Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz’e yönelik ağır eleştirilerin yapıldığı programda, ilçede yürütülen sokak röportajları ve vatandaşların isyanı da ekrana taşındı.
"Dikili Belediye Başkanı Olayı Kapatmış, Bundan Sonra Kopsun Kıyamet"
Programın açılışında Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz’ün kamuoyuna karşı vurdumduymaz bir tavır sergilediğini belirten Mustafa Tübcel, şu sert ifadeleri kullandı:
"Şimdi benim düşünceme göre Dikili Belediye Başkanı 31 Mart 2024 tarzında olayı kapatmış. Kazandım ben. Abi bundan sonra kopsun kıyamet. Benim düşüncem bu. Aksine iddia eden varsa tartışırım sabaha kadar. Sabaha kadar tartışırım. İkinci dönemim abi. Benim şahsi görüşüm bu adam milletvekilini kafasına koymuş. Ama tabii olur mu olmaz mı onu bilmiyorum."
Tübcel, gazeteci Arif Çayan’ın belediye başkanına yönelik hazırladığı ve yanıt alamadığı 50 soruya da değinerek, "Arif, bu 50 tane soruyu sordu. Bir tanesine cevap geldi mi ağabey? Gelmedi. İddiayı da kaybetti... Bir elli tane haber yaptık Dikili'yle alakalı. Ya adam bana mısın demiyor. Bak ben olsam Dikili'de sokağa çıkamam. Adam bizi zaten kale almıyor. Ya onu söyleyim de. Hiç umurunda bile değil... Bence küstü Adil Kırgöz, Dikili'ye." şeklinde konuştu.

"Sayıştay Müfettişi 'Bu Sorular Yargılanması İçin Fazlasıyla Yeter' Dedi"
Dikili’deki usulsüzlük iddialarını araştıran ve 50 ağır soruyu gündeme taşıyan gazeteci Arif Çayan, soruların hukuki boyutuna dikkat çekerek kendi yaşadıklarını ve tespitlerini şu sözlerle aktardı:
"50 tane soru sordum. 50 Tane soruyu ben Sayıştay baş müfettişinden onaylattım. 50'si de bu adamın yargılanması için fazlası dedi . Tam 50'si de, ya bunun bir tanesi de yeter dedi yani. Bu bir tanesi de. Koskoca Güzelbahçe Belediyesi 45 binler tutuklandıysa, burası bambaşka yani. Bunun ucu bucağı yok. Sitede duruyor, hala girilebilir. (Medya Ege)'de hala duruyor."
Çayan, Belediye Başkanı Adil Kırgöz’e seslenerek, "Sayın Başkan, son zamanlarda... Doktora gittiniz mi? Kulak, burun, boğaz doktoruna gittiniz mi? Hani kulaklarınızda bir çınlama var mı? Kulaklarınızda bir az duyma var mı?... İnsanlar kulaklarını da çınlatıyor artık. Lütfen arabanıza binin, makam arabanıza binin. Dikili'den Çandarlı'ya bu deniz kenarı yolundan bir gidin. Umut ediyorum siz de o insanların neler söylediğini hissedeceksiniz. Ama bana göre belediye başkanı o yola gitmiş midir? Gitmemiştir. Gitmiş olsa... O yollara bir asfalt yapar, bir yama yapar. İnanılmaz kötü durumda." ifadelerini kullandı.
"Arıtma Yok, Fosettiği Vidanjörlerle Doğrudan Denize Basıyorlar"
İlçedeki altyapı ve çevre felaketini detaylandıran Arif Çayan, kanalizasyon atıklarının arıtılmadan denize deşarj edildiğini bizzat şu cümlelerle açıkladı:
"Çok kötü. Abi çok kötünün kötüsü... Hala arıtma yok abi. Dikili gibi değilse de arıtma yok. Ne yapıyor? Vidanjörler geliyor, çekiyor evinden, şehir merkezinde bir tane pompa istasyonu, pompa istasyonunu buraya sokuyor. Herkes, onu gören diyor ki, aa buradaki belediye, buradaki logarlık pisliği çekip götürüyor. Hayır, kamyonlarla şehir merkezine geliyor, şehir merkezinde bir logar kapağı var, logar kapağına basıyor ve o pompa istasyonu 700-800 metrelere, bunu denize basıyor. Bu fosettği denize basıyor. Çünkü arıtma yok."
"Damargöl’e Binlerce Beyaz Eşya Atıldı, Altında Buzdolabı Olan Binaya Nasıl Güvenilecek?"
