CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, İzmir Çevre Yolu Bayraklı Tünelleri girişinde geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan ve yaklaşık 40 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybeden moto kurye Akın Payaz’ın ölümüyle ilgili İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği iki ayrı yazılı soru önergesiyle konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

“CHP’Lİ KILIÇ 35 SORUYA CEVAP İSTEDİ”

CHP’li Kılıç, İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına toplam 35 soru yönelterek; kazaya neden olduğu öne sürülen metal parçanın hangi araçtan düştüğünün, olay saatinden kısa süre önce bölgeden geçtiği belirtilen kırmızı vincin tespit edilip edilmediğinin, kamera kayıtlarının neden zamanında incelenmediğinin ve delillerin toplanmasında herhangi bir ihmal bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

9 Haziran 2026 günü saat 20.46 sıralarında meydana gelen kazaya ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, seyir hâlindeki kırmızı renkli bir vinçten düştüğü iddia edilen metal parça önce iki araçla temas etti, ardından Akın Payaz’ın kullandığı motosiklete isabet etti. Kazada ağır yaralanan Payaz, tedavi gördüğü hastanede yaklaşık 40 gün sonra yaşamını yitirdi. CHP’li Kılıç, kamera kayıtlarının günler ve haftalar sonra posta yoluyla emniyet birimlerine gönderildiği, olay yerindeki kamera sistemlerinin eski ve görüntü kalitesinin yetersiz olduğu yönündeki iddiaların da mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti.

“YAŞAM HAKKI, DELİLLERİN ZAMANINDA VE ÖZENLE TOPLANMASINI DA GEREKTİRİR”

Akın Payaz’ın ölümüyle sonuçlanan olayın sıradan bir trafik kazası olarak değerlendirilip dosyanın kapatılmaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Kılıç, şu açıklamada bulundu:

“Yaşam hakkı yalnızca bir insanın hayatının korunması anlamına gelmez. Kamu makamları, ölümle sonuçlanan olaylarda maddi gerçeği bütün yönleriyle ortaya çıkarmak, delilleri zamanında ve özenle toplamak, sorumluluğu bulunan kişi ve kurumları belirlemekle yükümlüdür. Akın Payaz’ın ölümüne neden olan olayda metal parçanın hangi araçtan düştüğü, olay yerinden geçtiği belirtilen kırmızı vincin neden tespit edilemediği, kamera kayıtlarının neden günlerce ve haftalarca bekletildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Ölümle sonuçlanan bir kazada kamera görüntülerinin posta yoluyla gönderilmesi, kayıtların incelenmesinin bürokratik yazışmalara bırakılması ve delillerin kaybolma riskinin göze alınması kabul edilemez. Delillerin zamanında toplanmaması, yalnızca idari bir eksiklik değildir; adalete erişimi engelleyen ve yaşam hakkı ihlalini ağırlaştıran bir ihmale dönüşebilir.”

CHP’li Kılıç, olay bölgesindeki KGYS, plaka tanıma sistemi, HGS geçişleri, tünel ve otoyol kameraları ile yol bakım ve devriye kayıtlarının eksiksiz biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti. Kaza saatinden kısa süre önce bölgeden geçtiği ileri sürülen kırmızı vincin yanı sıra metal parçaya daha önce çarptığı belirtilen iki aracın da tespit edilmesi gerektiğini ifade eden CHP’li Kılıç, metal parça üzerinde boya, kırılma yüzeyi, üretici işareti ve temas izi incelemesi yapılıp yapılmadığını sordu.

“BU DOSYANIN ÜZERİ BÜROKRATİK GECİKMELERLE KAPATILAMAZ”

İzmir'de yeni parti rüzgarı! CHP'de istifalar başladı
İzmir'de yeni parti rüzgarı! CHP'de istifalar başladı
İçeriği Görüntüle

Kaza tespit tutanağında yer aldığı belirtilen 55 metrelik sürüklenme mesafesi ile olay yerindeki fiziksel bulgular ve tanık anlatımları arasında çelişkiler bulunduğuna dikkat çeken CHP’li Kılıç, bu tespitin hangi teknik ölçüm ve maddi delillere dayandığının da açıklanmasını istedi.

CHP’li Kılıç açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Akın Payaz’ın ailesinin ve sevenlerinin adalet talebi, yalnızca bir ailenin kişisel beklentisi değildir. Bu talep, her gün ekmeğini kazanmak için yollarda çalışan binlerce moto kuryenin, işçinin ve yurttaşın yaşam hakkı talebidir. Türkiye’nin en yoğun ulaşım güzergâhlarından birinde kamera sistemlerinin yetersiz olduğu, görüntülerin zamanında temin edilmediği ve soruşturmanın bürokratik işlemler nedeniyle geciktiği iddia ediliyorsa, burada yalnızca bireysel değil, kurumsal sorumluluk da araştırılmalıdır. Kameraların çalışıp çalışmadığı, bakımlarının ne zaman yapıldığı, görüntülerin neden elektronik ortamda değil posta yoluyla gönderildiği, yol üzerindeki yabancı cisimlerin neden zamanında tespit edilemediği ve olay sonrasında görevini gereği gibi yerine getirmeyen kamu görevlileri bulunup bulunmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Bu dosyanın üzeri bürokratik gecikmelerle, eksik tutanaklarla veya yetersiz görüntülerle kapatılamaz. Akın Payaz’ın ölümüne ilişkin hiçbir soru cevapsız, hiçbir delil incelenmeden ve hiçbir ihmal araştırılmadan bırakılamaz.”

CHP’li Kılıç, İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorularda emniyet birimlerinin olay sonrasında yaptığı işlemleri, kamera kayıtlarının talep ve teslim tarihlerini, olay yerindeki delillerin muhafaza edilip edilmediğini ve soruşturma sürecinde ihmal bulunup bulunmadığını gündeme getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına verdiği önergede ise Bayraklı Tünelleri ve İzmir Çevre Yolu’ndaki kamera altyapısının teknik yeterliliğini, bakım ve temizlik süreçlerini, yol güvenliği sistemlerini, yabancı cisimlere müdahale prosedürlerini ve kayıtların adli makamlara ulaştırılmasındaki gecikmeleri sordu.

CHP’li Kılıç, “Akın Payaz artık aramızda değil. Ancak ailesine ve kamuoyuna karşı sorumluluğumuz, bu ölümün karanlıkta kalan hiçbir yönünü bırakmamaktır. Sorumluluğu ve ihmali bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Akın Payaz için adalet sağlanıncaya kadar bu sürecin takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı.