İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ağustos ayı toplantısında Menemen Koyundere’deki sosyal konut projesi ile belediyenin yeni borçlanma ve sermaye artışı talepleri gündeme damga vurdu. AK Parti grubu, 25 bin konut vaadini ve belediyenin mali yönetimini eleştirirken, CHP ekonomik koşullar ve merkezi yönetimin finansmana erişimde çıkardığı sorunlara dikkat çekti. YENİ Parti ise her iki tarafa da özeleştiri çağrısında bulundu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı olağan meclis oturumu, Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır’ın yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda, belediyenin Menemen Koyundere’de yürüttüğü sosyal konut projesinden borçlanma taleplerine kadar birçok başlıkta siyasi tartışma yaşandı.

Meclisin en dikkat çeken gündemlerinden biri, Menemen Koyundere’deki Sosyal Konut Projesi’nin 1. ve 2. etaplarında yer alan taşınmazların Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınması önerisi oldu. Önerge, komisyonların ardından oy çokluğuyla meclis gündeminden geçti.

“3 BİN 100 KONUTUN TEMELİ ATILMADI”

AK Parti cephesinden projeye yönelik en sert eleştirilerden biri Meclis Üyesi Nail Kocabaş’tan geldi. Kocabaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 25 bin konut vaadini hatırlatarak, Menemen’deki 3 bin 100 konutun henüz temel aşamasına gelmediğini savundu.

Kocabaş, mevcut durumda yalnızca zemin iyileştirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirterek, “İki buçuk yılda 3 bin 100 konutun temeli atılmamışken 25 bin konut nasıl bitecek?” diye sordu.

AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca ise projeye ilişkin başvuru ve satış rakamlarını gündeme taşıdı. Atmaca, kamuoyuna 60 binin üzerinde başvuru yapıldığı yönünde açıklamalar geldiğini ancak 1.517 konutun bulunduğu iki etapta toplam 424 satış gerçekleştirildiğini söyledi.

Atmaca, “60 bin başvurudan söz edildi ancak ortaya çıkan tablo vatandaşın güvenmediğini gösteriyor” diyerek Büyükşehir yönetimini eleştirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız da Büyükşehir’in konutları satın alma kararını, Egeşehir’in finansman ihtiyacıyla ilişkilendirdi. Yıldız, belediyenin daha önce İzmirliye satmayı planladığı konutları şimdi kendisinin satın almasının sorgulanması gerektiğini savundu.

“KOYUNDERE YENİ BİR SORUNUN BAŞLANGICI OLABİLİR”

AK Partili Fırat Eroğlu ise Koyundere’deki projenin ilerleyen süreçte yeni sorunlar yaratabileceğini öne sürdü. Eroğlu, Büyükşehir’in konutları satın alma gerekçelerinin ve projenin emsal değerlerinin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

AK Partili Dilaver Kişili de geçmiş dönemlerde Örnekköy, Çiğli ve Gaziemir’de yaşanan sorunları hatırlatarak, belediyenin konut ve kentsel dönüşüm projelerine ilişkin geçmiş performansının kendilerinde kaygı oluşturduğunu söyledi.

CHP’DEN “EKONOMİ” YANITI

Eleştirilere CHP cephesinden ise ekonomik koşullar üzerinden yanıt geldi.

CHP’li Banu Gençkan, yaşanan sorunların yalnızca belediye yönetimiyle açıklanamayacağını belirterek ekonomik krizin yerel yönetimleri de etkilediğini savundu.

CHP Grup Başkanvekili Candaş Yeter ise enflasyon ve maliyetlerdeki öngörülemeyen artışların belediyelerin bütçe planlamalarını doğrudan etkilediğini söyledi. Yeter, merkezi yönetimin orta vadeli programında öngörülen enflasyon ile gerçekleşen oran arasında ciddi fark bulunduğunu belirterek, belediyelerin personel giderlerinden akaryakıta, enerji maliyetlerinden mal ve hizmet alımlarına kadar birçok kalemde artan maliyetlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da sosyal konut projesine yönelik eleştirilerin daha geniş bir ekonomik ve sosyal çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yıldır, yüksek başvuru sayısına rağmen satışların düşük kalmasında vatandaşların ekonomik koşullar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşamasının etkili olduğunu savundu.

