CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ednan Arslan, elektrik üretim maliyetlerinde gerileme yaşandığını söyledi. Öte yandan elektrik faturalarında dağıtım bedelinin enerji bedelini geçtiği tespitini yapan Arslan, dünyada ve ülkemizde enerji maliyetlerinin gerilediğini vurgulayarak, “İktidar zaten yanlış politikaları ile vatandaşımızı enflasyona ezdirmişken, bir de üzerine elektrik fiyatlarına ve doğalgaza zam yapmayı aklından bile geçirmemeli” dedi.

CHP Milletvekili Arslan, elektrik fiyatlarına yeniden zam yapılması tartışmaları üzerine yaptığı açıklamada şöyle dedi; “Dünyada pandemi ve Rusya-Ukrayna krizi sebebiyle yaşanan enerji maliyeti artışlarının üstüne bir de iktidarın yanlış ekonomi politikaları sebebiyle paramızın değer kaybetmesi ve enflasyondaki artış eklenince, vatandaşımızın üstüne binen enerji maliyetlerinin nasıl bir tabloya yol açtığını son iki yıldır hepimiz yaşadık ve gördük. Ancak dünyada enerji maliyetleri pandemi öncesine doğru gerilerken, ülkemizde vatandaşın sırtına binen yük ne yazık ki azalmıyor. Bunun tek sebebi iktidarın oluşturmuş olduğu derin ekonomik kriz ve yandaşlarını kollama çabası.”

Seçimlerin ardından ilk kabine yarın Seçimlerin ardından ilk kabine yarın

Arslan, maliyet esaslı değil, hep zam yapma esasına dayalı tarife oyunlarının sonucunda yurttaşın faturasının sürekli kabartıldığını şu hesaplamalarla ortaya koydu; “Sadece 2023 Ocak ayından bu yana elektrik piyasamızda takas fiyatları Megavatsaat başına ortalama 3400 TL’den 2200 TL’ye kadar gerilemiş durumda. Yani %35’lik bir azalmadan bahsetmek mümkün. Peki, iktidar ne yaptı? Enerji maliyetlerindeki bu düşüşü vatandaşa yansıttı mı? Hayır! Düşen enerji bedeli olduğu gibi, zam yapılarak, dağıtım bedeline aktarıldı. Böylece vatandaşın faturası 240 kWh tüketim için aynı kalacak şekilde enerji bedeli düşürülürken, dağıtım bedeline 2023 yılında Ocak, Nisan ve Temmuz olmak üzere 3 kez zam yaptı. Burada vatandaşın faturasını sabit tutarken dağıtım şirketlerinin aldıkları payı artırdılar. Bir vatandaşın ödediği elektrik faturasının oluşumunu incelediğimizde ortaya çıkan acı bir gerçek var. Ödediğimiz dağıtım bedeli, enerji bedelini geçmiş durumda. Faturalarımızın %58,25’ini dağıtım bedeli, yüzde %32,7’ini enerji bedeli ve %9.04’ünü KDV ve belediye fonu oluşturmakta. İktidar dağıtım bedeline zam yapmasaydı bugün 240 kWh tüketim için 353 TL ödemek yerine 228 TL ödüyor olacaktık. Yani 125 TL daha ucuza elektrik kullanacaktık.”

Ednan Arslan, zam yapılmasına ilişkin tartışmalara da tepki göstererek, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Şimdi gelinen noktada bir gerçek var, neredeyse tamamı özelleştirilmiş ve dolayısıyla dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere karşı oldukça savunmasız olan enerji piyasamız, Türk lirasındaki değer kaybının son aylarda giderek derinleşmesi üzerine sıkıntı içerisinde. Önümüzdeki fiyat güncelleme döneminde -artık ona da pek uymuyorlar- enerji fiyatlarında anlamlı bir artış olmamasına karşın yine zam yapılmasını gündeme getiriyorlar. Ağustosta artış eğilimi ortaya çıksa da bu artış, ocaktan bu yana yaşanan düşüşü ortadan kaldırmamıştır ve zam gerekçesi yapılamaz. İktidar zaten yanlış politikaları ile vatandaşımızı enflasyona ezdirmişken, bir de üzerine elektrik fiyatlarına ve doğalgaza zam yapmayı aklından bile geçirmemeli. Enerji maliyetlerinde artış var diyerek bizleri kandıramazlar. Gerçek şudur, iktidar kamu yararından uzak, toplumun ihtiyacından uzak politikalar, liyakatsiz kadrolar ve ‘faiz sebep enflasyon sonuç’ şeklinde kendi bakanlarının bile rasyonel olmadığını itiraf ettiği uygulamayla ülkeyi derin bir krize sokmuştur. Enerji piyasamızda eğer bir zam baskısı var ise bu, iktidarın şirketleri denetlememesi ve TL’deki değer kaybından kaynaklıdır. Tek sorumlu iktidardır.”

Arslan, “Fatura içinde dağıtım bedelinin enerji bedelinden daha fazla ağırlığa sahip olması, yapılan özelleştirmelerin açık bir sonucudur. Acilen enerjide kamunun payı artırılmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.