Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, haftalardır siyaset kulislerinde konuşulan kritik İzmir kararı netleşti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve yönetimini görevden alarak, yerine Çiğli eski Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yü atadı. Kararın ardından eski İl Başkanı Çağatay Güç’ün yaptığı sert açıklamalar ve partiden kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesi İzmir siyasetinde tansiyonu yükseltti.
Gazeteci Mustafa Tübcel’in moderatörlüğünde; Önder Şengüler, Arif Çayan ve Murad İdikurt’un katıldığı Gündemin Nabzı programında, İzmir CHP’deki bu sıcak gelişme, hukuki boyutları ve olası sonuçlarıyla detaylıca masaya yatırıldı.
Çağatay Güç’ün Sert Çıkışı ve İhraç Süreci
Görevden alınan eski İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, kararın ardından çok sert açıklamalarda bulunarak yeni atanan yönetime meydan okudu.
Güç’ün açıklamalarını değerlendiren Mustafa Tübcel, "Eski Cumhuriyet Halk Partisi İzmir il başkanı Çağatay Güç diyor ki: 'Arkadaşlar' diyor, 'Çayını içerler, giderler.' Yani atanan il başkanı gelir diyor, çayını içer ve gider. Burada açık açık konuşmak lazım vesaire bir sürü bir şey. Oldukça da sert açıklamalar yapıyor" ifadelerini kullandı.
Tübcel, ayrıca İzmir’in bu tarz sert tonlardaki açıklamaları kabul etmediğini vurgulayarak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalif isimlere yönelik hamlelerine dikkat çekti: "Sen bir Özgür Özel’e özeniyorsun ama hal ortada. Kemal Kılıçdaroğlu içinden geçiyor; Ali Mahir Başarır’ın, Veli Ağbaba’nın... Durum ortada. Yavaş yavaş içinden geçiyor hepsinin."
Çağatay Güç’ün parti içi kariyerine ve mevcut hukuki durumuna değinen Önder Şengüler ise Güç’ün seçimle gelmediğini hatırlatarak şunları söyledi:
"Çağatay Güç, hiç seçim kazanmamıştır. Aliağa Belediye Başkanı adayı oldu, seçimi kazanamadı. 3 yıl Büyükşehir’de görev aldı. Sonrasında Şenol Aslanoğlu operasyonundan sonra da Özgür Özel tarafından il başkanı olarak atandı kendisi. Kendisi de seçilmedi bu arada; Şenol Aslanoğlu tutuklanınca yerine geldi."
Şengüler, Çağatay Güç’ün artık CHP ile ilişiğinin kesilmek üzere olduğunu belirterek, "Yine bugün itibariyle eski CHP’dir Çağatay Güç. Çünkü CHP ile ilişiği kesildi biliyorsunuz. Kendisi kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Muhtemelen 3-4 gün içerisinde artık CHP’li de olmayacak kendisi" dedi.
Güç’ün üslubunu da eleştiren Şengüler, "İzmir, Çağatay Güç’ün söylemlerine zaten uygun değil. Yani o söylemler; 'Yok çayını içiririz göndeririz'... Hani kendisi diyordu ya, 'Ben il başkanlığı için yaratılmışım' diyordu ya. Sen atanmış bir adamsın, sen seçim bile kazanmamışsın Çağatay Güç. Ne yapmışsın, hani ne için yaratılmışsın biz onu da çözemedik" şeklinde konuştu.
Şengüler, Güç’ün İstanbul ve Ankara il başkanlarına kıyasla çok fazla ses çıkardığını ifade ederek, "Çağatay Güç çok bağırdı. Çok bağırdı. Çünkü niye? Çağatay Güç bir daha böyle bir konuma gelebilecek bir kişi değil. Bana göre o yüzden" yorumunda bulundu.
"Burası Babanın Bakkal Dükkanı Değil"
Program yorumcularından Arif Çayan ise Çağatay Güç’ün geçmişteki söylemleri ile bugünkü duruşu arasındaki çelişkilere dikkat çekti.
