İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “104 yıl önce de buradaydık, bugün de buradayız, yarın da çocuklarımız burada olacak. Bu bayrak hep burada olacak” diyerek 9 Eylül coşkusunu ve İzmir’in Cumhuriyet’e olan sarsılmaz bağlılığını vurguladı.

İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü kutlamaları Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle devam etti. Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile yurttaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Millî Vefa Pedalı Bisiklet Turu kapsamında Anıtkabir’den getirilen Türk bayrağı, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’a teslim edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun zeybek gösterisi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Bando Takımı’nın performansı büyük ilgi gördü.

“İzmir kurtuluşun, kuruluşun ve cumhuriyetin şehridir”

Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarihinin Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık mücadelesiyle özdeş olduğunu belirterek, “İlk kurşundan zafere, tam bağımsız Türkiye’ye uzanan o büyük mücadelenin adı İzmir’dir. İzmir, kurtuluşun şehridir. İzmir, kuruluşun şehridir. İzmir, Cumhuriyet’in şehridir. Bugün, kurtuluşumuzun 104’üncü yılında yine yan yanayız. Yine meydanlardayız. Yine bayraklarımız elimizde, aynı büyük gururu taşıyoruz. Hatırlayın. Onur ve gurur duyarak hatırlayın. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edildiğinde, Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşunla bir millet teslimiyeti reddetti. O irade İzmir’den Anadolu’ya yayıldı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bir kurtuluş mücadelesine dönüştü. Anadolu’nun kadınları cephane taşıdı. Köylüler ellerindeki ekmeği ordusuyla paylaştı. Gençler cepheye koştu. Analar, evlatlarını vatana emanet etti. İsmini bilmediğimiz milyonlar, aynı bağımsızlık ülküsü etrafında birleşti. Bir millet vatanına ve geleceğine sahip çıktı. Bir millet kendi kaderini kendi elleriyle yazdı. Bir millet esarete cesaretle karşılık verdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde büyüyen o irade, Büyük Taarruz’la zafere ulaştı. ‘Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!’ emri, bütün Anadolu’nun yıllardır beklediği kurtuluşun sesiydi. O ses İzmir’de yankılandı” dedi.

“Bir milletin yıllarca verdiği mücadelenin onuru var”

Başkan Tugay, 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuna giden süreçte yaşanan büyük mücadeleye ve fedakarlıklara dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“9 Eylül sabahında Halkapınar’dan Konak’a uzanan yolun her adımında büyük bir fedakârlık vardı. Kurtuluşa saatler kala Halkapınar’da şehit düşen askerlerimizin vatan sevgisi vardı. Yaralanmasına rağmen ilerleyen Yüzbaşı Şerafettin Bey’in cesareti vardı. Hükümet Konağı’na taşınan ay yıldızlı bayrağımızda bir milletin yıllarca verdiği mücadelenin onuru vardı. Ve o bayrak, İzmir semalarında yeniden dalgalandı. Değerli İzmirliler, bir an için 9 Eylül 1922 sabahını düşünün. Üç yılı aşkın süredir işgal altında yaşayan bir şehri… Hükümet Konağı’nın çevresinde bekleyen İzmirlileri… Yıllardır hasretle beklenen ay yıldızlı bayrağımızın yeniden göndere çekildiği o anı düşünün. O insanların sevincini düşünün. Birbirlerine nasıl sarıldıklarını, gözyaşlarını tutamadıklarını, çocuklarını kucaklarına alarak kurtuluşu nasıl karşıladıklarını düşünün. 9 Eylül ruhu işte bu ruhtur. Bir milletin yıllarca süren acının, mücadelenin ve hasretin ardından kendi bayrağı altında, kendi vatanında yaşama iradesidir. Bizler, kurtuluşun 104’üncü yılında, aynı gökyüzünün ve ay yıldızlı bayrağımızın altında o gururu hep birlikte taşıyor, o iradeyi hep birlikte yaşatıyoruz.”

İzmir, emanetini yere düşürmedi

Başkan Tugay, 9 Eylül’ün yalnızca bir zafer günü değil, aynı zamanda bu topraklarda özgürce yaşanmasını sağlayanlara karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluğu hatırlatan gün olduğunu vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı:

Gümüldür’de sokak araları dip bucak temizlendi
Gümüldür’de sokak araları dip bucak temizlendi
İçeriği Görüntüle

“Bugün özgürce bu meydanda buluşabiliyorsak, ay yıldızlı bayrağımızın altında yan yana durabiliyorsak, borcumuz var demektir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarına borçluyuz. Kurtuluşun meşalesini yakan Hasan Tahsin’e borçluyuz. İşgalcilere boyun eğmediği için süngü darbeleriyle can veren Albay Süleyman Fethi Bey’e, Halkapınar’da şehit düşen Mehmetçiklerimize borçluyuz. Yüzbaşı Şerafettin Bey’e, İzmir’e yürüyen kahraman ordumuzun her bir neferine borçluyuz. Kağnısıyla cephane taşıyan Anadolu kadınlarına, evladını vatan için uğurlayan analara borçluyuz. İsimlerini hiç öğrenemediğimiz nice kahramana borçluyuz. Bu borcu her 9 Eylül’de onları minnetle anarak taşıyoruz. Cumhuriyet’e sahip çıkarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda aklı, bilimi, millet iradesini ve bağımsızlığı savunarak taşıyoruz. Şimdi etrafınıza bakın. Bir asırdan fazla zaman geçti. Bayraklarımız yine burada. İzmirliler yine burada. Çocuklarımız yine burada. Atatürk sevgisi burada. Cumhuriyet burada. İzmir, emanetini yere düşürmedi. Kıymetli İzmirliler, tarih 16 Ağustos 1931. 9 Eylül kutlamaları yaklaşırken dönemin gazetelerinden Hizmet’te şöyle bir cümle yer alıyor: ‘9 Eylül’de Türk Milleti: Ben varım dedi.’ Şimdi, 104 yıl sonra aynı bayrağın altında bir kez daha haykırıyoruz: İzmir buradadır. Cumhuriyet’in evlatları buradadır. Atatürk’ün evlatları buradadır. 104 yıl önce de buradaydık. Bugün de buradayız. Yarın da çocuklarımız burada olacak. Bu bayrak hep burada olacak. Başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve sonsuz minnetle anıyorum. Kurtuluşumuzun 104’üncü yılı kutlu olsun.”

Törenin ardından alandan ayrılırken vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Tugay, İzmirlilerle sohbet etti.