Moderatör Mustafa Tübcel, Gazeteci Arif Çayan ve Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt; Aliağa’nın son yıllardaki değişimini, belediyenin mali yapısını, yatırım bütçesini ve Serkan Acar’ın üç dönem üst üste seçim kazanmasının arkasındaki nedenleri değerlendirdi.
Tübcel: “Artık güçlü bir Serkan Acar oyu var”
Programın moderatörü Mustafa Tübcel, MHP’nin genel seçimlerde Aliağa’da yüzde 8,45 oy almasına rağmen Serkan Acar’ın yaklaşık 10 ay sonra yapılan yerel seçimlerde yüzde 47’ye yakın bir oy oranına ulaştığını hatırlattı.
Acar’ın bir kez değil, üst üste üç kez belediye başkanı seçildiğine dikkat çeken Tübcel, ortaya çıkan tablonun yalnızca bir parti başarısı olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Tübcel, “Aliağa’da artık parti oyunun yanında güçlü bir Serkan Acar oyu var. Belediye meclisi oy oranı yüzde 39-40 seviyesinde kalırken Serkan Acar’ın yüzde 47’ye yaklaşması, partisinin sınırlarını aşarak kendi seçmen kitlesini oluşturduğunu gösteriyor” dedi.
“Bütçenin önemli bölümü yeniden kente dönüyor”
Aliağa Belediyesi’nin yatırım bütçesine de değinen Tübcel, programda aktarılan verilere göre 2 milyar 728 milyon liralık bütçenin yaklaşık 1,5 milyar lirasının yatırımlara ayrıldığını belirtti.
2025 yılında yatırım için ayrılan kaynağın 1 milyar 105 milyon liraya ulaştığını kaydeden Tübcel, birçok belediyede yatırım payının yüzde 1 ile yüzde 10 arasında kaldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Bir belediyenin ne kadar paraya sahip olduğu kadar, o parayı şehre ne ölçüde geri döndürebildiği de önemlidir. Aliağa güçlü bir sanayi kenti olabilir ancak paraya sahip olmak başka, o kaynağı doğru yönetmek başka bir şeydir. Üç dönemlik siyasi başarı, mali disiplin ve yüksek yatırım kapasitesi birleştiğinde karşımıza farklı bir yerel yönetim modeli çıkıyor.”
“Ağır sanayi kentinden yaşam merkezine dönüştü”
Aliağa’nın 15 yıl önce ağır sanayi, çevre ve hava kirliliğiyle anılan bir ilçe olduğunu belirten Tübcel, bugün ise ilçenin yaşam kalitesi yükselen ve göç alan bir merkez haline geldiğini savundu.
Alya Park ve Doğa Park gibi projeleri örnek gösteren Tübcel; terapi merkezleri, dinlenme alanları, restoranlar, havuzlar ve sosyal tesislerin klasik park anlayışının ötesinde yaşam alanları olarak tasarlandığını söyledi.
Tübcel ayrıca gemi söküm tesislerinin bulunduğu alanın belediye tarafından satın alınmasının, hem çevresel denetim hem de Aliağa’nın uzun vadeli ekonomik geleceği açısından stratejik bir hamle olduğunu ifade etti.
Çayan: “Aliağa, İzmir’den ayrı bir dünya gibi”
Gazeteci Arif Çayan ise yıllar önce çevre ve hava kirliliği haberleri için sık sık Aliağa’ya gittiğini belirterek ilçede yaşanan değişimin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Aliağa’daki parkları, yeşil alanları, konser alanlarını ve sosyal donatıları İzmir’in diğer ilçeleriyle kıyaslayan Çayan, “Aliağa’ya gittiğinizde ‘Ben nereye geldim?’ diye düşünüyorsunuz. Sokaklarında dolaştığımız süre boyunca yerde bir tane çöp poşeti görmedik. Aliağa, İzmir’den ayrılmış ve kendi düzenini kurmuş bir il gibi duruyor” ifadelerini kullandı.
Çayan, diğer ilçe belediye başkanlarının da Aliağa’daki çalışmaları yerinde incelemesi gerektiğini söyledi.
Sarı Konutlar projesine dikkat çekti
Arif Çayan, depremde hasar gören Sarı Konutlar bölgesinde yürütülen dönüşüm çalışmalarına da değindi.
Hasarlı 64 metrekarelik konutların yıkılarak hak sahiplerine 85 metrekarelik yeni daireler yapıldığını belirten Çayan, ilk etapta 60 konutun tamamlandığını, ikinci etapta ise 130 konutluk çalışmanın başlatıldığını söyledi.
Vatandaşlardan ücret talep edilmemesinin sosyal belediyecilik açısından önemli olduğunu vurgulayan Çayan, belediyenin personel maaşlarını aksatmadan yatırımları sürdürebilmesine dikkat çekti.
“Serkan Acar İzmir tarihine geçmeli” diyen Çayan, Aliağa’da battı-çıktı projesinin yaklaşık 100 günde tamamlanmasını da belediyenin çalışma hızına örnek gösterdi.
İdikurt: “Başarısı rasyonel olarak da görülüyor”
Hukukçu Murad İdikurt ise mesleği nedeniyle Şakran Cezaevi ve Aliağa Adliyesi’ne sık sık gittiğini, bu nedenle ilçedeki değişimi yakından gözlemlediğini anlattı.
Serkan Acar’la meslektaş olmalarından kaynaklanan bir sempatisi bulunduğunu ancak değerlendirmesini hakkaniyetli yapmak gerektiğini belirten İdikurt, şunları söyledi:
“Aliağa’dan her geçtiğimde şehrin düzeninin ve sisteminin İzmir’in diğer ilçelerinden farklı olduğunu görüyorum. Rasyonel bir şekilde baktığınızda da bu fark açıkça ortaya çıkıyor.”
İdikurt, CHP’nin İzmir genelinde güçlü bir seçim başarısı elde ettiği siyasi atmosferde Serkan Acar’ın Aliağa’yı yeniden kazanmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Bir belediye başkanının üçüncü döneminde ciddi anlamda yıpranması beklenir. Muhalefet birçok eleştiri getirebilir. Buna rağmen yeniden seçim kazanıyorsa bu başarıyı takdir etmek gerekir” dedi.
Üç dönemlik başarının temelinde güven var
Programın sonunda Serkan Acar’ın üç dönem üst üste seçilmesinde mali disiplin, yüksek yatırım oranı, sosyal projeler ve ilçede meydana gelen fiziksel değişimin etkili olduğu ifade edildi.
Konuşmacılar, parti oyunun üzerine çıkarak farklı siyasi görüşlerden seçmenlerin desteğini alan Acar’ın, Aliağa’da kişisel bir siyasi güç oluşturduğu görüşünde birleşti. Halkta oluşturulan güven duygusunun ise yerel yönetimlerde elde edilebilecek en büyük başarı olduğu vurgulandı.





