Milli Enerji 2040 lansmanında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "2040'ta, Türkiye Yüzyılı'nda enerjide bağımsız bir Türkiye hedefiyle yola çıkıyoruz. Tek kelimeyle bu programın özünü söyleyecek olursak; artık Türkiye ekonomisini elektrikleştirecek. Enerji bağımsızlığına giderken biz Türkiye ekonomisinin her alanında daha çok elektriğin olduğu bir dünyaya doğru gideceğiz. 2040'ta Türkiye inşallah 175 bin megawattlık rüzgar ve güneş kurulu gücüne gelecek. Offshore rüzgarı buna dahil edebilirsiniz. Yatırım tutarımız yaklaşık 100 milyar dolar. Artık Türkiye'yi deniz üstü rüzgarla tanıştırmak istiyoruz. İnşallah deniz üstü rüzgar projelerini hayata geçireceğiz." dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen 'Milli Enerji 2040' lansmanına katıldı. Programda, bakanlık tarafından küresel dinamikler ve Türkiye'nin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda hazırlanan yeni enerji mimarisi kamuoyuna duyuruldu. Programa, Bakan Bayraktar'ın yanı sıra AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ile TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ve TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören, kamu ve özel sektör kuruluşlarının üst düzey yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının yöneticileri katıldı.
Bakan Alparslan Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı'nda, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjide, Türkiye'nin enerji bağımsızlığına giden yolda bunu nasıl yapacağımızı, Türkiye'nin enerjide bugün karşı karşıya olduğu sorunlara karşı ürettiğimiz çözümleri, bu konuda kilitlerimizin yeniden yapılandırılmasıyla alakalı reform programlarımızı inşallah sizlerle bu program vesilesiyle paylaşmak istiyoruz" dedi.
'TÜRKİYE'Yİ ENERJİDE BAĞIMSIZ KILACAK POLİTİKALARI VE ADIMLARI ATACAĞIZ'
Bakan Bayraktar, deniz suyu arıtma tesislerinin de enerji ihtiyacının planlamaya dahil edildiğini belirterek, "Deniz suyu arıtmayla alakalı ihtiyaç duyacağımız elektrik talebini öngörüyoruz 2040 programı içerisinde. Çünkü bu alanda da su kıtlığına doğru özellikle küresel ısınmanın getirdiği bir etkiyle gittiğimiz bir dünyaya doğru gidiyoruz. Enerjinin ithalatının getirdiği, enerjide dışa bağımlılığın getirdiği çok büyük bir ithalat faturası var. 2022 yılı rakamı 96,5 milyar dolar. Son 4-5 yıla baktığımızda bunun ortalaması neredeyse 65-70 milyar dolarlar mertebesinde. Türkiye bu kadar büyük bir parayı her yıl dışarı ödediği zaman işte cari açık problemimiz var. Dolayısıyla bu cari açık problemine bizim mutlaka bir çözüm bulmamız lazım. Bizim enerji talep faturamızı düşürmemiz lazım. Onun için biz bir taraftan arz güvenliğimizi temin ederken Türkiye'nin dışa bağımlılığını düşürmeye ve esas itibarıyla bu programlarda göreceğimiz Türkiye'yi enerjide bağımsız kılacak politikaları ve adımları atacağız" dedi.
'2040 TÜRKİYE YÜZYILI'NDA ENERJİDE BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE HEDEFİYLE YOLA ÇIKIYORUZ'
Bayraktar, "2022-25 arasında yaklaşık 33 milyar dolarlık bir cari açığı var Türkiye'nin. Ve bu süre içerisinde de yüzde 67-68'lik enerjide dışa bağımlılığı var. Bizim hesabımız o yüzde 68'i şöyle yüzde 48'lere, 50'lerin altına düşürdüğümüz anda bu cari açık sıfırlanabiliyor. 2030 yılına geldiğimizde Türkiye'de bu anlamda bu yüzde 50'nin altına geriletmeyi hedeflediğimiz bir dışa bağımlılık var ama 2040'ta, Türkiye Yüzyılı'nda enerjide bağımsız bir Türkiye hedefiyle yola çıkıyoruz. Son 24 yılda bu da çok çarpıcı bir rakam, yerli yakıt iktidarlarımızda yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık enerji ve maden ithalatı ödüyoruz. Bu çok büyük bir rakam ama bu büyüyen ekonominin bir anlamda gereği" diye konuştu.
