Anayasa’nın 153. maddesini hatırlatan İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Zöhre Dalkıran, “Bu kararlarla; hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ihlal edilmiştir. Yaşanan süreç, tam anlamıyla bir yargı darbesidir! Anayasal suç işlenmiştir! Ancak bilinmelidir ki; suçluların cüreti, haklıların cesareti karşısında yenilmeye mahkumdur” dedi.

İzmir açıklarında hortum görüldü İzmir açıklarında hortum görüldü

İzmir’de avukatlar, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Hatay Milletvekili Avukat Can Atalay hakkında verilen Anayasa Mahkemesi kararına uymaması ve bu kararı veren hakimler hakkında suç duyurusunda bulunmasını; İzmir Bayraklı Adliyesi önünde oturma eylemi yaparak protesto etti. “Hatırlatıyoruz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 153/6 ‘Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.” ve  “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar’” yazılı pankart açan avukatlar alkış ve sloganlarlar Yargıtay’ın kararına tepki gösterdi.

 

“YARGI DARBESİNE KARŞI BİR ARADAYIZ”

Avukatlar adına basın açıklamasını okuyan İzmir Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Zöhre Dalkıran,  hukuk devletinin gereklerinin yaşama geçirilmesi için, hukukun üstünlüğü için, bağımsız ve tarafsız bir yargı için, bıkmadan, usanmadan mücadele eden ettiklerini hatırlatarak, “Bu mücadele sürecinde bedeller ödedik. Soruşturmalar geçirdik, yargılandık, yılmadık. Adliyelerde, alanlarda saldırıya uğradık; boyun eğmedik. Özgürlüklerin kısıtlandığı, askıya alındığı, hakların ihlal edildiği her gündemde, İzmir Barosu, üyeleriyle beraber direndi; hakların ve özgürlüklerin kararlı bir savunucusu oldu. Bugün yine, çok ağır bir hak ihlaline, bir yargı darbesine karşı, hukuku savunmak için bir aradayız” diyerek sözlerine başladı.

 

 “HUKUKA AYKIRI KARARLARI VERMİŞTİR”

Gezi Direnişi’nde binlerce yurttaşın Anayasal hakkını kullanarak protestolara katıldığını hatırlatan Zöhre Dalkıran, Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen ihlal kararının uygulamayan Yargıtay’ın AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını hatırlatarak, “Anayasa Mahkemesi verdiği kararda hak ihlalini tespit etmiş, dosyayı görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine göndermiş ve Mahkemeye “ Can Atalay’ı yeniden yargıla, cezanın infazını durdur ve tahliye et.” demiştir. Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.” ve  “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” Bu açık hükme rağmen, bu karara uymak ve bu karar doğrultusunda karar vermekle görevli İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine göndermiş ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi, dün itibariyle, bugün burada, bir araya gelmemizin gerekçesi olan hukuka aykırı kararları vermiştir” ifadelerini kullandı.

 

 “DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILSIN”

“Anayasa ve Anayasa’nın emredici hükümleri ve bağlayıcı nitelik taşıyan normatif düzenlemeler ve kesin nitelikteki kararlar; istenildiğinde uygulanacak, istenilmediğinde göz ardı edilecek keyfi metinler değildir” diyerek devam eden Dalkıran, “Dün verilen kararlarla; hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ihlal edilmiştir. Yaşanan süreç, tam anlamıyla bir yargı darbesidir! Anayasal suç işlenmiştir! Ancak bilinmelidir ki; Suçluların cüreti, haklıların cesareti karşısında yenilmeye mahkumdur. İzmir Barosu ve İzmir Barosu üyesi avukatlar olarak; yasama organını işlevsiz hale getiren, ülkeyi bir saray rejimi ile yönetmeyi amaçlayan siyasi iktidarın, yargı üzerindeki tahakkümüne geçit vermeyeceğiz. Hakimler ve Savcılar Kurulunun, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan ve açık yasa hükümlerine aykırı hareket ederek suç işleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri başta olmak üzere ilgili yargı mensupları hakkında derhal soruşturma başlatmasını ve ivedilikle bu kişilerin görevden uzaklaştırılmasını bekliyoruz” dedi.

 

“BİZ KAZANACAĞIZ!”

İzmir Barosu olarak biz de Anayasal suç işleyen yargı mensupları hakkında tüm şikayetleri yapacaklarını anlatan Zöhre Dalkıran, “Bağımsız ve tarafsız bir yargı için, hukukun üstünlüğü için, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti için, mücadele etmekten ve direnmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Biz kazanacağız!” diyerek sözlerini noktaladı.