Mustafa Tübcel yorumluyor;
ORC Araştırma’nın “Türkiye’nin Gelecek Vadeden Siyasetçileri” araştırmasında AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan’ın ilk sırada yer alması, bana göre yalnızca bir anket sonucu değil; İzmir’de milletvekilliğinden ne beklediğimizi yeniden konuşmak için de önemli bir fırsat.
Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum.
Biz İzmir olarak, İzmirliler olarak, Ankara’da sadece milletvekili sıfatı taşıyan isimler istemiyoruz.
Biz İzmir’i bilen, İzmir’i tanıyan, İzmir’in sokaklarını, mahallelerini, insanını, derdini bilen milletvekilleri istiyoruz.
İzmirlilerin tanıdığı, bildiği, gerektiğinde telefonla ulaşabildiği, sokakta karşılaştığında elini sıkabildiği, derdini anlatabildiği milletvekilleri istiyoruz.
Seçimden seçime İzmir’i hatırlayan değil, seçim bittikten sonra da İzmir’in meselelerini kendi meselesi bilen siyasetçiler istiyoruz.
Çünkü İzmir bunu hak ediyor!
Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak, birkaç siyasi açıklamayla geçiştirilecek bir şehir değildir.
İzmir’in Ankara’da güçlü bir sese, etkili bir temsile ve sorunlarını ülke gündemine taşıyabilecek siyasetçilere ihtiyacı var.
İşte tam da bu noktada Eyüp Kadir İnan’ın siyasi yolculuğuna bakmak gerekiyor.
Gençlik kollarında başlayan bir siyasi hayat…
AK Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanlığı…
Ardından AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanlığı…
2023 seçimlerinde İzmir’den birinci sıra milletvekili adaylığı…
Türkiye Büyük Millet Meclisi…
Ve son olarak AK Parti Genel Sekreterliği…
Henüz genç yaşında siyasetin önemli makamlarına ulaşmış bir isimden söz ediyoruz.
Ama benim üzerinde durmak istediğim asıl mesele, hangi makama geldiği değil.
O makamlara geldikten sonra İzmir’le kurduğu ilişkinin nasıl devam ettiği.
Çünkü siyasette makam sahibi olmak başka, o makamın ağırlığını milletin hizmetine sunabilmek başka bir şeydir.
Biz öyle milletvekilleri istiyoruz ki makamı yükseldikçe milletle arasına mesafe koymasın.
Kibirli davranmasın.
Egolarıyla hareket etmesin.
Vatandaşa tepeden bakmasın.
Gerektiğinde eğilip bir yaşlının derdini dinlesin, bir esnafın sıkıntısına kulak versin, bir gencin umuduna ortak olsun.
Bir vatandaş kendisine ulaştığında karşısında yalnızca bir siyasetçi değil, sorununu önemseyen bir muhatap bulsun.
Benim siyasetçide aradığım özellikler bunlar.
Eyüp Kadir İnan’ın siyasi faaliyetlerine baktığımda da özellikle bu ölçütler üzerinden değerlendirme yapıyorum.
Elbette bir milletvekilinin başarısı yalnızca vatandaşla kurduğu yakınlıkla ölçülmez. İzmir’e kazandırdıkları, çözüme kavuşturduğu sorunlar ve somut hizmetleri de aynı derecede önemlidir.
Ancak siyasetin en temel şartlarından birinin insanla bağ kurmak olduğunu da unutmamak gerekiyor.
İZMİR’İ ANKARA’NIN GÜNDEMİNE TAŞIMAK!
Bir başka önemli mesele daha var.
Bana göre İzmir milletvekilinin en önemli sorumluluklarından biri, İzmir’in meselelerini Ankara’nın gündeminden düşürmemektir.
İzmir’in sorunları Ankara’da konuşulmalı.
İzmir’in beklentileri Ankara’da karşılık bulmalı.
İzmir’in Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olduğu yalnızca nüfus rakamlarıyla değil, merkezi yönetimin gündeminde kendisine ayrılan yerle de hissedilmeli.
Son iki yılda Eyüp Kadir İnan’ın İzmir siyasetine ilişkin açıklamaları, yerel yönetimlerle ilgili çıkışları ve parti genel merkezindeki konumu bu açıdan dikkat çekiyor.
Özellikle İzmir’de yaşanan siyasi gelişmelerin ulusal gündeme taşınmasında görünür bir rol üstleniyor.