'TÜRKİYE EKONOMİSİNİ ELEKTRİKLEŞTİRECEK'
Bakan Bayraktar, "Yenilenebilir enerji adeta her derde deva bir ilaç. Çünkü temiz enerji, çünkü dışa bağımlılığa düşmemize katkı sağlıyor ve arz güvenliğimize de bir taraftan önemli katkılarda sağlıyor. Yerli ekipman üretimi, dolayısıyla sanayimizin burayı desteklemesi, burada kullanılan panellerin, rüzgar türbinlerinin ilave ekipmanları yapılmasında aynı zamanda bizim için önem arz ediyor. Petrol ve doğal gaz ve özellikle doğal gazı bir geçiş yakıtı olarak düşünürseniz hayatımızda olmaya devam edecek. Doğal gazın Türkiye için, Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yeri var. Onun için petrol ve doğal gaz aracılığında daha artı, daha çok üreten bir Türkiye'yi hedefliyoruz. Türkiye'deki hedeflediğimiz 15-17 milyon elektrikli aracın her birisinin 2,5 bataryasında 2,5 kilogram kalıcı mıknatısa ihtiyacı var. 37 bin 500 ton bizim o kalıcı mıknatısı üretmemiz lazım. Madenimiz var, bu değer zincirini ve teknolojiyi sahip olup kurduğumuzda kendi mıknatısını üreten, magnetini üreten bir ülke haline de gelmemiz lazım. Onun için madeni bu resmin içerisinden hiç ayırmıyoruz ve bir 5'li sac ayağından bahsediyoruz. Tek kelimeyle bu programın özünü söyleyecek olursak; artık Türkiye ekonomisini elektrikleştirecek. Enerji bağımsızlığına giderken biz Türkiye ekonomisinin her alanında daha çok elektriğin olduğu bir dünyaya doğru gideceğiz. Onun için hani bir kelimeyle bütün anlatacaklarınızı özet yaparsanız bunu söyleyebiliriz. Elektrifikasyon bu işin merkezinde olacak" dedi.
'2040'TA TÜRKİYE'NİN ENERJİ TALEBİ 230 MİLYON TON EŞDEĞER PETROL OLACAK'
Bakan Bayraktar, "Türkiye'de enerjide bağımsız olacaksa bizim tüketim alışkanlıklarımızı ve tüketim yöntemlerimizi değiştirmemiz lazım. Burada bizim şu anda önümüzde ulusal enerji planı dediğimiz mevcut politikalarla gideceğimiz noktada 2040'ta Türkiye'nin enerji talebi 230 milyon ton eşdeğer petrol olacak. Elektrik talebimizin o programa göre hesabı 551 teravatsaatlik bir kapasiteye ulaşmasıydı. Ama bu yapacağımız dönüşümle beraber birinci enerji talebini düşürüyoruz. Türkiye'nin petrole, doğal gaza, kömüre olan talebini düşürüyoruz. Ama elektrik talebini 551 teravatsaatten 680 teravatsaate çıkararak elektrifikasyonu ve elektrik talebini bu anlamda artırmayı hedefliyoruz" dedi.
