Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB), “Kent Söyleşileri” etkinliği kapsamında Tepekule Kongre Merkezi’nde “İzmir’de Afet” başlıklı bir çalıştay gerçekleştirdi. Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, KEBB ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve alanında uzman isimler konuşmacı olarak katıldı.

İZMİR’DE 21 AKTİF FAY BULUNUYOR

Programda değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, göreve başladıkları ilk dönemde yaptıkları kamuoyu araştırmalarında vatandaşların en büyük endişesinin deprem olduğunu gördüklerini ifade etti. İzmir’in geçmişte de yıkıcı depremler yaşadığını hatırlatan Tugay, özellikle Bayraklı’daki deprem ve 6 Şubat sürecinin toplumda derin izler bıraktığını dile getirdi. Kentin jeolojik yapısına dikkat çeken Tugay, uzmanlara göre İzmir’de 13 ila 17 arasında değişen fay sayısının, yetki alanları dikkate alındığında 21 aktif fay olarak değerlendirildiğini söyledi. İzmir’in hareketli bir yer kabuğu üzerinde bulunduğunu vurgulayan Tugay, Afrika levhasının kuzeye doğru hareketinin bölgedeki sismik hareketliliği artırdığını belirtti.

İZMİR’İN DEPREM MASTER PLANI HAZIRLANIYOR

İzmir’i depreme daha dirençli hale getirmek için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Tugay, kentte daha önce bir deprem master planının bulunmadığını ancak şu anda iki üniversite ile birlikte bu planın hazırlandığını açıkladı. Mikro-bölgeleme çalışmalarının kentin genelinde sürdüğünü ifade eden Tugay, Bornova’da başlatılan çalışmaların tamamlandığını, Karşıyaka’da büyük ölçüde sona yaklaşıldığını ve sırada Bayraklı ile Konak’ın bulunduğunu söyledi. Bu süreçte kent genelinde bina envanteri ve risk analizlerinin de yapıldığını belirten Tugay, Bornova ve Bayraklı’da gerçekleştirilen taramalarda 4 bin 100 binanın riskli olarak tespit edildiğini ifade etti.

Mor Şalvar seyircisiyle Karşıyaka’da buluşuyor
Mor Şalvar seyircisiyle Karşıyaka’da buluşuyor
İçeriği Görüntüle

“EN BÜYÜK ENDİŞEM BÜYÜK DEPREM”

Deprem riskine karşı çalışmalar sürerken kaynak kullanımının önemine değinen Tugay, kamu kaynaklarının öncelikle vatandaşların can ve mal güvenliğini koruyacak alanlara ayrılması gerektiğini söyledi. En büyük korkusunun görev süresi içinde büyük bir deprem yaşanması olduğunu dile getiren Tugay, bu nedenle çalışmaların hız kesmeden devam etmesi gerektiğini vurguladı. Devletin topladığı vergilerin en öncelikli kullanım alanının afet risklerini azaltmak olması gerektiğini ifade etti.

YANGINLAR VE SEL RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ

Afetlerin yalnızca depremle sınırlı olmadığını belirten Tugay, orman yangınları ve ani yağışların da ciddi tehdit oluşturduğunu söyledi. İklim krizinin etkisiyle bu tür olayların sayısında artış yaşandığını ifade eden Tugay, belediye olarak kırsal ve ormanlık alanlara müdahale edebilecek yeni yangın söndürme araçlarını envantere kattıklarını açıkladı. Yangınlara havadan müdahalenin önemine dikkat çeken Tugay, gerekli izinlerin verilmesi halinde yangın söndürme uçağı kiralamaya hazır olduklarını da dile getirdi.

ALTYAPI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Son dönemde yaşanan sel baskınlarına da değinen Tugay, mevcut altyapının aşırı yağışlara karşı yeterli olmadığını ve bazı bölgelerde dere yataklarının yanlış kullanımı nedeniyle riskin arttığını belirtti. Kentin altyapısının iklim krizine uygun şekilde yeniden planlanması gerektiğini ifade eden Tugay, bazı alanlarda radikal kararlar alınmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Afetlerle mücadelede sadece yerel yönetimlerin değil, toplumun tüm kesimlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Tugay, belediye başkanlarının tek başına tüm sorunları çözmesinin mümkün olmadığını, bu süreçte toplumsal bilinç ve iş birliğinin en önemli unsur olduğunu sözlerine ekledi.