Çayan, "Önceden Çağatay Güç bir açıklama yapmış, demiş ki: 'Ben il başkanlığı için doğdum.' 'Kemal Kılıçdaroğlu’nu ben tanımıyorum' demişti. Peki tanımadığın kişinin neden gençlik kolları başkanlığını yaptın? Aliağa Gençlik Kolları Başkanlığı biyografisinde hala var, biraz önce de baktım" diyerek tepki gösterdi.
Siyasette hoşgörünün esas olması gerektiğini savunan Çayan, sert açıklamaların İzmir’e yakışmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yapmış olduğu bu söylemler siyasetlere de yakışmıyor. Artık siyasetin daha hoşgörülü olması gerektiğine inanıyorum. E şimdi burası babanın bir bakkal dükkanı değil ya da bir kırtasiye dükkanı değil burası. Burası Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir bürosu, ofisi. Şimdi sen ne yapacaksın kapıda? Yani bu huzursuzluk veren bir açıklama. Diyor ki 'Gelir çayını içerim (gönderirim)' diyor. Şimdi il binasında insanları toplayacak. Şimdi ne yapacak?"
Ankara Genel Merkez sürecinde yaşanan olayların İzmir’de tekrarlanmamasını umduğunu belirten Çayan, "Özgür Özel 'Ben çıkmayacağım' dedi, ne oldu? Polis girdi, TOMA’yla girdi, biber gazları sıktı içeri. Bu şekil olması gerekmiyor. Ne yapması gerekiyor Çağatay Güç’ün? Evet arkadaşlar, Utku’ya gidecek, 'Tebrik ederim, bizim işimiz buraya kadar' diyecek. Bu saatten sonra çekip gitmesi gerekiyor. Yani şimdi orada durup 'Ben buranın ağasıyım, ben buranın paşasıyım' diyemez ki. Üç gün sonra hukuk devleti burası" uyarısında bulundu.
İl Binası Tahliye Edilmezse Ne Olacak?
Çağatay Güç’ün il binasını terk etmemesi durumunda yaşanacak hukuki sürece dair Mustafa Tübcel’in "Çağatay Güç çıkmazsa il binasından ne oluyor, prosedür ne?" sorusunu yanıtlayan Av. Murad İdikurt, "Yani atama belgesiyle birlikte emniyete talepte bulunduğu takdirde polis gücüyle müdahale edilebilir" dedi.
Ancak İdikurt, yeni başkanın süreci krize dönüştürmeyeceğini öngörerek, "Benzeri olur ama yani Utku ağabeyin işi o noktaya getireceğini düşünmüyorum ben. O noktaya da gelmez. Bekler diye düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.
Mustafa Tübcel ise devir teslimin uzamayacağını tahmin ettiğini belirterek, "Pazartesi günü geçer diye düşünüyorum. Utku Gümrükçü’nin doğru isim olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en doğru ismi" dedi.
Yeni Dönem: Utku Gümrükçü İsmi Dengeleri Nasıl Değiştirecek?
Yeni İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün CHP tabanında ve İzmir siyasetinde köklü bir geçmişi olduğunu vurgulayan Mustafa Tübcel, "Utku Gümrükçü tecrübeli bir isim. Hem siyaseti biliyor hem belediyeciliği biliyor. Yani işte gençlik kollarından yetişmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kodlarını da çok iyi biliyor" diyerek, Gümrükçü’nün gelişiyle belediye başkanlarının eskisi kadar rahat hareket edemeyeceğini savundu.
Arif Çayan da bu görüşe katılarak, belediye başkanlarının zaten diken üstünde olduğunu ifade etti: "Zaten edemiyorlar, zaten uyku uyuyamıyorlar. E uyku yok. E şimdi bir de bu tarafta bir il başkanı var. Utku da bana göre yani sesini çıkaracak bir il başkanı. Önümüzdeki günlerde göreceğiz, hareketli bir gündem olacağına eminim." Önder Şengüler ise "Utku Gümrükçü işi bilen bir siyasetçi. Belediye başkanları ona sormadan adım atarlarsa bence tepki verir. İl başkanı en yetkili makamdır bir ilde" sözleriyle il başkanlığı makamının ağırlığının hissedileceğini belirtti.
