Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) 6 Ekim’de gerçekleştirilecek seçim öncesinde Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, yaklaşık 40 yıllık sanayicilik tecrübesi ve 18 yıllık EBSO deneyimiyle yeni dönem hedeflerini ortaya koydu. Üretim sahasında başlayan iş hayatından EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına uzanan yolculuğuyla dikkat çeken Ürün, seçim öncesindeki mesajında ise sanayicinin özgür iradesine ve sandığa katılımına vurgu yaptı.

“Tecrübenin devamı, yeninin başlangıcı” anlayışıyla yola çıkan Ürün, EBSO’nun mevcut kurumsal birikimini korurken sanayicinin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilen, üyelerin karar mekanizmalarına daha güçlü katıldığı ve somut sonuç üretmeye odaklanan bir yönetim anlayışı hedeflediğini belirtti.

SANAYİCİLİĞE MASADA DEĞİL, ÜRETİM SAHASINDA BAŞLADI

İngiltere’de Hastings College of Art and Technology’de işletme, Anglia Polytechnic University Cambridge’de ise uluslararası ticaret eğitimi alan Hakan Ürün’ün sanayicilik yolculuğu 1986 yılında babası Düzgün Ürün’ün kurduğu aile şirketinde başladı.
Ancak Ürün iş hayatına doğrudan yönetici koltuğunda değil, üretim sahasında adım attı. İşletmenin farklı bölümlerinde görev yapan Ürün, bu dönemin yöneticilik anlayışının şekillenmesinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Üretim sahasının kendisine yalnızca işi değil, insanı dinlemeyi de öğrettiğini belirten Ürün, “Bir kararın kâğıt üzerindeki karşılığıyla sahadaki sonucu her zaman aynı olmuyor. Bazen bir sorunun gerçek nedenini raporda değil, o işi yıllardır yapan çalışanın tecrübesinde bulursunuz. Rapor size ne olduğunu söyler; o insan neden olduğunu söyler” sözleriyle yönetim anlayışını anlattı.
Ürün’e göre iyi yöneticiliğin temelinde sahayı tanımak, doğru soruları sormak, çalışanı dinlemek ve alınan kararın arkasında durmak bulunuyor.

TÜRKİYE VE İNGİLTERE’DE 450 KİŞİLİK ÇALIŞMA EKİBİ

Bugün madencilik ve inşaat malzemeleri sektörlerinde faaliyetlerini sürdüren Ürün; Türkiye ve İngiltere’de faaliyet gösteren Pomza Export, Neopem, Neva, Persan ve Erper şirketlerinin yönetiminde yer alıyor. Bu şirketlerde yaklaşık 450 kişilik bir çalışma ekibi bulunuyor.
Ürün’ün iş yaşamında üretim ve yatırımın yanı sıra Türkiye açısından ilk niteliği taşıyan çalışmalar da yer aldı. Pomza Export bünyesinde Türkiye’nin ilk yerli altın üretimi ile ilk ve tek Garnet ve Rutil üretimi gerçekleştirildi.
Ürün ise başarı anlayışını yalnızca üretim miktarı veya şirket cirosuyla sınırlandırmıyor. Yeni yatırım yapabilmek, istihdam oluşturmak ve çalışanların geleceklerini planlarken şirkete güvenebilmelerini de başarının önemli ölçütleri arasında gösteriyor.
Uzun yıllardır aynı çalışanlarla yol yürümelerinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Ürün, “Rutil’i üretebilirsiniz, güzel bir şeydir. Ama aramızda yirmi yılı, otuz yılı devirmiş arkadaşlarımız varsa, asıl orada bir başka şey üretmişsiniz demektir” ifadelerini kullandı.

EBSO’DA 18 YILLIK DENEYİM

Hakan Ürün’ün EBSO yolculuğu ise 2008 yılında Meslek Komitesi Üyeliği ile başladı. Ardından Meclis Üyeliği, TOBB Delegeliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Ürün, son dönemde EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi.
Yaklaşık 18 yıldır EBSO’nun farklı kademelerinde görev yapan Ürün, bu süreci sanayicinin sorunlarını farklı boyutlarıyla tanımasını sağlayan önemli bir deneyim olarak değerlendiriyor.
EBSO’daki yolculuğunu fabrikadaki çalışma hayatına benzeten Ürün, “EBSO’da da tıpkı fabrikada olduğu gibi basamakları sırayla çıktım. Üyeyi de bilirim, komiteyi de, Meclisi de. Hangi kapının kolay, hangisinin zor açıldığını yaşayarak öğrendim” dedi.

“SANAYİCİ BÜYÜK LAF DEĞİL, SONUÇ İSTİYOR”
Ürün’ün EBSO Başkanlığı için ortaya koyduğu yönetim modelinin merkezinde ise üyeyle doğrudan temas ve sonuç odaklı çalışma bulunuyor.
Madencilikten lojistiğe, sektör meclislerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar farklı alanlarda görev yaptığını hatırlatan Ürün, sanayicinin çoğu zaman büyük söylemlerden önce sorununa muhatap bulmak istediğine dikkat çekti.
Ürün, “Sanayici çoğu zaman büyük laf duymak istemiyor. Telefonunun açılmasını, sorununun unutulmamasını ve kendisine en hızlı şekilde geri dönülmesini istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu anlayışı EBSO yönetimine taşımayı hedefleyen Ürün, çalışma modelini üç temel sözle özetledi:
“Temas edeceğiz, somut çözüm üreteceğiz ve sonuç alıncaya kadar takip edeceğiz. Bu üç sözün altında imzamız var; hesabını da vermeye hazırız.”
Ürün, EBSO Yönetim Kurulu Başkanlığını kişisel bir kariyer hedefinden ziyade sanayi dünyasına karşı duyduğu sorumluluğun devamı olarak gördüğünü belirterek, EBSO’nun kapısından giren her üyenin sorununa karşılık bulabilmesini amaçladığını ifade etti.