'TÜRKİYE'DE ARTIK ULAŞTIRMANIN KÖKTEN DEĞİŞECEĞİ BİR SÜRECİ HEDEFLİYORUZ'
Bakan Bayraktar, "Türkiye'de artık ulaştırmanın kökten değişeceği bir süreci hedefliyoruz. Dolayısıyla dizel olan bağımlılığımız, dolayısıyla aslında petrole olan bağımlılığımızı bu anlamda aşağı çekmiş olacağız. 90 teravatsaat, yani bugün yaklaşık 3,5 teravatsaat elektrikli araçlarımızın tüketimi var. Yarım milyona yakın araç sayımız. Aslında büyük bir hızla artıyor. İnşallah yerli aracımız TOGG'la beraber bu daha da hızlanacak. Yaklaşık 3,5 teravatsaatten 90 teravatsaate gidecek önemli bir büyüme alanı burada söz konusu. Başka büyüyecek alanlardan bir tanesi veri merkezlerinin ihtiyaç duyacağı elektrik. Burada da 2040 öngörümüz Türkiye'nin 55 teravatsaatlik bir ilave elektriğe bu alanda ihtiyaç duyacağını gösteriyor. Elektronun, yani gereken yeşil hidrojen üretimi, sanayimizin aslında o enerji dönüşümü için ihtiyaç duyacağı elektrik talebini 20 teravatsaat olarak öngörüyoruz. Isı pompaları yaklaşık 1,7 milyon doğal gaz abonesine eşdeğer bir ısı pompasını, özellikle belki kırsal alanlarda bizim mutlaka sistemimize almamız lazım. Dolayısıyla orada da bir elektrik dönüşümüne ihtiyaç var. Onun da ihtiyacının yaklaşık 8 teravatsaat civarında olacağını görüyoruz" dedi.
'TÜRKİYE EKONOMİSİ YÜZDE 36 ELEKTRİKLEŞECEK'
Bakan Bayraktar, "Şu anda yüzde 1'in altında elektrikleşti ulaştırma, bunu yüzde 24'e çıkarıyoruz. Sanayide yüzde 28 olan rakamı yüzde 33'e çıkarıyoruz. Konutlarımızda yüzde 22 olan elektrikleşme oranını yüzde 30'a çıkarıyoruz. Dolayısıyla ama toplamda Türkiye ekonomisi yüzde 36 elektrikleşecek. Şimdi önümüzdeki hafta COP31'de Türkiye'nin dünya kamuoyuna sunacağı hedef 2035'te yüzde 35'lik elektrikleşme hedefi. Bunu dünyaya ikna edebilecek miyiz bilmiyoruz ama biz özellikle bunu şunun için göstermek istedik: Türkiye böyle ayakları yere sağlam basan bu programla bu hedefe ilerliyor ve 2040'ta biz yüzde 36 elektrikleşmeye Türkiye'yi getirmek istiyoruz" diye konuştu.
'DAHA AZ ENERJİYLE ÇOK DAHA ÇOK ÜRETEN BİR TÜRKİYE HEDEFİMİZ VAR'
Alparslan Bayraktar, "Daha az enerjiyle çok daha çok üreten bir Türkiye hedefimiz var. Enerji yoğunluğunu düşürmüş bir Türkiye hedefimiz var. Önümüzdeki süreçte yıllık 15 milyar dolar hem elektrikleşme veya hem de enerji verimliliği için yatırıma ihtiyacımız var. Bunlarla beraber enerji yoğunluğunu biz 2025-40 döneminde yüzde 40 azaltmayı düşünüyoruz. Daha az enerjiyle çok daha çok üreten bir Türkiye olacak. Ve bunun bize kümülatifte tasarruf kazancı yaklaşık 240 milyar dolar oluyor. Bugün 2025 rakamı itibarıyla 123 bin megawatt kurulu gücümüz, 2040'a geldiğimizde yaklaşık 160 bin megawattlık bir artışla bugüne kadar yaptığımızın bir 1,5 katını önümüzdeki 13-14 yılda yapmamız gerekiyor. 281 bin megawatta çıkacak. Bunun içerisinde yenilenebilir oranı ise yüzde 63'ten yüzde 77'ye gelecek. İhtiyacımız olan yatırım tutarı yaklaşık 190 milyar dolar. Bu 190 milyarın yaklaşık yüzde 95'i sıfır emisyonlu veya düşük emisyonlu, başta yenilenebilir olmak üzere enerji kaynaklarına yapacağımız yatırım anlamına geliyor. 123 bin megawattın içerisinde şimdi burada değişik alanlarda yatırımları olan iş dünyası temsilcileri de var. Mevcut santrallerimizi de elbette ki hayatta tutmamız lazım. Onlara ihtiyacımız var. Dolayısıyla biz bir taraftan doğal gaz santrallerimizi kapasite destek mekanizmasıyla, yerli kömür santrallerimizi alım garantileriyle, kapasite mekanizmalarıyla da bu resmin içerisinde tutmamız gerekiyor. Bizim kaybedecek 1 megawattımız dahi yok" dedi.