Dikili'deki doğa tahribatının sadece denizle sınırlı kalmadığını, "Damargöl" mevkiinde de büyük bir çevre katliamı yapıldığını belirten Çayan, kaçak dökümleri bizzat fotoğrafladığını söyledi:
"Şimdi Dikili'de Damargöl diye bir yer var abi. Daha önce bunu haberin yaptım. 88 Dönüm bir yer, çok büyük bir dönüm tamam mı?... En son dün gittiğimize yine, buzdolabının, şimdi hurdacı çok var ilçede, buzdolabının dışını hurdacılar, alüminyum tarafını alıyor. İç tarafını o plastik süngerleri, metalleri atıyorlar. Abi iddia ediyorum binlercesi var. Binlercesi damar göle atılmış. Belediyenin de kamyonunu çektim. Özel kamyon da geliyor. Şimdi özel kamyon inşaat yapıyor. İnşaat yıkığını gelip şehrin merkezdeki yere döküyor... Burada beyaz eşya var, buzdolabı var, çamaşır makinesi var, fırın var. Bende fotoğrafları var, ben çektim. Fırın, atık var. Adam bir fena gelip toprak atıyor. Şimdi orası 3 ay sonra imara açıldığı zaman orada yapılaşma yapılacak. Adamın onun altında buzdolabı var, çamaşır makinesi var. Şimdi ne olacak o? Binayı nasıl yapacaklar abi? Güvenilir mi olacak? Güvenilir mi? Bana göre güvenilir değil abi."
Çayan, bölgedeki muhalefet partilerinin ve AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı'nın alt kademelerinin bu duruma sessiz kalmasını da eleştirerek, "Neden ilçe başkanları konuşmuyor abi? İlçe başkanı sen oraya geldiysen muhalefet etmek zorundasın değil mi? Neden sen burada bir katliam oluyor, neden açıklama yapmıyorsun, neden konuşmuyorsun? Herkes sessiz abi." dedi.

Vatandaşlar Kameralardan Korkuyor: "Esnaf Ceza Yazılır Diye İsyan Edemiyor"
Dikili halkının belediyeden ve başkandan ciddi şekilde korktuğunu, bu yüzden kameralara konuşmaktan çekindiğini ifade eden Mustafa Tübcel ve Arif Çayan, sahada gözlemledikleri baskı ortamını şu sözlerle aktardılar:
Mustafa Tübcel: "Gittik dikiliye daha işte milletle konuştuk. Korkuyor bir de insanlar kameraya konuşmaya. Bak bu birazdan röportajları seyredeceğiz. Bu konuşanlar cesaretli insanlar... Röportajlarda insanlar, korkanlar var. Başımıza iş gelir falan filan. Baya da başkan sertmiş ha bu arada. Ben de bir tedirgin oldum, onu söyleeyim. Hani kalkar gelir, bir şey olur. Başımıza bir iş gelir."
Arif Çayan: "Gerçekten Adil Kırgöz artık sıtkı sıyrılmış yani. Belediye başkanlığında artık hiçbir işi kalmamış. Çünkü yani yüz kişiyle konuştuğun yüzünün... Bak kamerada konuştuğun yüz kişinin yüzü de isyan ediyor. Kamera yanına gittiği zaman belki kırk tane otuz tanesi konuşuyor. Geri kalanlar konuşmuyor. Çünkü korkuyor. Adam diyor ki benim bir tane büfem var diyor abiciğim. Büfede diyor tabeli astım diyor. Tabeleden cezaya yazı yazar diyor."

Ezgi Yeşil: "Bir Belediye Başkanının Şehre Küsmeye Lüksü Olamaz"
Gazeteci Ezgi Yeşil ise vatandaşların "Başkanı sokakta hiç görmüyoruz, sadece fotoğraflarından tanıyoruz" yönündeki beyanları üzerine şaşkınlığını gizleyemeyerek şu ifadeleri kullandı:
"Yani böyle bir lüksü olmaması lazım... Röportajda adamın dediğini gördünüz mü? Hiç görmedim, sahada diyor. Fotoğraflarından gördüm diyor. Hani yolda geçseler başkan olduğunu bile anlamayacak vatandaş... (Başkanın tavırları için) Yani psikolojisi yerinde değil o halde... Bir belediye başkanı şehre bu kadar duyarsız olabilir mi? Yani çok korkunç bir şey, çok üzücü... Yok sayılmak çok kötü bir şey."
Yeşil, CHP genel merkezinin ve parti yöneticilerinin Dikili'deki bu duruma neden müdahale etmediğini sorgulayarak, "Dolayısıyla bir milletvekili, bir genel başkan yok mu bunların başında duracak olan bir isim, bir koordinatörü falan?" diye sordu.
Mustafa Tübcel ise bu soruya, "Problemler var onlarla uğraşıyorlar şu anda... Genel merkezde evet. Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır. Deniz Yücel. Özgür Özel. Onlar başka problemlerle uğraşıyor şu anda. Dikiliye ayıracak zamanları yok." yanıtını verdi.