"Özgül Ağırlığı Olan Bir Figür"
Utku Gümrükçü’nün siyasi karakteri ve geçmiş başarıları hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapan Murad İdikurt, bu atamadan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi:
"Şimdi ben çok sevindim. Yani İzmir’e hayırlı olsun bence. Şöyle, şimdi izleyenler ya da siyasete sonradan, Özgür Özel’in genel başkanlığından sonra dahil olan CHP’liler belki çok iyi bilmezler ama siyaseti takip eden herkes Utku Gümrükçü’nün özgül ağırlığını bilir."
Gümrükçü’nün siyasi rüzgâra göre yön değiştirmediğini, inandığı ilkelerin arkasında durduğunu örneklerle anlatan İdikurt, şu ifadeleri kullandı: "Mesela ben birkaç tane örnek vereyim, net anlaşılsın konu. Sanıyorum 2022 ve 2023 kongresi, Sayın Şakir Başak’la Sayın Şenol Aslanoğlu’nun ikili aday olarak yarıştığı bir kongreydi. O zaman da kendi özgül ağırlığıyla Şakir Başak’ın yanında durmuştu. Güçten yana değil, kendi inandığı bir tavrı ortaya koydu. Seçim kaybedildi, daha doğrusu Şenol Aslanoğlu seçimi kazandı; Utku ağabey hiçbir şekilde tavrında güce göre bir konum almadı. Aynı iradeden devam etti. Sonra Büyük Kurultay oldu, Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanında yer aldı. Seçim kaybedildikten sonra hiçbir tarafa göz kırpmadı. O irade ve istikametinde devam etti. Yani İzmir siyasetinde herkesin saygı duyduğu ve kendisiyle iletişime geçtiği ender şahsiyetlerden biri olduğunu düşünüyorum. Böyle insanlar İzmir’e de değer katar."
Gümrükçü’nün toplumun her kesimiyle diyalog kurabilen bir isim olduğunu belirten İdikurt, "Ben Utku ağabeyin düğününe de katılmıştım mesela. Protokole katılım listesine falan bakmıştım; siyasi yelpazenin her kesiminden insan gelmişti oraya. Yani şimdi siz böyle bir ortamda Sayın Çağatay Güç kendisini Utku Gümrükçü ile kıyaslıyorsa çok büyük yanılgıya düşer yani" dedi. Gümrükçü’nün daha önce Deniz Yücel’e karşı il başkanlığına aday olduğunu da hatırlatan İdikurt, "Deniz Yücel’in arkasındaki lobi gücünü hepimiz biliyoruz. Tek başına bir güçtü, bir figürdü yani. Ve alıyordu da seçimi bildiğim kadarıyla. Utku Gümrükçü’nün dahil olduğu bir ortam tamamen dengeleri değiştirdiği bir ortam" şeklinde konuştu.
"İzmir Kabadayı Söylemlerini Kaldırmaz"
Konuşmasının sonunda eski Başkan Çağatay Güç’ün siyaset tarzına yönelik eleştirilerini sürdüren Murad İdikurt, mevcut siyasi iklimin yarattığı profil sorununa değindi: "Ben Sayın Çağatay Güç’ün önünde şöyle bir travma görüyorum. Yani Sayın Cumhurbaşkanı’nın Türk siyasetine en kötü örneklerinden biri şu oldu: Her boyu uzun olan insan kendini lider olabileceğine inandırdı. Maalesef o iş öyle olmuyor yani. Yani İzmir’de böyle kabadayı söylemleri kaldırmaz."
Yeni İl Başkanı Utku Gümrükçü’nün krizi tırmandırmayacak olgunlukta olduğunu ifade eden İdikurt, "Utku Gümrükçü de çok akıllı bir siyasetçidir. Şimdi gelip de İzmir’i bir gerginliğe sebep olacak şekilde kışkırtıcı bir açıklama yapmaz. Gününü bekler. Umarım en suhuletle bu süreç nihayete erer" diyerek sözlerini tamamladı.




