Cumhur İttifakı Kemalpaşa’dan, Başkan Türkmen’e tepki Cumhur İttifakı Kemalpaşa’dan, Başkan Türkmen’e tepki

İzmir Büyükşehir ve Menemen Belediyeleri Meclis Üyesi Hasan Ünal, yaklaşan yerel seçimler öncesi çarpıcı açıklamalar yaptı. Menemen Belediyesi'nde CHP'den seçilen dönemin belediye başkanının görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan yolsuzluk operasyonun ardından CHP'den ayrılan ve bağımsız kalan Hasan Ünal, "O ihanet çarkının bir parçası olamazdım. 'Önemli olan yaşadığım şehir, memleket ve millet' dedim. Bunun bedeli neyse ödemeye hazırdım" dedi. O süreçten sonra kendisinin de destek verdiği AK Partili Başkanvekili Aydın Pehlivan döneminde yapılanları tek tek anlatan Ünal, "AK Partili Aydın Pehlivan ve ekibiyle 22 yılda yapılamayanı 3 yılda yaptık. Belediye borç batağından çıkıp, ilçesine milletine yatırımlar yapan bir belediye oldu. Biz Menemen'de başardık, İzmir'de neden başarmayalım. İzmir'i bu girdiği girdaptan, yaratılan bataklıktan çıkarıp, hak ettiği yere taşımak, inanmış kadrolarla hiç de zor değil. İzmir'imiz en iyisini ve en güzel yatırımları hak ediyor" dedi.

"İZMİR'İN BİZE İHTİYACI VAR"

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a da çağrıda bulunmak istiyorum" diyen Ünal, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanım... İzmir'in size ihtiyacı var. İzmir'in AK Parti'ye ihtiyacı var. İzmirliler, burada yaşayanlar, bu kabiliyetsiz, vizyon yoksunu, sadece kendi ikballerini düşünen zihniyete mecbur değiller. Sayın Cumhurbaşkanım; ben size inanıyorum. Ben sizin memleket sevdanıza ve millet aşkınıza inanıyorum. Ben sizin liderliğinizde AK Parti belediyeciliğinin neler başardığını Menemen'de bizzat yaşıyorum. Bu sürece katkı koymaktan ayrıca onur duyuyorum. İzmir'de de bunu yapabiliriz. İzmir bu bataklıktan, bu kabiliyetsiz yönetimden kurtarmanın zamanı geldi de geçiyor. Ege'nin incisi güzel İzmir'imiz ve İzmir'de yaşayanlar bunu fazlasıyla hak ediyor. O zaman mesele milletse mesele İzmir'se, biz bunu yaptık, yine yaparız" dedi. Ünal'ın açıklamaları şöyle: İzmir'de yerel yönetimlerin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? "İzmir'de yaşayan milyonların evde, metroda, otobüste belki de kordonda oturup çay içerken konuştuğu "Ne olacak bu şehrin hali böyle" diye sitem ettiği konuları buradan yüksek sesle haykırmak istiyorum. İzmir, iş bilmez, kabiliyetsiz bir yönetim tarafından bataklığa dönüştürüldü. Tarihi, turizmi ve ticareti ile bin yıllardır çekim merkezi olan İzmir'imizin hak ettiği değeri, hizmeti ve yatırımı alamaması, etrafımızdaki şehirlerin ise yerel yöneticilerinin kabiliyetleri ile modern yaşanabilir bir hale gelmesi hem gıpta ile uzaktan seyretmeyi hem de "Kahretsin neden biz bu haldeyiz" diyerek milyonlar gibi beni de isyan etme noktasına getirdi. Bu bir parti meselesi değildir, bu vizyon, kabiliyet meselesidir, memleket sevdasıdır. Bakın Eskişehir'e, Konya'ya, bakın kardeşim bakın ve sesimizi yükseltelim. Siyasi hayatım boyunca Cumhuriyet'in kurucu değerlerine inandım bu inanç doğrultusunda sol siyasette yıllarımı geçirdim. Gelin görün ki, bugünkü sol siyaseti gördüğümde yıllarımın heba olduğunu söyleyebilirim. Bir tek ben miyim böyle düşünen, hayır. Binlerce eşim, dostum ve arkadaşımla görüşüyorum acaba yanılıyor muyum diye... Hayır benim gibi düşünen binlerce arkadaşım, yoldaşım, dostum var."

