Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın makam aracının otoparkta kurşunlanmasıyla başlayan süreç, belediyeye ait Akvaryum Kafe, Ataşehir’deki belediye tesisi ve son olarak İmar Müdürü’nün kardeşinin işlettiği huzurevinin kurşunlanmasıyla tırmandı.
Gazeteciler Mustafa Tübcel, Arif Çayan, Ezgi Yeşil ve Önder Şengüler tarafından tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.
Yerel yönetimi hedef alan kurşunlama olaylarının arka planının, kamuoyundaki yankılarının ve siyasi yansımalarının ele alındığı programda konuşulanlar
Çiğli’de Neler Yaşandı?
Programın açılışını yapan Mustafa Tübcel, Çiğli’nin son haftalarda organize saldırılarla çalkalandığını belirtti:
-
Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın makam aracı otoparkta 4 el ateş edilerek kurşunlandı.
-
Ardından belediyeye ait Akvaryum Kafe motosikletli şüphelilerce kurşun yağmuruna tutuldu.
-
Ataşehir Mahallesi’ndeki tesise gece yarısı düzenlenen saldırıda binaya 5 kurşun isabet etti.
-
İmar Müdürü Tekin Coşkun’un kardeşinin işlettiği huzurevi dahi silahlı saldırıya uğradı.
Arka Plandaki İddialar: Mustafa Tübcel, kulağa gelen kulis bilgilerine göre bu saldırıların arkasında "Serdengeçtiler" olarak bilinen bir suç örgütünün yer aldığını ifade etti. Saldırıların temel sebebinin; belediyeden usulsüz imar ve ruhsat taleplerinde bulunulması, Başkan Onur Emrah Yıldız ve İmar Müdürü Tekin Coşkun’un ise bu rant taleplerine geçit vermemesi olduğu aktarıldı. Yıldız’ın olayların ardından "Halkın iradesinin hedef alındığı bu organize şiddet girişimlerine boyun eğmeyeceğiz" dediği hatırlatıldı.
"Belediye Çalışanları ve Halk Huzursuz, Açıklamalar Net Olmalı"
Çiğli’nin geçmişten bu yana bu tür olaylara yabancı olmadığını belirten Arif Çayan, olayların yarattığı güvensizlik ortamına dikkat çekti:
Belediye çalışanlarının kuruma girerken dahi büyük bir korku ve tedirginlik yaşadığını, gece vakti açılan ateşlerin yoldan geçen masum bir vatandaşa da denk gelebileceğini söyledi.
Başkan Yıldız’ın "aramızda husumet var" veya "halkın iradesi" gibi yuvarlak ifadeler yerine açık konuşması gerektiğini savundu. "Gelsin, 'Şu şahıslar benden usulsüz imar istedi, yapmadım' diye kamuoyuna takır takır açıklasın" diyerek kamuoyu desteğinin ancak netlikle kurulabileceğini vurguladı.
Başkan Yıldız’ın şu an Ankara’da görüşmeler yürüttüğünü belirten Çayan, 10-15 gün içerisinde Çiğli ve İzmir’de siyasi anlamda farklı gelişmelerin yaşanabileceğini iddia etti.
"Sessiz Kalmak Olayı Derinleştirir"
Olayın sıradan bir kamu olayı olmadığını, halkı ve ilçeyi infiale sürüklediğini ifade eden Ezgi Yeşil:
-
"Karşımızda normal bir vatandaş değil, kamu iradesini temsil eden bir belediye başkanı var. Sürekli videolar ve haberler yayılırken sessiz kalmak veya olayı geçiştirmek infiali büyütür" değerlendirmesinde bulundu.
-
Zamanında komşu ilçelerde veya Çiğli’de yaşanan acı olayları hatırlatarak, yönetimin ve başkanın bir an önce çıkıp net bir duruş sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.
"Siyasi Sahiplenme ve Kamuoyu Eksikliği"
Saldırıların ardından ortaya çıkan siyasi tabloyu değerlendiren Önder Şengüler ve Mustafa Tübcel:
Önder Şengüler, hükümet kanadının ve AK Parti milletvekillerinin (Eyüp Kadir İnan dahil) açıklama yaparak saldırıları kınadığını ve başkana sahip çıktığını belirtirken; CHP ve yeni kurulan partilerin başkana yeterince sahip çıkmadığını ifade etti.
Şengüler, başkanın net açıklamalar yapmaması nedeniyle kamuoyunda "Acaba bir şey mi saklanıyor?" algısının oluştuğunu ve bu yüzden belediye önünde binlerce kişinin toplanarak kitlesel bir tepki veremediğini savundu.
Mustafa Tübcel, ana muhalefetin ve siyasetin dağınıklığı nedeniyle yerel yöneticilerin hedef haline gelebildiğini, net bir iletişim kurulmadığı takdirde şehir halkının da başkana gereken desteği veremediğini belirtti.




