CHP grup toplantısı, her hafta salı günü olduğu gibi Meclis'te gerçekleşti. Toplantı başlamadan 2 saat öncesinden itibaren görevdeki ve eski milletvekilleri salonda yerlerini aldı.

MUTLAK BUTLAN KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs'ta CHP'nin Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı'nı baştan itibaren geçersiz sayarak Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştırmıştı.

Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve delegelerin, kurultaydaki usulsüzlük iddialarıyla açtığı davada mahkeme mutlak butlan kararı vermişti. Kararla birlikte, yapılan tüm olağanüstü kurultaylar ve alınan kararlar da yok hükmünde sayıldı ve Genel Başkan Özgür Özel, MYK ve PM üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı. Kurultay öncesi hukuki duruma dönülerek Kemal Kılıçdaroğlu ve eski parti kurullarının tedbiren görevi devralmasına karar verildi.

Özgür Özel yönetiminin karara yaptığı itiraz, YSK tarafından, adli mahkemelerin kararlarını denetleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi. CHP grubu 96 milletvekilinin oyu ve 15 milletvekilinin dilekçesiyle Özgür Özel'i Grup Başkanı seçti.

KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL'DEN BAYRAMLAŞMA TOPLANTILARI

30 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi'nde Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Güvenpark'ta Özgür Özel bayramlaşma toplantısı düzenledi. Kılıçdaroğlu buraya yaptığı açıklamada "Arınacağız! Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, "FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için ve rüşvete bulaşan belediye başkanlarını bu partiden ayıklayamadığım için sizlerden özür diliyorum" dedi.

Özgür Özel de Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, "Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun" çağrısında bulundu. "Mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez" diyerek mahkeme kararıyla yönetimin değişmesini meşru bulmadığını belirtti.

GRUP TOPLANTISI TARTIŞMASI

Mutlak butlan kararıyla genel başkanlık makamına tedbiren geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, TBMM Başkanlığı’na resmi bir yazı gönderdi. Yazıda, genel merkez yönetimi olarak 2 Haziran günü için herhangi bir CHP Grup Toplantısı taleplerinin bulunmadığı belirtildi. Özel, "Haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım" diyerek toplantının planlandığı gibi gerçekleşeceğini duyurdu.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada "CHP bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli" diyerek topu partiye attı ve hukuki süreç netleşene kadar meclis teamüllerinin işletilmesine karar verdi.

ÖZEL KÜRSÜYE ÇIKTI

Saat: 13.30'u gösterdiğinde ise CHP Grup Başkanı olarak Özgür Özel, partililerine seslenmek üzere kürsüye çıktı. Özel'in konuşması "Hain Kemal" sloganlarıyla kesildi. Özel, 'mutlak butlan' kararı sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin mesajlar da verdi.

"Bu bir toplantı değildir, partiye karşı saldırılara göğüs germe ve yürüyüşe geçme ziyaretidir. Üç haftalık aranın ardından milletin meclisinde olmamız gereken yerde, olmamız gereken kürsüdeyiz. Biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta; dostu düşmanı ayırmakta. Siz sokaktaki öfkeyi görenlersiniz ama bizim görevimiz bu öfkeyi bu kutsal çatının altına taşımak değildir. Bizim görevimiz bu çatının altına bir mücadele ve umut seslerini taşımaktır" diyen Özel, özetle şunları söyledi:

Çağatay Güç'ten Buca operasyonuna sert tepki
Çağatay Güç'ten Buca operasyonuna sert tepki
İçeriği Görüntüle

"Seçimi rakipsiz ya da rakiplerini kendilerinin belirlediği, şekli bir demokrasiye dönmek istiyorlar. İşte ne yaşıyorsak yaşadıklarımızın hepsi asla kabullenilemeyen bir gerçekliğe direnmekten kaynaklanmaktadır. Yapılan iş bir sonraki Cumhurbaşkanına, şimdi yaşanan da, iktidara gelecek olan partiye yapılan darbedir. Üç yıl öncesini hatırlamayım.

