesinin zaten belediyelerin asli sorumlulukları arasında bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Geçen programda da konuştuk. Bir belediye başkanı çöpünü topluyor, maaşları ödüyor ve biz ‘Başarılı belediye başkanı’ diyoruz. Belediyeler topladıkları atığı bile basına büyük bir hizmet gibi duyuruyor.”
Çayan da bazı belediyelerin mobilya atığı toplamasını haberleştirdiğini hatırlatırken İdikurt, bunun İzmir’de belediyecilik standardının geldiği noktayı gösterdiğini söyledi.
Panelistler, Menemen’deki tabloyu değerlendirirken diğer ilçelerdeki temel hizmet sorunlarına da değindi. Açıklamalarda çöp toplama, temizlik, personel maaşları, ulaşım yatırımları ve kent estetiği gibi konularda ilçeler arasında büyük farklılıklar bulunduğu savunuldu.
“Menemen gibi yöneteceğiz denilecek bir noktaya geldi”
Programın sonunda Mustafa Tübcel, Aydın Pehlivan’ın önümüzdeki yerel seçimlerde AK Parti tarafından İzmir genelinde örnek gösterilip gösterilemeyeceğini sordu.
Tübcel’in, “Cumhurbaşkanı İzmir’e geldiğinde Aydın Pehlivan’ı seçim otobüsünün üzerine çıkarıp ‘İzmir’i Menemen gibi yöneteceğiz’ dedirtecek bir noktaya geldi mi?” sorusuna Arif Çayan şu yanıtı verdi:
“Bana göre şu anda bu noktaya geldi. İzmir’in 30 ilçesine baktığınızda Menemen’deki tabloyu görüyorsunuz. Diğer ilçelerle karşılaştırıldığında bambaşka bir durum var.”
Aydın Pehlivan’ın artık AK Parti açısından yalnızca bir ilçe belediye başkanı olmadığını savunan Tübcel, Pehlivan’ın İzmir belediyeciliğinde siyasi bir figüre dönüştüğünü söyledi:
“Aydın Pehlivan artık AK Parti açısından belediyecilik konusunda öne çıkan bir figür. Milletvekilleri ve parti yöneticileri de sürekli Menemen’e gidiyor.”