'2040'TA TÜRKİYE 175 BİN MEGAWATTLIK RÜZGAR VE GÜNEŞ KURULU GÜCÜNE GELECEK'
Bakan Bayraktar, "2040'ta Türkiye inşallah 175 bin megawattlık rüzgar ve güneş kurulu gücüne gelecek. Offshore rüzgarı buna dahil edebilirsiniz. Yatırım tutarımız yaklaşık 100 milyar dolar. Artık Türkiye'yi denizüstü rüzgarla tanıştırmak istiyoruz. İnşallah denizüstü rüzgar projelerini hayata geçireceğiz. Burada 2040'a kadar toplam hedefimiz 6 bin megawattlık bir hedef ve yakın zamanda inşallah bu ay içerisinde şartnamelerimizi açıklayacağız ve önümüzdeki yıl içerisinde nisan ayı gibi planlıyoruz ilk YEKA offshore yarışmamızı da yapmış olacağız. Uluslararası projeler yine bu 175 bin megawatta giderken bize önemli destek sağlayacak. Türkiye'ye ilave katkı olabilecek projelere bakıyoruz. Ülkelerle bu iş birliğini yapıyoruz. Rüzgar santralleri artık yavaş yavaş 15 yıllara doğru gelen rüzgar santrallerinde yenileme yatırımları. Onlar daha büyük alanları kapsıyorlardı. Orada kapasite artışları, bunları da önümüzdeki döneme en hızlı şekilde devreye alabileceğimizi düşünüyoruz ve bu anlamda da bu 175 binmegawatta giderken burasını çok önemli görüyoruz. En az birkaç bin megawattlık burada bir kapasite var. Mevcut santrallerde bir hibrit kapasite bunu zaten uygulamaya başlamıştık ama belki daha güçlü bir şekilde bir taraftan da özellikle yerli kömür santrallerimizin dönüşümüne, yani karbonsuzlaşmaya gitmeleri için onlara belki daha öncelik veya ayrıcalık tanımak suretiyle o tarafta da kömürün dönüşümüne hizmet etmesi için bu hibrit kapasiteleri artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
'KÜÇÜK SANTRALLERİN MUTLAKA DAHA YOĞUN BİR ŞEKİLDE KURULMASINI HEDEFLİYORUZ'
Bakan Bayraktar, "Dağıtımlı üretim çok hayati bir hale geldi. Yerinde üretip yerinde tüketim. Enerji altyapıları temel hedef haline geldi. Bizim üretimi dağıtık hale getirmemiz aslında stratejik bir anlamda taşıyor. Bu anlamda yeni bir anlayışla özellikle kendi ihtiyacı için bunu evlerinde, iş yerlerinde, sanayicimize kullanacağı ve 1 megawattın altındaki küçük santrallerin mutlaka daha yoğun bir şekilde kurulmasını hedefliyoruz. Bütün bunları yapabilmeniz için çok güçlü bir altyapıya ihtiyacımız var. Sizin iletişim şebekeniz, dağıtım şebekeniz güçlü değilse bütün bunlar havada duran hedefler haline geliyor. Ayakları yere sağlam basabilmesi için o güçlü altyapıya ihtiyaç var. Bizim bu anlamda iletim tarafında ve dağıtım tarafında yapacağımız çok iş var. İletim tarafında 36 milyar dolarlık bir yatırım var. HVDC hatlarımız var. Elektriği biz kuzeyden güneye, doğudan batıya taşıyacağımız bir sürece doğru gitmemiz lazım. Yaklaşık 77 bin kilometreden 112 bin kilometreye çıkacağımız yüksek gerilim hatlarımız, trafo kapasitelerimiz 200 bin megawattlardan 316 bin megawattlara çıkıyor ve dediğim gibi çok büyük bir yatırım ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN DAĞITIM ŞEBEKESİ AVRUPA'NIN İKİNCİ BÜYÜK ŞEBEKESİ'