Yıldır ayrıca Karabağlar’daki kentsel dönüşüm sürecine dikkat çekerek, özellikle tapu sorununun bölgede çözülmesi gereken en önemli başlıklardan biri olduğunu söyledi.

MECLİSTE BU KEZ BORÇLANMA TARTIŞMASI

Sosyal konut tartışmasının ardından meclis gündeminde bu kez belediyenin mali yapısı ve yeni finansman talepleri öne çıktı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDOĞA’nın yüzde 100 bağlı ortaklıkları İZPA ile İzmir İnovasyon ve Teknoloji A.Ş. için toplam 1 milyar 221 milyon liralık nakdi ve 25,2 milyon liralık ayni sermaye artırımı talep edilirken, geçmiş dönem zararlarının mahsup edilmesi amacıyla 222 milyon 120 bin liralık sermaye azaltımı yapılması da gündeme geldi.

Borçlanma konusunda ise AK Parti ile CHP arasında yeni bir tartışma yaşandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce aldığı borçlanma yetkilerinin üzerine yeni bir borçlanma talebi getirmesini eleştirdi. Yıldız, belediyenin toplam borçlanma yapısına ve bütçe gerçekleşmelerine dikkat çekerek, yeni kaynağın hangi alanlarda kullanılacağının yakından takip edilmesi gerektiğini savundu.

Yıldız, ulaşım, asfalt, bakım-onarım, araç alımı ve çeşitli altyapı yatırımları için daha önce borçlanma taleplerine destek verdiklerini ancak belediyenin temel hizmetlerdeki eksikliklerini gidermesi gerektiğini söyledi.

“Bu size tanıdığımız son borçlanma kredisi” ifadelerini kullanan Yıldız, belediye yönetimine bütçe ve yatırım planlaması konusunda özeleştiri çağrısında bulundu.

“23 MİLYAR LİRA VERGİ VE SGK ÖDEMESİ YAPTIK”

CHP Grup Başkanvekili Candaş Yeter ise belediyenin mali yapısına ilişkin eleştirilere, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen vergi ve SGK ödemelerini açıklayarak yanıt verdi.

Yeter, 2025 yılı gider bütçesinin 77 milyar 844 milyon lira olarak gerçekleştiğini belirterek, vergi ve SGK kapsamında toplam 23 milyar 132 milyon lira ödeme yapıldığını söyledi.

Bu tutarın belediyenin gider bütçesinin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geldiğini ifade eden Yeter, belediyelerin finansmana erişim konusunda da sorun yaşadığını savundu.

Buca-Onat Tüneli, Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binası, Mürselpaşa Altgeçidi ve elektrikli otobüs alımı gibi projeler için finansman ve teminat mektubu taleplerinin karşılanmadığını öne süren Yeter, “En kötü tabloda bile en iyi hizmeti verme mücadelesi yürütüyoruz” dedi.

AK Partili Yıldız ise belediyenin vergi ve SGK borçlarının geçmiş dönemlerden kaynaklandığını savunarak, “25 milyar liralık vergi ve SGK borcu nasıl oluştu?” sorusunu yöneltti. Yıldız, belediye bütçesinde yer alan kaynakların zamanında ilgili kurumlara aktarılması halinde bu borçların oluşmayacağını iddia etti.

YENİ PARTİ’DEN İKİ TARAFA DA ELEŞTİRİ

Meclisteki tartışmalara YENİ Parti Grup Başkanvekili Yağmur Yurdakul Özkan da dahil oldu.

İzmir’in vergi rekortmeni belli oldu: 4,2 milyar TL
İzmir’in vergi rekortmeni belli oldu: 4,2 milyar TL
İçeriği Görüntüle

Özkan, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki ilişkinin siyasi rekabet üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savunarak, kamu kurumlarının birbirine destek vermesinin bir lütuf gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.

İzmir’in hem merkezi hem de yerel yönetim açısından geçmiş performansının sorgulanması gerektiğini belirten Özkan, her iki tarafa da özeleştiri çağrısı yaptı.

Toplantıda sosyal konut, kentsel dönüşüm, belediyenin borçlanma kapasitesi, şirketlerin mali yapısı ve merkezi yönetimle finansman ilişkileri üzerinden karşılıklı eleştiriler sürerken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde hem konut projelerinin ilerleyişi hem de yeni borçlanma kaynaklarının kullanımı konusunda nasıl bir yol izleyeceği tartışmaların ana başlıklarından biri oldu.