Yıl 2019 Cemil Tugay Karşıyaka belediye başkanı seçilir. Belediyeyi devir aldığında Belediyenin Şirketleri dahil borçları 350 milyonlarıdır. Dolar kuru 5,54 liradır. Yani 63 milyon dolar karşılığı borç vardır. Belediyeyi Yıldız Ünsal İşçimenler’e teslim ettiğinde 3 milyar lira borç olduğu açıklandı. Dolar kuru 32 lira ve karşılığı da 93 milyon dolara geliyor. Yani borcun reel artışı 30 milyon dolar, Türk parası olarak 5 yıllık borç artışı yaklaşık 1 milyar lira.

Geçtiğimiz 5 yıllık dönem de 2 yıl pandemi ile geçti. Ekonomik kriz ile harcamalar %350 arttı. Belediye gelirleri ise %150 arttı. Dolayısı ile tüm belediyeler borçlanmak zorunda kaldı. Tüm ilçe Belediyelerinin borçları katlanarak büyüdü.

Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri olmak üzere bütün belediyeler arsa ve bina gibi mal varlıklarını satarak ihtiyaçlarını karşıladılar. Karşıyaka Belediyesinin ise Vergi ve SGK borçlarından dolayı 255 kalem olan tüm malvarlığına haciz işlemi uygulandı. Oysaki mal varlığının 8 tanesini satsa borçlarını ödeyecek. Hukuki deyimi ile ‘Aşkın Haciz’ yapılıyor. Anlayacağınız Vergi Dairesi ve SGK Cemil Tugay’ın elini ve kolunu bağlıyor. Cemil Tugay ağlamadan sızlamadan, ortalığı velveleye vermeden hukuk mücadelesine başlıyor. Vergi Dairesini mahkemeye veriyor ve kazanıyor. Ancak SGK haczi ile ilgili dava halen devam ediyor.

Geçtiğimiz dönem birçok belediyede usulsüzlükler ve yolsuzluklar hakkında davalar açılırken, yasal mevzuata uygun olmayan işler sayıştay raporlarına yansırken Karşıyaka Belediyesi ile ilgili en ufak bir husus tespit edilmiyor. Hatta bu tip konuların söylentisi bile ortada dolaşmıyor. Gelgelelim algı operasyonunu yürütenler Mavişehir’deki hisseli bir arsanın, küçük hissedar olan Belediyeden Büyük hissedar olan Cengiz inşaata satılmasını dillerine dolayarak ‘Beşli çete-saray Müteahhitti ile iş tutuyor’ diye çamur atmaya çalışıyorlar. Hiç kimse Mavişehir’deki İmar Uygulamasını Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yaptığını Belediye payına düşen arsayı Cengiz İnşaatla hisselendirdiğini sorgulamıyor. Geçtiğimiz dönem Tunç Soyer idaresindeki Büyükşehir Belediyesi tarafından aynı durumda olan 42 arazinin diğer hissedarlara aynı şekilde satıldığını dile getirmiyor. Bu yapılanın kanuni bir zorunluluktan dolayı olduğunu ifade etmiyor.

Aziz Kocaoğlu döneminde Üçkuyular-Narlıdere Metro hattının inşaatının  ‘5’li Çete-Saray Müteahhitti ‘olmakla suçlanan Gülermak firması tarafından yapıldığını unutup Tunç Soyer’in Üçyol-Buca’ metro inşaatı ihalesini 500 milyon lira daha pahalı teklif vermesine rağmen Gülermak firmasına verdiğini görmezden geliyorlar.

Cemil Tugay’ın üst düzey bürokrat ve şirket yetkililerini değiştirmesi basına ’Kıyım’ olarak yazdıranlar; Başta Tunç Soyer olmak üzere bütün belediye başkanları kendi ekiplerini kurmak için aynı şekilde değişiklik yaptıklarında neden hiç açıklama yapmadılar merak etmiyor musunuz? Tunç Soyer döneminde başkanı yanlış yönlerin ve kötü yönetim sergileyen bürokratlar bunlar değil miydi? Bu bürokratların değişmesi normal değil mi? Sayıştay’ın Milyonlarca lira zimmet çıkardığı ve bir çok usulsüz işlemi yazdıkları bürokratlar bunlar değil mi? Biz bu propagandanın amacının, mevcut bürokratların yerini koruması ve eski düzeni sürdürmek için operasyoncuların kendi adamlarını yerinde tutabilmeyi sağlamak olduğunu görüyoruz.  

Cemil Tugay’ın tek suçu; kapalı kapılar ardında iş tutmaması, kimseye ihale vermemesi, yanlış yapan hiç kimse ile çalışmaması, Belediyenin malına-parasına sahip çıkması ve  siyasetçiler ile ortaklık yapmamasıdır.

Bu algı operasyonunu yapanlar kim diye sorarsanız cevap çok basit; Belediye Başkan Adayı olamayanlar, Özgür Özel’e karşı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen CHP örgütündeki yöneticiler, yeniden aday olamayan Belediye Başkanları, yerlerini korumak isteyen üst düzey Belediye bürokratları olduğunu görürsünüz. Yeni dönemde seçilen, siyasi ve idari tecrübesi olmadığından ne yapacağını bilemeyen yeni İlçe Belediye başkanları da yaptıkları gerçekten uzak hareket ve söylemlerle algı operasyonu yapanların ekmeğine yağ sürüyorlar. Geçtiğimiz dönem tüm belediye başkanları tarafından finanse edilen basın organlarını da bu operasyona alet ediyorlar.

Ancak bu operasyonu çekenlerin unuttuğu şey; kısa vadede başarılı gözükseler bile uzun vadede   gerçekler mutlaka açığa çıkar. İzmir Halkının ferasetini dikkate almayan algı operasyonunu yürütenlerin hüsrana uğraması kaçınılmazdır.

Zafer Partisi İzmir İl Başkanı birgüvi'den 90 dakika kararını eleştirdi Zafer Partisi İzmir İl Başkanı birgüvi'den 90 dakika kararını eleştirdi