İki günlük İzmir programını sürdüren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci gününde Buca ilçesine bağlı Kaynaklar Köyü’nü ziyaret etti. Çınaraltı Meydanı’nda köy halkıyla buluşan Kılıçdaroğlu’na CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü eşlik etti. Buca Belediyesi Başkan Vekili Hüseyin Benzer de Kılıçdaroğlu’nu meydanda karşıladı.
Programa CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu, Genel Başkan Yardımcıları Devrim Barış Çelik, Deniz Demir, Yıldırım Kaya, Cemal Canpolat ve Hasan Efe Uyar’ın yanı sıra Gençlik Kolları Genel Başkanı Berfin Karan, İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç ve İl Gençlik Kolları Başkanı Hamzaali Mutlugüneş katıldı.
Muhtarlardan kırsal mahalle ve yapılaşma şikayeti
Kaynaklar’da muhtarlar ve köylüler, bölgede yaşanan sorunları Kılıçdaroğlu’na aktardı. Muhtarlar, köylerin kırsal mahalle statüsünden çıkarılması nedeniyle vergi ve su indirimi gibi imkanlardan yararlanamadıklarını belirterek yeniden köy yaşamının sürdürülmesini istediklerini söyledi.
Baraj havzası nedeniyle su aboneliği alamadıklarını ifade eden muhtarlar, bölgedeki trafik yoğunluğunun da mevcut yol kapasitesini aştığını dile getirdi.
Muhtarlar ayrıca dışarıdan gelen kişilerin bölgeden arsa ve tarla satın alarak havuzlu bahçeler ve villalar yaptığını belirterek, bu yapılaşmanın köyün niteliğini değiştirdiğini söyledi.
“Alın terinin karşılığını sizlerin alması lazım”
Köy halkının sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, kırsal yaşamın kendine özgü bir yapısı bulunduğunu belirtti. Kırsal bölgelerde aile ve kültürel dayanışmanın önemine değinen Kılıçdaroğlu, tarımsal üretimde emeğin karşılığının üreticiye dönmesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Babam memur olduktan sonra kırsaldan çıktık, kent yaşamına alıştık. Ama kırsal yaşamın kendi içinde özel bir huzuru vardır, bereketi vardır. Aile dayanışması vardır, kültürel dayanışma vardır ve kırsal kültür her zaman, her ortamda, her yerde dillendirilir. Dolayısıyla sizin yaptığınız, çalıştığınız, verdiğiniz emek, döktüğünüz alın teri bir bereket timsali olarak dışarıya yansıması lazım. Ektiğiniz, biçtiğiniz tarlanın; buğdayın, arpanın, üzümün, diğer ürünlerin hepsinde alın teri var ve bu alın terinin karşılığını sizlerin alması lazım” dedi.
“Sosyal devlet sizin içinde bulunduğunuz dokuyu korumak zorunda”
Villalaşmaya ilişkin muhtarların şikayetlerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, arsaların satışına dikkat çekerek kırsal yapının korunması gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, “Villalar yapılırken, villaların yapılması sırasında arsayı satanlar sizlerdiniz. Keşke hiç satmasaydınız ve kırsalı olduğu gibi koruyabilseydiniz. Ama ekonomi dediğiniz biraz acımasızdır. Parayı verdiğiniz zaman her şeyi yapabiliyorsunuz” diye konuştu.
Sosyal devlet anlayışının kırsal dokunun korunmasını da kapsadığını belirten Kılıçdaroğlu, devletin fakirlerin ve emeğin hakkını koruması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, hukukun egemen olduğu ve herkesin hakkının teslim edildiği bir devlet anlayışını savunduğunu dile getirdi.
Kaynaklar’daki sorunlar için söz verdi
Kılıçdaroğlu, muhtarların aktardığı sorunlarla ilgileneceğini belirterek, bazı konuların belediyeler dışında bakanlıklar ve Meclis ile ilgili olduğunu söyledi. Bu alanlarda özel yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin tarım ve toprak açısından zengin bir ülke olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, üreticilerin ürünlerini maliyetlerini karşılayamadan satmak zorunda kalmasına ilişkin şikayetler aldıklarını söyledi. Bu sorunların ekonomik politikalarla çözülmesi gerektiğini ifade etti.
“Bunlar için mücadele edeceğim”
Kırsalda yaşayanların günün her saatinde üretim ve geçim mücadelesi verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, sosyal devletin görevinin bu insanların haklarını korumak ve geliştirmek olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Alın terinin karşılığını verirseniz herkes evinde huzur içinde yaşar. Emekçi sofrasına oturmak ne kadar güzel bir şey. Ben sizlere emekçi diyorum çünkü siz günün 24 saatinde çalışan insanlarsınız. Kentlerdeki gibi değil; onlar akşam giderler, eğlenirler, durumları iyidir vesaire ama siz günün 24 saatinde beklersiniz. Hayvanınız vardır, buğdayınız vardır, ekiminiz vardır, yağmuru beklersiniz. Pek çok beklentileriniz de vardır. Sosyal devletin görevi sizin bu haklarınızı korumak ve bu haklarını genişletmektir. Ben de elimden geldiği kadar sosyal demokrat bir partinin genel başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak size söz veriyorum, bunlar için mücadele edeceğim”





