Programda, kentin siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılırken, “Belediyelere operasyon” iddiaları masaya yatırıldı. Moderatör Mustafa Tübcel’in sorularını yanıtlayan program konukları, son dönemde kamuoyunda ve sokakta sıkça dile getirilen belediyelere yönelik operasyon iddialarının ciddiyetine dikkat çekti. Katılımcılar, söz konusu iddiaların uzun süredir İzmir gündeminde yer aldığını belirterek, belediyelere ilişkin kamuya açık bilgi ve belgeler üzerinden tartışmaların arttığını ifade etti.

"Koku gelmiyor, bardak taştı!"

Programda 2019 yılındaki Urla operasyonunu hatırlatan köşe yazarı Önder Şengüler, şu anki durumu "taşan bir bardağa" benzetti. Şengüler, operasyonların tarihini kimsenin bilemeyeceğini ancak dosyaların artık gizlenemez boyuta ulaştığını belirterek, “5 belediyeye yolsuzluk, 1 belediyeye ise uyuşturucu kullanımıyla ilgili operasyon bekliyorum. Sosyete içindeki bazı isimlerle ilgili İzmir’de ciddi duyumlar var” dedi.

Temizlik Dükkanının 180 Adet Araba Lastiği Sattığı İddiası

Gazeteci Arif Çayan ise olası bir sabah operasyonunun kendisi için sürpriz olmayacağını, somut bir örnek vererek yolsuzluk iddialarının boyutunu gözler önüne serdi. EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden yapılan bir incelemeyi aktaran Çayan, “25 metrekarelik bir temizlik dükkanının bir belediyeye 180 tane araba lastiği sattığını tespit ettik. Dükkan sahibinin kapısındaki kendi arabasında bile lastik yok! Bu bulduğumuz sadece deve de kulak. Bizim bunlardan haberimiz varsa Devletin elbette ki bilgisi var” ifadelerini kullandı.

Çayan ayrıca İzmir’de aklında olan 6 belediye için olası bir operasyona şaşırmayacağını dile getirdi.

Bornova’da Uğur Mumcu 33. yılında anıldı
Bornova’da Uğur Mumcu 33. yılında anıldı
İçeriği Görüntüle

"Muhalif Olduğumuz İçin Yapılıyor" Söylemi Etik Değil

Programda görüşlerine başvurulan Ceza hukukçusu Murad İdikurt, iddiaların “siyasi baskı” söylemiyle geçiştirilmesini ve belediye yönetimlerinin "muhalif olduğumuz için üzerimize geliniyor" savunmasını eleştirdi. İdikurt, “Somut belgeler ve usulsüzlük iddiaları varken, bu meseleyi hükümet operasyonu gibi göstermek etik değil. İzmirli her halükârda bize oy verir rahatlığıyla hareket ediliyor” diyerek yerel yönetimlerin hesap verebilirlik noktasındaki eksikliğine dikkat çekti.

İzmir’de CHP’li belediyelere yönelik olası operasyonların yalnızca siyasi gerekçelerle yapılacağı iddiasına inanmadığını vurgulayan İdikurt, İzmir özelinde hukuki sürecin delillere dayalı işleyeceğini söyledi. Tutuklamanın ancak kuvvetli suç şüphesi ve somut delillerle mümkün olabileceğini ifade eden İdikurt, “Kuvvetli suç şüphesini gösteren delil yoksa, mahkemeler tutuklamaya hevesli değildir”
dedi.

“Sokak bunu konuşuyor”

Programın sonunda Mustafa Tübcel, bu konuların yalnızca programda değil, sokakta da yoğun biçimde konuşulduğunu belirterek, taksiciden kahvehanelere kadar her yerde aynı iddiaların dile getirildiğini söyledi. Program katılımcıları, isim vermeden yapılan değerlendirmelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu vurgularken, İzmir’de belediyelere yönelik olası adli süreçlerin kamuoyu tarafından yakından takip edildiği mesajını verdi.