Türkiye'nin konuştuğu 'Seçil Erzan' vakasının bir benzeri İzmir'de yaşandı. Denizbank Bornova Şubesi Müdürü ve aynı zamanda Karşıyaka Spor Kulübü eski yönetim kurulu üyesi ve Karşıyaka Altyapı Basketbol eski Başkanı Hatice Özalp, iddiaya göre yüksek kar vaadi ile banka müşterileri adına oluşturduğu sözde altın fonu ile spor kulübündeki bazı yöneticilerden ve kentin tanınmış işadamlarından 300 milyon liranın üzerinde para topladı. Mağdurlar, kendi banka hesapları üzerinden kuyumcu S.Ç.'nin şirketinden altın ve döviz alım satımı yapıldığından habersiz olduklarını öne sürdü. Mağdurların ifadelerine ise ulaşıldı.

DOLANDIRILDIM, ŞİKAYETÇİYİM
Karşıyaka Spor Kulübü'nde sekreter olan C.K, Mavişehir'deki evini 15 Mayıs'ta 6 milyon liraya sattığını, parayı kulüpten tanıdığı ve güvendiği Hatice Özalp'in çalıştığı Denizbank Bornova Şubesi'ne yatırıp, 2 milyon lirası ile fon aldığını aktardı. İki hafta sonra Özalp'in telefonla arayıp 'Fonu bozup fiziki altın alalım' dediğini anlatan C.K, "Para kazanmamı istediğini, altının yükseleceğini hatta kulüpteki yöneticimiz Ö.İ.'nin de bu işten çok para kazandığını, bankadan aradıklarında EFT için onay vermem gerektiğini söyledi. Onay verdikten sonra 2 milyon liranın Karşıyaka'da döviz ve altın satan bir şirketin hesabına geçtiğini fark ettim. Altının neden hesabımda görünmediğini sorduğumda, 'Özel bankacılık işlemi olduğu için mobil bankacılık işlemlerinde göremezsin' dedi. Bir süre sonra altınımı bozmak istedim, 'Altın değerleniyor, bayramdan sonra bozarsın' diye oyaladı. 26 Haziran'da Hatice Hanım'a ulaşılamadığını öğrendim. Şubeye gittim, müfettişler ve polis vardı. 'Fiziki altın alacağız, paran değer kazanacak' diyerek EFT yapmam için yönlendiren Hatice Özalp ile bu iş ve işlemlere izin vererek dolandırılmamı sağlayan bankadan davacı ve şikayetçiyim" dedi.

Çeşme'deki orman yangınında 3 kişi hayatını kaybetti Çeşme'deki orman yangınında 3 kişi hayatını kaybetti

SOLUĞU SAVCILIKTA ALDI
Milyonlarca lirası bir anda buhar olan İzmir'in tanınmış müteahhitlerinden İ.F. ise, "31 Mayıs'ta şirket hesabındaki 12 bin 423 gram altını kur koruması yapılmak üzere talimat verdim. İnternet üzerinden kontrol ettiğimde sistemde göremeyince 25 Haziran'da şubeye giderek şahıs hesabındaki 20 bin 29 gram altının ve diğer şirket kur koruma hesabındaki altının ekstresini istedim. Gün içinde dekontlar maille geldi. Akşam Hatice Özalp'e Whatsapp'dan 'Altın hesabı hala tanımlanmadı, genel müdürlüğü arayıp dönüş yapabilir misin? Bu iş yarına kalmasın' dedim. Bana, 'Bölgeden geldiler, tayinim çıktı galiba, biraz izin verin, sizi arayacağım, istifa edebilirim' yanıtını verdi. 26 Haziran'da bölge müdürlüğüne davet edip, 'Adınıza ve şirket üzerine olan mevduatları sistemden göremiyoruz, 2 gün müsaade edin' dediler. Bu kişilerin örgüt olabileceğini düşünüp şüphelilerin yurtdışına kaçma ihtimali üzerine savcılığa, banka ve işlemleri yapan Bornova Şubesi çalışanlarından şikayetçi oldum" diye konuştu.

KÜLÇE ALTIN FOTOĞRAFI GÖNDERMİŞ
Özalp'i spor kulübünden tanıdığını söyleyen yönetici G.K, "Hatice Hanım aracılığıyla Ocak ayında bankada hesap açtım. 25 Haziran'da beni arayıp, 'Altından çok iyi para kazandırdım başkanlara. Hesabında 1 milyon 379 bin 500 lira olması lazım' dedi. 368 bin liram vardı. Geri kalanını arkadaşımdan borç alıp gönderdim. 1 saat sonra Whatsapp'tan bana külçe altın fotoğrafı gönderdi. Daha sonra telefonlarımı açmadı. 26 Haziran'da da güvendiğim kişinin paramı alıp beni kandırdığını öğrendim. Şirket hesabına EFT yapmamı söyleyen Hatice Özalp ve diğerlerinden şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

50 MİLYON TL ZARARI VAR
B.Ö.'NÜN eski eşi olan Hatice Özalp ile 5 yıl önce tanıştığını, Hatay Şubesi'ndeki hesaplarını ısrarı üzerine Bornova Şubesi'ne taşıdığını anlatan İzmir'in tanınmış işadamlarından H.Ö, "İlk başlarda benim onayımla banka hesapları açıp kar yapmamı sağladı. Güvenimi kazanmıştı. Bir süre sonra bilgim dışında hesaplar açmaya başlamış. Bana, yatırımlarımı kur korumalı hesaba aktaracağını, daha fazla kar elde edeceğimi belirtti. 2022'de 10 milyon liramı 3 ay vadeli hesaba aktardığını söyledi. Bir gün sonra diğer hesabıma 'Denizbank opsiyonel gelir' adı altında 385 bin 862 lira yattı. Söylediği gibi kar elde ettim, güvenim daha da arttı. 26 Haziran'da yanıma gelen eski eşi B.Ö.'den Hatice Özalp'in attığı mesajda 'Ben kötü şeyler yaptım' yazıp intihar ettiğini öğrendim" dedi.

