AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan'ın kendisi hakkında "Milletvekilliği yaptığınız İzmir’imize bu kadar yabancı olmanıza oldukça şaşırdım." sözlerine yanıt verdi.
AK Partili Çankırı, sosyal medya hesabı üzerinden Arslan'a 5 maddede şöyle yanıt verdi:
"Sayın Ednan Arslan,
Benim İzmir’e olan mesafemi sorgulamanız, asıl sizin İzmir’in kokusuna, çamuruna ve hemşehrilerimizin çektiği çileye ne kadar yabancılaştığınızın acı bir göstergesidir.
Anlaşılan siz İzmir’i sadece belediye koridorlarındaki "pembe tablolardan" ve önünüze konulan "süslü rakamlardan" tanıyorsunuz. Ancak ben, İzmir’in sorunlarını yerinde gözlemleyen bir milletvekili olarak size 2024 yılı Sayıştay Raporu’na da yansıyan o gizlemeye çalıştığınız gerçekleri hatırlatmak zorundayım:
1- 2014’te temeli atılan bir projenin bugün "yeni bir başarı" gibi sunulması, yerel yönetimdeki hantallığın tescilidir. İhalesi Sayın Soyer döneminde yapılan işi, bugün Sayın Tugay’ın sahiplenmeye çalışması ise sadece bir siyasi illüzyondur.
2- İzmir’in vekili olarak bilmeniz gerekir ki; Sayıştay raporuyla tescillendiği üzere; Çiğli AAT arazisinde tam 2,5 milyon metreküp arıtma çamuru, hiçbir lisansı ve izni olmadan 20 yıldır körfez kıyısında istifleniyor. İzmir’i kokutan asıl "rekorunuz", işte bu ruhsatsız çamur dağlarıdır!
3- Sayıştay açıkça söylüyor; tüm ilçelerin çamurunu yüksek nakliye maliyetlerine katlanarak Çiğli’ye taşıyıp orada biriktirdiniz. İzmirli’nin parasını çamur taşımaya harcayıp, körfez kıyısını "fiili çöplüğe" çevirirken hiç mi vicdanınız sızlamadı?
4- Raporda belirtilen bu devasa çamur stokunun rehabilite edilmesi için gereken "çok yüksek maliyetleri" kim karşılayacak? 4. fazı açtık diye övünürken, arkada bıraktığınız bu milyonlarca liralık temizlik faturasını İzmirli hemşehrilerimizin sırtına yüklediğinizin farkında mısınız?
5- Madem tesisiniz iddia ettiğiniz kadar mükemmel çalışıyor; her yıl yaklaşık 50 milyon TL’lik kireci neden satın alıyorsunuz? Bu kireçle hangi ayıbı örtmeye çalışıyorsunuz? Yağmurlarla körfeze karışan bu kimyasal yükün hesabını kim verecek?
İzmir’in hayati sorunlarını hazır metinlerle değil; sahadaki gerçeklerle, kokmayan bir Körfezle ve ihmalleri gidererek konuşalım."