"Belediye Başkanlığını Bitiremeyeceğini İddia Ediyorum"
Programın kapanış bölümünde Dikili'nin geleceğine dair umutsuz bir tablo çizen Mustafa Tübcel ve Arif Çayan, Belediye Başkanı Adil Kırgöz'ün görev süresini tamamlayamayabileceğini iddia ettiler:
Mustafa Tübcel: "Arif ümitli misin? Düzelir mi dikili?... Yazık değil mi oradaki insanlara?... Milletvekili olur mu Adil Başkan?"
Arif Çayan: "Düzelmez. E onlar kaderini yaşayacaklar abi. Sonuçta Adil Kırgöz 2. Döneminde 1. Dönemin başarısından mı oldu yani? 1. Dönemde çok iyi başarılı, çok güzel şeyler yaptı... Aday bulamadılar. Aday yoktu, mecburen yaptılar... (Milletvekilliği ve başkanlığın sonu hakkında) Hayır. Ben belediye başkanlığını bitiremeyeceğini iddia ediyorum... Ben sanmıyorum milletvekili olacağını. Ben belediye başkanlığını bitireceğini bile tahmin etmiyorum. Eğer bu operasyonlar 20'le başladıysa, başkanın bitireceğini tahmin etmiyorum."
Mustafa Tübcel: "Valla oradaki insanlara şimdi böyle tabloya bakınca üzülüyor insan. Çünkü çok fantastik bir şehir. İzmir'in en önemli turizm destinasyon noktalarının bir tanesi Dikili... Çandarlık kaderine terk edilmiş herhalde anladığım kadarıyla. Oradaki insanlar hala altyapıyla, kanizasyonla, bok kokusuyla falan uğraşıyorlar ya. Belediye başkanının bunlardan utanması gerekiyor. Utanması gerekiyor, üzülmesi gerekiyor. Akşam yatamaması gerekiyor."
Vatandaşlar Ne Dedi?
Programda yayınlanan sokak röportajlarında Dikili halkı ve yazlıkçılar yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
-
Vatandaş 1: "Çok kötü. Birincisi altyapı yok. İkincisi çöp problemi var. Üçüncüsü yollar çok kötü. İnanılmaz ama yani. Yapılan, bozulan yollar anında tekrar geri yapılmıyor. Kazılıyor. Düzeltiliyor. Aynı yol üç defa tekrar kazılıyor. Yani yürümekte zorluk çekiyoruz."
-
Vatandaş 2: "Ben çok memnun olduğumu söyleyemeyeceğim. Çünkü yollar yine delik deşikti. Hiç olmazsa turizm sezonu başlamadan önce bu tip şeyler, acil olan bir takım altyapı yatırımların tamamlanması lazım."
-
Vatandaş 3: "Memnun değiliz. Merkezde oturmadığımız için hiç ilgi yok. Çöpler alınmıyor. Aşırı ilaçlı sinek ilaçlaması yapılmıyor. Buna benzer çok şikayetlerimiz var. Yani yollar çok berbat. Yani genel olarak şikayetçiyiz."
-
Vatandaş 4: "Yollar çamurlu... Kazdılar, ettiler... Ondan sonra yapılmadı. Kendimizi de pek görmüyoruz yani. Belediye başkanı bu yaz gününde, bu yazlık yerlerde yol yapımı bence olmaması lazımdı."
-
Vatandaş 5: "Vallahi şu an memnun değiliz. Yolların halini görmüyor musunuz efendim? Yani arabalar mahvoldu yani. Temizlik bu sene hiç yapılmadı. Her taraf böcek, sinek."
-
Vatandaş 6: "Al işte, sezon geldi, açtı buraları, toz toprak içinde esnaf. Bu mu yani belediye başkanı? Yaptıktan sonra iyi derim. Yapmıyor ki ben ne yapayım? Bak, her tarafı eşeliyor bırakıyor."
-
Vatandaş 7: "Biz yazlıkçılar olarak buraya geliyoruz ve hepimiz perperişan oluyoruz. Daha önceki yazlarda da aynı sorunu yaşadık. Her taraf kazılıyor. Yollar kapanıyor. Dikili nüfusu yazın çoğalıyor. Çoğaldığı zaman bu iş yapılmaz ki. Nüfus azken yapılır. Hepimiz perişan olmayız."
-
Vatandaş 8: "Vallahi hiç memnun değilim yani. Yani yörük çocuğu dedik, seçtik başımıza. Yani bu daha berbat çıktı yani. Ne zabıtasından hayır var, ne işçilerine hayır var. Bak orada oturacağına gelir, burada bir şeylerle oyalanır yani. Hayır yok yani, hiçbirinde hayır yok. Nereye baksan rezillik. Nereye baksan rezillik."
Mustafa Tübcel Belediye Başkanı Adil Kırgöz’e canlı yayın davetini yineleyerek, "Biz çağırdık kaç defa yayına, gelmedi... Biz Dikili'ye gidelim, kabul etsin, bize haber göndersin. İstediği gün Dikili'de gidelim yayına.." diyerek çağrıda bulundu.