'YASADIŞI İŞLEM YAPMADIM'
Karşıyaka'da altın ve döviz işi yapan ve şuan tutuklu olan S.Ç, "Hatice Özalp'i uzun zamandır tanırım. Özalp ile tıpkı diğer müşterim gibi ticaret yaparım. Örneğin; Hatice Hanım beni arar kendisine veya müşterisine fiziki altın lazım olduğunu söyler. Rakamda anlaşırsak müşteri ismini söyler, şirket veya şahsi hesabıma para gönderir. Bunun karşılığında da müşterinin almış olduğu ürünleri şirketteki güvenlik görevlilerimle elden teslim yaptırırım. Bazen de müşteriye vermesi için Özalp'e yine güvenlik görevlilerimle elden teslim yaptırırım. Bu ticaretin hepsi yasal olarak faturası kesilerek ve faturaların arkasına el yazısı ile 'Teslim aldım' yazdırılarak ya da teslim fişi yaptırılarak yapılır. Zaman zaman yüksek tutarda işlem yaptığımız için olaydan şüphelenmedim. Yasa dışı işlem yapmadım" ifadelerini kullandı.

2,5 MİLYON LİRASI YOK OLDU
Spor kulübünde şube yöneticisi olan, Özalp'in eşi ve oğlunu tanıdığı için bu samimiyet vesilesi ile bugünkü kurla 3 milyon 313 bin lira değerindeki 94 bin euro'yu 13 Şubat'ta elden şubede bankacı Hatice Özalp'e teslim ettiğini vurgulayan Ö.İ, "Hatice Hanım'a 14 bin euroyu acil ihtiyaçlarım için bırakıp, 80 bin euroyu yatırım araçlarında değerlendirebileceğimi söyledim. 27 Şubat'ta arayıp altın alacağını, bankadan arandığımda sesli onay vermem gerektiğini söyledi. Paranın nereye aktarılacağını bilmiyordum, prosedür işlemdir diye onay verdim. 4 Nisan'da paramın ne durumda olduğunu sordum. '1294 gram altın hesabın var, 87 bin 226 euro yapıyor. Getirin 7 bin 226 euro. Altın daha da yükselecek' dedi. 26 Nisan'da araba almak 1 milyon 280 bin lira istedim. 'Sen uğraşma bana aracı alacağın yerin IBAN numarasını ver' deyip parayı gönderdi. 26 Haziran'da kulüp sekreteri C.K.'nın Hatice hanımda işlem gören parasının ortada olmadığını ve ulaşılamadığını öğrendim. Hatice hanımın eşini aradığımda intihar ettiğini söyledi" diye konuştu.

'DÖVİZ BÜROSU SAHİBİ GÜNAH KEÇİSİ Mİ?'
Karşıyaka'da döviz ve altın satan şirket sahibi Serkan Çelik'in avukatı Cengiz Varol müvekkilinin bugüne kadar hiçbir suça karışmadığını, her alışverişinde fiş ve fatura kestiğini ancak müvekkilinin birileri tarafından günah keçisi ilan edilmek istendiğini savundu. Tutuklamanın tedbir olmaktan çıkıp mağduriyet yarattığına da değinen avukat Varol, "Makbuz, belge ve faturalardan anlaşılacağı kadarı ile banka müdürü Hatice Özalp, kurduğu saadet zinciri olarak nitelendirilen fon İzmir'deki iş insanlarının mağduriyetine yol açmış gözükse de olay patlayınca döviz bürosu sahibi müvekkilim Serkan Çelik'i suçlamaları pek iyi niyetli görünmüyor. Maalesef soruşturma makamları da piyasanın işleyişinden bir haber. Konu medyaya yansıyınca ortada dönen rakamlardan sanki büyük bir rant varmış algısı oluşuyor. Müvekkilimin dosyada müşteki olarak ifade veren kişilerin hepsi ile ilgili yapılan altın ve döviz alışverişinin faturasını ve makbuzunu savcılığa sunduk. Bu alışverişler bazen banka müdürünün müşteri hesabından TL gönderilip, karşılığında fiziki altın alma şeklinde olmuş, bazen de müvekkilin döviz bürosuna fiziki altın getirilmesi karşılığında, tutarın banka kanalı ile ödenmesi şeklinde olmuş. Bu işlemler 2 yıl öncesinden beri süregelmiş. Bir iş insanı karşılığını almadan parasının hesabını 1 yıl boyunca sormaz mı? Ortak fon kurdukları iddia edilen banka müdürü duvara toslayınca mı akıllarına gelmiş paranın nerede olduğu" diye konuştu. (Yeni Asır)