'BEN BU İHANET ÇARKININ BİR PARÇASI OLAMAZDIM'

Siz Alevi kimliğinizle de tanınıyorsunuz? CHP'nin Alevileri oy deposu olarak görmesine ne diyorsunuz?

"Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Alevi bir yurttaşım, bununla da gurur duyuyorum. Bizi yani Alevileri oy deposu olarak görüp seçimden seçime hatırlayıp sanki mecburmuşuz gibi gören bu zihniyeti reddediyorum. Bizi yani Alevileri partinin arka bahçesi olarak görüp, nasılsa mecburlar bize deyip, milletin değerlerine milletin menfaatlerine sırt çevirip kendi ikbal ve menfaatini düşünen zihniyeti de reddediyorum." CHP'den neden ve nasıl ayrıldınız? Menemen'de neler yaşandı? "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurucusu olduğu partiyi ne hale getirdiler? İşin kötüsü farkında bile değiller. Belki de farkındalar işlerine hesaplarına böyle geliyordur ama bu hesap benim hesabım değil. Bunu en açık en somut Menemen'de yaşadık hep beraber. 2019 yılında İzmir Büyükşehir ve Menemen Belediye Meclis Üyesi olarak seçildim. İnandığım ilkeler doğrultusunda, seçildiğim şehre hizmet etmek, katkıda bulunmak tabii ki en büyük isteğimdi. Gelin görün ki, bu hiç mümkün olmadı maalesef. Hiçbir şey benim düşündüğüm gibi değildi. Çok kısa bir zaman içerisinde Menemen Belediyesi'nde gördüğüm usulsüzlükler, haksızlıklar, yolsuzluklar halkın sesi emekçinin sesi ezilenlerin sesi olduğunu söyleyen bir partiden seçilen şehri emine hiç uygun değildi. Bunlara itiraz edip, ses çıkardığımda ise seçildiğim partiden bile eleştiri almak, (sus otur yerine görme bak işine sen) denmesi ise yaşadığım en acı olaydı. Bu benim gördüğüm yolsuzluk, usulsüzlük ve millete olan ihaneti, kolluk kuvvetleri ve yargıda görmüş olacak ki sonuç itibari ile hesap vermesi gerekenler şu anda adalet önünde hem millete hem devlete hesap veriyorlar. İşte burada önemli bir karar vermek zorundaydım. Ya takım tutar gibi tüm bu yaşanan olumsuzluklara ihanetlere göz yumup partide kalacaktım ya da önceliğim millet memleket deyip, isyan edip tüm siyasi baronları karşıma alacaktım. Kolay oldu bu kararı vermem. 'Hayır ben sizin kurduğunuz bu ihanet çarkının bir parçası olmayacağım' dedim. 'Önemli olan yaşadığım şehir, memleket ve millet' dedim. Bunun bedeli neyse ödemeye hazırdım." Memenen'deki yolsuzluk operasyonundan sonra başkanlığa seçilen AK Partili Aydın Pehlivan'a neden destek verdiniz? "Menemen'de yaşanan hukuki ve görevden alma süreçlerinden sonra, AK Partiden seçilen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan kolları sıvayıp 'Haydi arkadaşlar 22 yılda birikmiş borç ve bir yığın sorunu çözme zamanı' deyince en az onun kadar heyecanlanmıştım. Gelinen süreçte AK Partili Aydın Pehlivan ve ekibiyle 22 yılda yapılamayanı 3 yılda yaptık. Menemen Belediyesi borç batağından çıkıp, ilçesine milletine yatırımlar yapan bir belediye oldu. Demek ki isteyince, memleket millet deyince, önceliğiniz seçildiğiniz kent olunca kendi ikbalinizi değil, milletin menfaatini düşününce oluyormuş. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bu hizmet sürecine katkı veren Cumhur İttifakı kadrolarını da unutmamak gerekiyor." Menemen'de son 3 yılda yapılanlar İzmir için de bir umut olabilir mi? "Biz Menemen'de başardık, İzmir'de neden başarmayalım. İzmir'i bu girdiği girdaptan, yaratılan bataklıktan çıkarıp, hak ettiği yere taşımak, inanmış kadrolarla hiç de zor değil. İzmir en iyisini hak ediyor. İzmir'imiz en güzel yatırımları hak ediyor." - İzmir'de AK Parti'nin önümüzdeki yerel seçimdeki şansını nasıl değerlendiriyorsunuz? "İzninizle ben buradan Sayın Cumhurbaşkanımızdan bir talepte bulunacağım. Sayın Cumhurbaşkanım... İzmir'in size ihtiyacı var. İzmir'in AK Parti'ye ihtiyacı var. İzmirliler, burada yaşayanlar, bu kabiliyetsiz, vizyon yoksunu, sadece kendi ikballerini düşünen zihniyete mecbur değiller. Sayın Cumhurbaşkanım; ben size inanıyorum, memleket sevdanıza, millet aşkınıza inanıyorum. Ben sizin liderliğinizde AK Parti belediyeciliğinin neler başardığını Menemen'de bizzat yaşıyorum. Bu sürece katkı koymaktan ayrıca onur duyuyorum. İzmir'de de bunu yapabiliriz. İzmir'i bu bataklıktan, bu kabiliyetsiz yönetimden kurtarmanın zamanı geldi de geçiyor. Ege'nin incisi güzel İzmir'imiz ve İzmir'de yaşayanlar bunu fazlasıyla hak ediyor. O zaman mesele milletse, mesele İzmir'se, biz bunu yaptık, yine yaparız."