SANAYİCİ FİNANS MERKEZİ’NDEN YAPAY ZEKÂ MERKEZİ’NE
Ürün’ün yeni dönem için hazırladığı projeler de sanayicinin finansmandan teknolojiye, yeşil dönüşümden nitelikli iş gücüne uzanan temel sorunlarına odaklanıyor.
Projeler arasında Sanayici Finans Merkezi, Yapay Zekâ ve Teknoloji Merkezi, Yeşil Dönüşüm Seferberliği, Genç Sanayici Akademisi ve Mesleki Eğitim Reformu öne çıkıyor.
Ürün, projelerin teorik başlıklardan değil, üyelerin günlük çalışma hayatında karşı karşıya kaldığı sorunlardan hareketle hazırlandığını belirterek, İzmir’in limanı, üniversiteleri, sanayisi ve insan kaynağının daha güçlü bir iş birliği içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İzmir’e ilişkin yaklaşımını “Benim şehrim” sözleriyle anlatan Ürün, kent sevgisinin yalnızca İzmir’in güzelliklerinden söz etmekle sınırlı olmadığını söyledi.
Ürün, “Bir kenti sevmek, güzelliklerini anlatmak değildir. İzmir’i sevmek, İzmir’in yarınına karşı kendini borçlu hissetmektir. Ben o borcu hissediyorum” dedi.

GENÇ SANAYİCİLER KARAR MASASINDA OLACAK

Ürün’ün yeni dönem yaklaşımında genç sanayicilerin EBSO’nun karar mekanizmalarına daha fazla katılması da önemli bir yer tutuyor.
Gençlere sürekli “geleceğin yöneticileri” denildiğini ancak bugünün karar masalarında yeterince yer verilmediğini belirten Ürün, genç sanayicilerin yalnızca eğitim programlarına dahil edildiği değil, gerçek sorumluluk üstlendiği bir yapıdan yana olduğunu kaydetti.
Ürün, gençlerin fikirlerini dinlemenin tek başına yeterli olmadığını, bu fikirlerin karar süreçlerine doğrudan yansıması gerektiğini ifade etti.

“EBSO HEPİMİZİN ORTAK ÇATISI”

İzmir’in Süper Lig’deki köklü temsilcisi yeni sezona hazır
İzmir’in Süper Lig’deki köklü temsilcisi yeni sezona hazır
İçeriği Görüntüle

6 Ekim’de gerçekleştirilecek seçim öncesindeki son mesajını ise sandığa katılım ve özgür irade üzerine kuran Hakan Ürün, EBSO’nun gücünün üyelerinin birikimi ve katılımından geldiğini belirtti.
Sanayicilerin herhangi bir baskı ya da mecburiyet hissetmeden kendi kanaatleri doğrultusunda oy kullanabilmesinin önemine dikkat çeken Ürün, seçimde ortaya çıkacak her tercihin saygıyı hak ettiğini söyledi.
“Her sanayicimizin deneyimi, beklentisi ve geleceğe ilişkin bir düşüncesi var” diyen Ürün, “Bu düşüncenin sandığa özgürce yansıması bizim için çok kıymetli. Her üyemiz, herhangi bir baskı ya da mecburiyet hissetmeden, yalnızca kendi kanaatiyle oyunu kullanabilmeli. Tercihi ne olursa olsun, her bir üyemizin kararı aynı saygıyı hak ediyor” ifadelerini kullandı.
Seçim sürecinin ardından sanayicilerin yine aynı üretim hayatının ve ortak sorunların parçası olacağını vurgulayan Ürün, farklı görüşlerin birlikte çalışma kültürünün önünde engel olmaması gerektiğini belirtti.
Ürün, “Hepimiz işimizi büyütmek, üretmek ve bu şehre değer katmak için emek veriyoruz. Farklı düşüncelerimiz olabilir. Birbirimizi dinlemek ve tercihlerimize saygı duymak, birlikte çalışma kültürümüzün temelidir. EBSO hepimizin ortak çatısıdır” dedi.

“HER OY KIYMETLİ”

Yaklaşık 40 yıllık sanayicilik geçmişi ve EBSO’nun farklı kademelerinde geçen 18 yıllık oda deneyiminin ardından Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olan Ürün, seçim öncesinde tüm EBSO üyelerini sandığa davet etti.
Kurumsal tecrübenin yeni projeler ve değişen sanayici ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını hedefleyen Ürün, son çağrısında şu ifadeleri kullandı:
“Tüm sanayici arkadaşlarımı sandığa katılmaya, Oda’mızın geleceğinde söz sahibi olmaya davet ediyorum. Her birinizin düşüncesi değerli, her birinizin oyu kıymetli. Kendi değerlendirmenizle, gönül rahatlığıyla vereceğiniz kararın başımızın üzerinde yeri var.”