Belediye başkanlarının AK Parti’ye katılım süreçlerinde üstlendiği ifade edilen siyasi rol de son dönemde tartışılan başlıklar arasında.
Bunlar elbette siyasetin kendi içindeki gelişmeleri.
Ama bizim açımızdan asıl mesele şu:
İzmir, Ankara’da yalnızca siyasi tartışmalarla değil; yatırımlarıyla, projeleriyle, ihtiyaçlarıyla ve çözüm bekleyen sorunlarıyla da gündemde olmalı.
Ben İzmir’in milletvekillerinden bunu bekliyorum.
Hangi siyasi partiden seçilmiş olurlarsa olsunlar!
MAKAMLAR GEÇİCİ, MİLLETİN GÖNLÜNDE YER EDİNMEK KALICIDIR
Siyasette çok sayıda insan önemli makamlara gelir.
Bakan olur, milletvekili olur, genel başkan yardımcısı olur, genel sekreter olur.
Ama her makam sahibi vatandaşın gönlünde aynı karşılığı bulamaz.
Çünkü insanımız unvanlardan çok samimiyete bakar.
Kendisine nasıl davranıldığına bakar.
Derdi dinlenmiş mi, sorunu önemsenmiş mi, verdiği sözün arkasında durulmuş mu?
Asıl mesele budur.
Eyüp Kadir İnan’ın genç yaşta ulaştığı siyasi konum, beraberinde büyük bir sorumluluk da getiriyor.
O sorumluluğun adı İzmir’dir.
İzmir’in beklentilerini, sorunlarını ve ihtiyaçlarını her şartta ön planda tutabilmektir.
ORC ARAŞTIRMASININ SONUCU TESADÜF MÜ?
Gelelim ORC Araştırma’nın sonuçlarına…
ORC’nin Türkiye’nin gelecek vadeden siyasetçilerine yönelik araştırmasında Eyüp Kadir İnan’ın ilk sırada yer almasını ben tesadüf olarak değerlendirmiyorum.
Gençlik kollarından başlayan, milletvekilliğiyle devam eden ve AK Parti Genel Sekreterliğine uzanan siyasi kariyerinin bu sonuçta etkili olabileceğini düşünüyorum.
Ancak bir araştırmanın sonucu, tek başına bir siyasetçinin bütün başarılarının kanıtı değildir. Gerçek başarıyı zaman, yapılan işler ve vatandaşın hayatına dokunan somut sonuçlar gösterecektir.
Yine de bu araştırma, genç siyasetçilerin kamuoyundaki görünürlüğünü ve beklentileri tartışmak açısından önemli.
SON SÖZÜM BÜTÜN İZMİR MİLLETVEKİLLERİNE…
Ben meseleyi yalnızca Eyüp Kadir İnan üzerinden değerlendirmiyorum.
Aslında bütün İzmir milletvekillerine aynı pencereden bakıyorum.
Biz İzmirliler, seçildikten sonra Ankara’ya gidip İzmir’i unutan milletvekilleri istemiyoruz.
İzmir’in derdini kendi derdi bilen, vatandaşı dinleyen, gerektiğinde kapı kapı dolaşan, Ankara’da İzmir için mücadele eden milletvekilleri istiyoruz.
Partisi ne olursa olsun, İzmir’in çıkarlarını siyasi hesapların önüne koyabilen isimler görmek istiyoruz.
Çünkü İzmir’in kaybedecek zamanı yok.
Bu şehrin çözüm bekleyen sorunları, hayata geçirilmesi gereken projeleri ve karşılanmayı bekleyen beklentileri var.
Biz makamının büyüklüğüyle değil, İzmir’e sağladığı katkıyla anılan milletvekilleri istiyoruz.
Ve şunu da özellikle ifade etmek istiyorum:
Bir siyasetçinin gerçek değeri, hangi koltukta oturduğuyla değil, o koltukta otururken millet için ne yaptığıyla ölçülür.
İzmir’in ihtiyacı olan milletvekilliği anlayışı tam da budur.
ORC Araştırma’nın sonuçları vesilesiyle Eyüp Kadir İnan’ın siyasi kariyerini değerlendirirken benim altını çizmek istediğim esas mesele de işte bu.
Çünkü biz İzmir olarak, İzmirliler olarak, işte böyle milletvekilleri istiyoruz!