'3 ŞEYDEN KURTULMAMIZ GEREKİYOR'

Yerel seçimler öncesi İzmir ile ilgili vermek istediğiniz mesajlar nedir? "Hemen söyleyeyim... 3 şeyden kurtulmamız gerekiyor. Birincisi, 2019 yerel seçimlerinde İzmir'in en küçük ilçelerinden biri olan Seferihisar'da Belediye Başkanı iken Türkiye'nin 3. büyük şehri İzmir'e şehri emin olarak seçilen sözleriyle yaptıkları birbirini tutmayan, seçildiği kente yabancı, sorunlarından habersiz, başka başka hayaller için belediye başkanlığını basamak olarak gören, kendisini partisinin de üstünde görüp, şehrinin dertlerini çözmek yerine siyaseti dizayn etmeye çalışan, aslında ikisini de beceremeyip eline yüzüne bulaştıran, 2019 yerel seçimlerinde CHP'den aday olduğunu zannettiğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan kurtulmamız gerekiyor. İkincisi; İzmir'e bilerek ve isteyerek, tasarlayıp planlayarak ihanet edenlerden, milleti aptal yerine koyup 5 yıl hiç bitmeyecek zannedenlerden, bir avuç insanın yaşam kalitesini ve refahını düşünüp onun için çalışanlardan, Türkiye'nin en az borçlu finansal yapısı "İzmir Modeli" adıyla üniversitelerde akademisyenler tarafından panellere konu olan bir durumdayken, görevi devraldığı 2019 Nisan ayından beri yönettiği belediyeyi 52 ayda borç batağına sürükleyip, piyasadaki itibarını yok edip, İzmir Modeli'nden, gırtlakta borç modeli haline getiren, çalışanların sosyal haklarını ödeyemez hale getiren kabiliyet yoksunlarında kurtulmamız gerekiyor. Üçüncüsü ise şu: Milletine inanmayanlardan şehrine güvenmeyenlerden, başka vesayet odaklarının kuklası olanlardan, hayalleri ve rüyaları ne memleket ne millet olanlardan kurtulmamız gerekiyor."