Mahmut Atilla Kaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı iştirak şirketlerinin yönetim yapısını eleştirdi. Kaya, yönetim kurulu üyelerinin belirlenme sürecinde liyakatten uzaklaşıldığını iddia etti.

Belediyenin doğrudan ve dolaylı olarak toplam 34 şirkette ortaklığı bulunduğunu belirten Kaya, bu şirketlerin toplam sermayesinin 25 milyar 240 milyon TL olduğunu, bunun 18 milyar 474 milyon TL’lik kısmının belediyeye ait olduğunu ifade etti. Bu kaynakların kamuya ait olduğuna dikkat çeken Kaya, şirketlerin mali tablolarının ise “ticari sır” gerekçesiyle kamuoyuyla paylaşılmadığını söyledi.

AK Partili İnan’dan “ideolojik pranga” çıkışı
AK Partili İnan’dan “ideolojik pranga” çıkışı
İçeriği Görüntüle

Şirketlerde çalışan sayısı ve yönetim kurulu üyelerine yapılan ödemelere ilişkin soruların da yanıtsız bırakıldığını öne süren Kaya, faaliyet alanlarıyla ilgisi olmayan kişilerin yönetimlerde görev aldığını savundu. İzmir’de yaşamayan ve mesleki yeterliliği bulunmayan bazı isimlerin de bu görevlerde yer aldığını iddia eden Kaya, mevcut yapının uzun süredir “arpalık düzeni” görüntüsü verdiğini dile getirdi.

Kaya, yönetim kurullarında parti mensupları, yöneticilerin yakınları ve genel merkezden gönderilen isimlerin bulunduğunu ileri sürerek, bu durumun kurumsal yönetim anlayışıyla örtüşmediğini ifade etti.

Açıklamasının devamında belediye şirketlerinin temel amacının kentte yaşayanlara daha nitelikli hizmet sunmak olduğunu vurgulayan Kaya, bunun ancak liyakatli ve uzman kadrolarla mümkün olacağını belirtti. Yönetim kurullarında görev alacak kişilerin ilgili alanlarda bilgi ve deneyime sahip olması gerektiğini söyleyen Kaya, İzmir’in ihtiyaç duyduğu yapının siyasi dağıtım düzeni değil, profesyonel yönetim anlayışı olduğunu sözlerine ekledi.