DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi TBMM grup toplantısında konuştu. Babacan, İsrail'in sözde Ermeni soykırımı iddialarına resmi olarak tanımasıyla ilgili, "İsrail hükümeti 1915 olaylarını sözüm ona soykırım olarak tanımlayan bir karara imza attı. Tam da Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştiği bir dönemde alınan bu karar tam bir saçmalıktır. Biz Ermenistan ile geçmiş olan bütün konuları konuşuyoruz, masaya yatırıyoruz, 'İşi tarihçilerle konuşalım ve onlar bu işlere baksın, biz yarınlara bakalım' diyoruz. İsrail hükümeti kendi ayıbını, soykırımını, suçunu örtmek için geçmişte çare arıyor. İsrail hükümetinin aldığı bu karar soykırım sabıkalıları tarafından alınmış ve savaş suçluları tarafından onanmıştır. Bu kararı alan hükümetin Başbakanı Netanyahu, soykırım suçu sebebiyle tutuklanma korkusu altında pek çok ülkeye seyahat edememektedir. Ancak bunların niyeti belli, Gazze'de yaptıkları soykırımı perdelemek ve örterek kamuoyunun ilgisini başka bir alana çekmeye çalışmaktır. Biz her platformda ülkemizin tezlerini kararlılıkla, soğukkanlılıkla ama güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğiz. Gazze'de on binlerce masumun ölümünden sorumlu olanlar ise er ya da geç yargı önüne çıkacak, hesap verecek ve her birinden de tek tek hesap soracağız" ifadelerini kullandı.
'AÇLIK SINIRI 35 BİN LİRAYA ÇIKTI'
Temmuz ayı içerisinde asgari ücret ve emekli maaşlarının artırılması gerektiğini kaydeden Babacan, "Dün TÜRK-İŞ açıklama yaptı ve dört kişilik bir ailenin sadece gıda masraflarını yani açlık sınırı olarak bilinen rakamın 35 bin 759 liraya çıktığını gördük. Yılbaşında bu rakam 30 bin 143 liraydı. Yani yılbaşından bugüne vatandaşlarımızın sadece gıda harcamalarına yüzde 18,6 zam gelmiş. Gelelim asgari ücrete; asgari ücret yıl başında belirlendi ve her yıl bu ülkede 1 Temmuz'da ara zam verilirken, iktidar geçen yıl ve bu yıl zam vermeme konusunda inat ediyor. Yılbaşındaki 33 bin liranın satın alma gücü bugünün 40 bin lirası oldu. 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam vermemek hak gasbıdır, kul hakkına girmektir. Yine en düşük emekli maaşımızın mutlaka güncellenmesi gerekiyor. Yıl başında 20 bin lira olarak belirlenen ve açlık sınırın altında olan rakamın 1 Temmuz'da pas geçilmesi düşünülemez. Emeklilerine insanca bir yaşam şartı sunmayan, emeklilerin insan onuruna yakışır bir hayat sürmediği bir ülkeye, 'Demokrasi, hukuk devleti, hukukun üstünlüğünün olduğu, adaletli bir ülke' denmez. Bir an önce bu hak kayıpları giderilmelidir. 1 Temmuz'da hem asgari ücretlimize hem de en düşük emekli maaşına ara zam yapılmalıdır" diye konuştu.





