Mustafa Tübcel yorumluyor;
Gaziemir Belediye Meclisi’nde ortaya atılan ve ilçede geniş yankı uyandıran "rüşvet/sponsorluk" iddiaları, aradan geçen yaklaşık bir aya rağmen belirsizliğini korumaya devam ediyor. AK Parti’li Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca’nın dile getirdiği çarpıcı iddialara Belediye Başkanı Ünal Işık’ın "Bakalım, inceleyelim" yanıtını vermesinin ardından, belediye cephesinden henüz somut bir adım veya kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama gelmedi.
Meclisi'ndeki O İddialar Ne Demek İstiyor?
· AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, Gaziemir Belediyesi’nde görevli bir bürokratın Hollanda’daki ev kirasının, 1 yıl boyunca bir inşaat firması tarafından (H.Ş. isimli bir çalışan aracılığıyla) ödendiğini iddia etti.
· Atmaca, Belediye Başkanı Ünal Işık’ın, söz konusu inşaat firmasının sahibi ve İzmir’deki bir başka ilçe belediye başkanıyla Kordon’da bir araya gelerek yemek yediğini öne sürdü.
· Bu vahim iddiaların ardından Atmaca, iddiaların netleşmesi ve akıllardaki soru işaretlerinin giderilmesi için Başkan Ünal Işık’tan kamuoyunu acilen bilgilendirmesini talep etti.
1 Ay Geçti, Sessizlik Sürüyor: Neden Açıklama Yok?
Başkan Ünal Işık’ın "İnceleyelim" sözünün üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Ancak geriye dönüp bakıldığında ne "Evet, iddialar doğrudur soruşturma başlattık" denildi ne de "Bu iddialar asılsızdır, iftiradır, yasal süreç başlatıyoruz" şeklinde kurumsal bir refleks gösterildi.
Ortadaki bu derin sessizlik, akıllara şu kritik soruları ve ihtimalleri getiriyor:
1. Vatandaşa Hesap Verme Sorumluluğu Göz Ardı mı Ediliyor?
Belediye yönetimi, kendisini seçen halka ve kamuoyuna açıklama yapma ihtiyacı hissetmiyor mu? "Biz nasıl olsa yönetiyoruz, bir şey anlatmamıza gerek yok" mantığı mı hakim?
2. "Algı Operasyonu" Deyip Geçme Kolaycılığı mı?
Muhalefetin ya da meclis üyelerinin dile getirdiği her ciddi iddiayı, bir açıklama getirmek yerine doğrudan "algı operasyonu" olarak nitelendirip üstünü kapatma alışkanlığı mı devreye giriyor?
3. "Seçmen Nasıl Olsa Bize İnanır" Konforu mu?
"Ne olursa olsun, ne söylenirse söylensin İzmir seçmeni bize inanmaya devam eder" şeklindeki siyasi konfor ve sandık garantisi algısı, şeffaflık ilkesinin önüne mi geçiyor?
Sonuç Olarak; İzmir’in ve ilçelerinin yerel yönetimde yapısal vizyonsuzlukla ve iddialarla anılmasının temel sebebi, işte bu "sessiz kalarak unutturma" politikasıdır. Gaziemir halkı ve İzmir kamuoyu, bu ciddi rüşvet ve sponsorluk iddialarının örtbas edilmemesini bekliyor.
Şimdi gözler yeniden Belediye Başkanı Ünal Işık’ta: Bu sessizlik daha ne kadar sürecek, yoksa somut bir açıklama gelecek mi?





