CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan süreç, parti genel merkezinde gerginliği tırmandırdı.

İddia: Kılıçdaroğlu 4 vekilin ihracını istedi
İddia: Kılıçdaroğlu 4 vekilin ihracını istedi
İçeriği Görüntüle

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine iade edildiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ile birlikte bazı isimlerin sabah saatlerinde Ankara’daki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi önüne geldiği bildirildi.

Genel merkezin tahliyesine ilişkin tebligat yapılacağı yönündeki iddialar üzerine bölgede toplanan gruplar arasında tansiyon yükseldi. Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerle, genel merkezde bulunan ve Özgür Özel’i destekleyen partililer arasında sözlü tartışma kısa sürede fiziki müdahaleye dönüştü. Yaşanan arbedede tarafların birbirine tekme ve yumruklarla karşılık verdiği görüldü.

Polis ekipleri bina önüne gelirken, bina içinde barikat kuruldu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir açıklama yaptı.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir şunları söyledi:

"Bugün demokrasimize ağır bir darbe yapılmaya çalışılmış, sandığımız kaçırılmaya çalışılmış ve bunu yapmak üzere zorla, zorbalıkla genel merkezimize girilmeye çalışılmıştır. Biz başından beri mutlak butlan diye bir kararın olamayacağını, ilgili kanunlara tamamen aykırı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasal zemini altüst etmek üzerine yaratılan bir kavram olduğunu, nihai amacının da siyasi operasyon olduğunu açıkça söylemiştik. CHP'nin yükselişini önleyemeyenler, iktidar yürüyüşünün önüne geçemeyenler, cumhurbaşkanı adayımızın bileğini bükemeyenler önce İstanbul'da bir darbe yaptılar, cumhurbaşkanı adayımızı zindanlara koydular. Başaramayınca CHP'nin kurumsal kimliğine saldırmaya karar verdiler. Bu saldırı haksızdır, hukuksuzdur, kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz!

Biz bunları söylerken bir yandan da CHP'nin tarihine yakışır şekilde bir iletişim kurarak bu demokrasi krizini olabilecek en az hasarla atlatmanın çarelerine baktık, iletişim kurmaya çalıştık. Nitekim dün akşamın geç saatlerine kadar iki milletvekili arkadaşımızla bugün için saat 12.00 için sözleşmiştik. Özellikle kurultayın tarihini kesinleştirmek üzere toplanacaktık. Bizim açımızdan bu bir darbe girişimidir. Çok partili rejimin yok edilmesidir. Buradan çıkışın tek bir yolu vardır, o da acil kurultaydır. Mademki bizim yaptığımız kurultayımızı saymıyorsunuz lekelemeye kalkıyorsunuz, iki olağanüstü kurultayı saymıyorsunuz, o halde getirin sandığı hangi delegeyle istiyorsanız onunla kurultay yapalım!

Bizim beklentimiz buyken arkadaşlarımız bir yerlerden buldukları mafya bozuntularıyla, CHP'yle hiçbir ilişkisi olamayacak birileriyle sabahın köründe boy göstererek adeta tehdit ederek, kapımıza dayandılar. Ve biz buna rağmen örgütümüzün, sizlerin direnciyle bu saldırı girişimini püskürttük ve yine uzlaşı arayışı içerisindeyiz. Biz ne ülkemizin ne de CHP'nin böyle bir krizi hak etmediğini, bu krizin mutlaka bir iletişimle çözülmesi gerektiğini söylüyoruz ve inanıyoruz. Sayın İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık. Birazdan gideceğiz ve bize göre kritik noktaları arz edeceğiz. Sayın İçişleri Bakanı'ndan da hiç kimsenin burnunun kanamadığı, hiçbir polis memurumuza en ufak bir hamlenin yapılmadığı, üniformalarının çizilmediği, demokrasimizin yara almadığı, tam tersine demokrasimiz adına umut büyüteceğimiz bir adımın olacağı bir çözüm bekliyoruz. Bunun için görüşeceğiz."