Bakan Bayraktar, "Türkiye'nin dağıtım şebekesi Avrupa'nın ikinci büyük şebekesi. Hem abone sayısı olarak hem de uzunluk olarak. 1 milyon kilometreden 1,6 milyon kilometreye dağıtım şebekemiz çıkmış durumda. Şu anda 5,4 gigavat olan interkonneksiyon kapasitemizi 15 gigavata çıkarmayı hedefliyoruz. Suriye'yle, Irak'la kapasitelerimizi artırıyoruz. Gürcistan'la, Azerbaycan'la, Bulgaristan'la geliştirdiğimiz yeşil enerji koridoru programımızda buradaki kapasiteyi artırıyoruz. Avrupa'yla, Bulgaristan'la ve Yunanistan'la yapacağımız, katlardaki artışla beraber elektriği, Suudi Arabistan'la düşündüğümüz projeler, bunlarla beraber daha çok hareket eder. Suriye'ye elektrik ihraç ediyoruz. Irak'a elektrik ihraç ediyoruz. Geçmişte genelde Gürcistan'dan elektrik ithal ederdik. Çoğunlukla öyleydik. Bu ay yaklaşık 425 megavat Gürcistan'a elektrik ihraç ediyoruz. Avrupa'yla zaten çok yoğun çalışan bir interkonnekte sistemimiz var. Dolayısıyla burayı biraz daha büyütmeyi hedefliyoruz. Türkiye olarak nükleer enerji, yenilenebilir enerjiyle 6 gigavatlık bir pompalı depolamalı hidrolik santrale ihtiyacımız var. Karakaya var, Gökçekaya var, Ermenek var ama onun ötesinde özel sektörümüzün elindeki santrallerde de buna dönüşüm imkanı var. Bunun için bir kanun düzenleme hazırlığımız var. İnşallah en kısa zamanda Meclise getirip bu tarafa da yürütmek istiyoruz. Talep tarafı katılımı bu dijitalleşen dünyada bizim esnekliği sağlamamız açısından önemli" dedi.
'TÜRKİYE 20 MİLYONLUK ELEKTRİKLİ VE HİBRİT BİR FİLOYA SAHİP OLACAK'
Bakan Bayraktar, "Türkiye 2040 yılında biz diyoruz ki her bin kişiden 147'si elektrikli araca sahip olacak. İnşallah daha çok olur. İnşallah kendi elektrikli aracımızla, kendi ürettiğimizle olur. Türkiye yaklaşık 14-15 milyon binek araçta, 2-2,5 milyon daha büyük, işte özellikle lojistikte kullanılan nakliye araçlarında ve 3 milyon mini araçla beraber 20 milyonluk elektrikli ve hibrit bir filoya sahip olacak. Toplam 41 milyonluk bir araç stoku olacağını öngörüyoruz Türkiye'nin 2040 yılında. Bunun da neredeyse yarısı aslında elektrikli olmuş olacak. Bu bizim enerji bağımsızlığımıza giderken en önemli stratejik adımımız. Ama aynı zamanda bu elektrikli araçları bir depolama unsuru olarak da düşünebilirsiniz. 20 milyon aracı nasıl elektrik sağlayacaksınız? En az 1,5 milyon şarj istasyonuna, ünitesine ihtiyacınız var. Bunun belki 1 milyonu münferit, evlerimizde, iş yerlerimizde kuracağımız ama 500 bine yakını da ticari anlamda kurulacak istasyonlarda olacak" diye konuştu.




