CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile CHP İzmir Milletvekilleri Salih Uzun, Yüksel Taşkın ve Ümit Özlale, 19 Mart protestoları sırasında Cumhurbaşkanına hakaret ettikleri iddiasıyla 17 Aralık’ta tutuklanan 4 üniversite öğrencisini Aliağa Şakran Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP’li isimler, davanın siyasi bir nitelik taşıdığını savunarak gençlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Ziyarete katılamayan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Adalet Bakanlığı’ndan gerekli iznin verilmemesi nedeniyle cezaevine girişine izin çıkmadığını belirtti. Güç, “Anadolu’nun dar gelirli ailelerinden gelen dört gencimizi ziyaret etmek istedik. Ancak İl Başkanı olarak görüşmeye katılmam uygun görülmedi. Bunun gerekçesi, dosyanın Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında değerlendirilmesi. Bu yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Bu gençler hayatlarında ilk kez böyle bir süreçle karşı karşıya kaldı ve ciddi bir desteğe ihtiyaç duyuyor. Kendilerini yalnız hisseden, gencecik insanlar bunlar. Bu tür olaylarda gençlerin yanında durulmalı” ifadelerini kullandı.
CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın ise sürecin bir baskı ve sindirme girişimi olduğunu dile getirerek, gençlere sahip çıkmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Taşkın, “Bir kişiyi bile geride bırakmadan, dayanışmayı büyüterek bu mücadeleden alnımızın akıyla çıkacağız. Uzun yıllar üniversitede akademisyen olarak görev yaptım. Bugün milletvekiliyim. İçeride dört tane son derece nitelikli, pırlanta gibi genç var. Daha önce Silivri’de de benzer ziyaretlerde bulunmuştum ve oradaki gençlerle gurur duymuştum. Bir ülke gençlerine sahip çıkmazsa geleceğini kaybeder. Dik duran gençlerini harcayan toplumlar ayakta kalamaz. Bu gençler anayasal haklarını kullandıkları için, olaydan aylar sonra tutuklandılar. Ortada bir suç unsuru yok. Bu dosya açıkça siyasi bir dosyadır, bir gözdağı davasıdır. Biz bu gençleri en kısa sürede özgürlüklerine kavuşturacağız. Eğitimlerini tamamladıklarında topluma faydalı bireyler olacakları ortada. Cezaevinde dahi kendilerini geliştirmeye çalışan bir bilinçle hareket ediyorlar” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun da Cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarıyla açılan davalara ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Uzun, “Ziyaret ettiğimiz gençlerin bazıları 2004, bazıları 2006 doğumlu. Yani mevcut iktidar döneminde dünyaya gelmiş gençlerden söz ediyoruz. Kendi döneminde doğmuş gençlerle mücadele etmeyi tercih eden bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız. Bu öğrenciler üniversitede okuyor, finallerine giremiyor, en verimli yıllarını cezaevi koşullarında geçiriyor. Kaybedilen sadece onların zamanı değil; ülkenin geleceği de zarar görüyor. Geçmişte de Cumhurbaşkanına hakaret suçu vardı. Süleyman Demirel döneminde 158, Ahmet Necdet Sezer döneminde 165, Turgut Özal döneminde 202, Kenan Evren döneminde ise 340 dava açılmıştı. Bugünkü tabloda bu sayının 100 bini aştığını düşünüyoruz ve her yıl yaklaşık 10 bin yeni dosya açılıyor. Bu yaklaşım kimseye fayda sağlamaz. Herkesin bu tabloyu yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale ise tutuklu gençlerin eğitim haklarına ve geleceklerine dikkat çekerek, “Bugün dört tane son derece başarılı ve umut vadeden gencimizi ziyaret ettik. 19 Mart sürecinin ardından anayasal haklarını kullanarak sokağa çıkan bu gençler, finalleri başlamadan hemen önce tutuklandı. Eğer bugün on binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla cezaevine giriyorsa, sorunun toplumda değil, yönetim anlayışında aranması gerekir. Bu gençlerin tek isteği derslerinden geri kalmamak. Ülkenin geleceğini gönül rahatlığıyla emanet edebileceğimiz nitelikte gençler bunlar. Haksız bir şekilde cezaevinde tutuluyorlar. Onların kararlılığı ve morali bize de güç verdi. Aileleriyle de görüşeceğiz. Özgürlüklerine kavuştuklarında, bu adaletsiz düzene karşı birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.




