Mustafa Tübcel;

Karabağlar’da Alarm Zilleri: Belediyecilik Nereye Gidiyor?

2025 yılı Karabağlar için zor bir yıl olarak kayıtlara geçiyor. İlçede peş peşe gündeme gelen haberler, artık “tekil sorunlar” olmaktan çıkıp yönetim anlayışına dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Bir yanda ihale skandalları, diğer yanda mali kriz iddiaları, çevre sorunları, esnaf isyanları ve nihayetinde “Karabağlar’dan ayrılmak istiyoruz” diyen muhtarlar… Tüm bu başlıklar aynı noktada birleşiyor: Hizmet, şeffaflık ve güven krizi.

İhale Meselesi: Sorular Cevapsız

Yerel basına yansıyan iddialar hafife alınacak türden değil. Henüz resmi olarak kurulmamış bir şirkete iş verilmesi, iptal edilen ihalelerin ardından doğrudan temin yoluyla aynı işlerin başka firmalara aktarılması ve muhalefet raporlarında dile getirilen usulsüzlük iddiaları

Para Yok, Hizmet Yok, Sabır da Kalmadı

Belediye çalışanlarının maaş ve ikramiye endişesi yaşadığı bir ortamda, vatandaşa kaliteli hizmet sunulmasını beklemek gerçekçi mi? Altyapı sorunları, çevre kirliliği, dönüşüm alanlarının çöplüğe dönmesi… Bunlar artık münferit şikâyetler değil, sistematik sorunlar hâline gelmiş durumda.

Esnafın belediye önünde protesto yapacak noktaya gelmesi de bu tabloya eklenince, Karabağlar’da toplumsal memnuniyetsizliğin görünür hâle geldiğini söylemek yanlış olmaz.

Muhtarlar “Ayrılalım” Diyorsa, Durup Düşünmek Gerek

Bir ilçede muhtarlar çıkıp “Biz Karabağlar’dan ayrılmak istiyoruz” diyorsa, bu sadece bir idari sınır tartışması değildir. Bu, yerel yönetim ile mahalleler arasındaki bağın zayıfladığının göstergesidir.

Evet, hukuken bir mahallenin başka bir ilçeye bağlanması kolay değil. Ama mesele zaten bu değil. Asıl mesele şu soru: Muhtarlar neden bu noktaya geldi?

“Hizmet alamıyoruz”, “merkeze uzağız”, “sesimizi duyuramıyoruz” diyen muhtarların sözleri, belediye yönetimi açısından bir uyarı sinyali olarak okunmalıdır.

ÜSLUP TARTIŞMASI

Ayrıca Belediye Meclisi kürsüsü, bir belediye başkanının en dikkatli olması gereken yerdir.
Çünkü orası ne miting alanıdır, ne parti toplantısıdır, ne de eleştirilere karşı öfke boşaltma kürsüsü.

Ancak Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın meclis kürsüsündeki son konuşmaları, bu sınırların fazlasıyla aşıldığını gösteriyor.

Muhalefetin sorduğu sorular nettir:
İhaleler, bütçe, borç, hizmet, muhtarların tepkisi…

Bunlara cevap vermek yerine;

  • Ses yükselten,
  • İma yoluyla suçlayan,
  • Muhalefeti küçümseyen,
  • Meclis üyelerine parmak sallayan
    bir dil tercih ediliyorsa, ortada yönetim zaafı vardır.

Kürsüden yükselen sesin tonu değil, söylenen sözün içi önemlidir.

Sonuç: Karabağlar Yönetimden Çok Açıklama Bekliyor

Karabağlar’da bugün yaşananlar, siyasi polemiklerin ötesine geçmiştir. İlçe halkı artık net, şeffaf ve ikna edici açıklamalar bekliyor.

Çünkü belediyecilik; sloganla değil, algıyla değil, güvenle yürür. Karabağlar’da ise bugün en çok eksik olan şey tam da budur.