Çok kazanmamız gereken bir seçimi kaybettik ve kahrolduk. O seçimin ertesi sabahı ağlamayan kimse olmadığına inanmıyorum bu salonda. Bir daha kaybetmemeliyiz diyen anlayış, CHP değişirse Türkiye değişir diyen anlayış, her yaştan genciyle hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler.

Bizde seçimi kaybettiğinde, görevi Demokrat Parti'ye veren İsmet İnönü'nün madalyası var. Demokrasinin gerçekten yerleştiğini gösteren bir madalya. Şayet görevi bırakmayı bilseydi onun da madalyası daha büyük olacaktı. İhanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde bir duygu oluşturuyorsa anlamlıdır. CHP, 47 yıl sonra kurulduğu gündeki gibi Türkiye'nin birinci partisi oldu.

Partinin başında otur, makbul olan budur diyenlere gerekli cevabı verdikten sonra, biz partinin başında otururuz bir kez daha kaybederiz dediler. Karşımızda, 5 Kasım Kurultayı ile 31 Mart seçim sonucunu sindiremeyenlerin ittifakı var. Onlar bu partinin kapısına dayanarak en büyük kötülüğü yaptılar. İki tane CHP görüntüsü var. Bir tarafta biz, diğer tarafta hukuk kararıyla partinin genel merkezinde oturanlar var. Bizden birileri değil, bir başkaları oturuyor orada. Meclis'e yürüyüşümüz, bu çatıya sığınışımız bir milattır. Biz o yürüyüşle, köhnemiş bir kara düzeni arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık.

Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir. Millet ile Sayın Erdoğan arasındaki meseledir. 15 Temmuz darbesine karşı ilk telefonu ben açtım AK Parti'ye. Yanımda 15 milletvekili arkadaşım vardı Meclis'i açtırdık. Darbecilere teslim olmayız dedik. Seçilmiş parlamentonun arkasında, darbenin tam karşısındayız dedik. Ertesi gün bize tarihi yayın yapanlar o günleri hatırlasın. Biz en büyük siyasi rakibimize darbeye karşı destek verdik. 'Biz bu darbenin hiçbir yerinde yokuz' demekle olmaz, darbeye karşı olunur.

Delegelere bin 200 tane cep telefonu dağıtıldı dediler bir tekini ispatlayamadılar, iddianameye giremediler. KİPTAŞ'tan konut dağıttılar dediler. Hadi gösterin dedik gösteremediler. Dün sabah harekete geçtik ve 15 günde 552 delege olur mu sorusuna cevap ararken, saat: 12.15'te 600 delege sayısına ulaşıldı. Kurultay için delege sayısı 800'ü aşarken bir haber yayınlandı ve delegelerin de hesaplarına bakılacak dediler. Hangi dönem seçilmiş olursa olsun CHP'nin hiçbir delegesi, sizin kurultaylarınızda hani saat dağıtıyorsunuz, bir selamımla bin delegeden kurultay başvurusu geliyor. O delegelere selam olsun."

"Millet iradesinin saldırı altında" olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti: "Bu millet, devlete her türlü hizmeti eder ama devlet ile milleti yarıştırırsan bu millet kazanır. Bizi asıl yaralayan düşmanın attığı taş değil, zamanında dost bildiklerimizin yaptıkları olmuştur. Bugüne kadar açıp ağzımı bir şey söylemedim. Bu haksızlıklara karşı geri adımlar atılır en kısa zaman kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünür. Genel başkan oldum, iki kişinin işine son verdim. Daha önce görüştüğüm iki kuruma aynı şartlarda tazminatını vererek gönderdim. Onun dışında bir tane emekçinin ekmeğiyle oynamadım, ekmeğine el sürmedim. Şimdi 24 yıllık emek veren arkadaşlarımızı tazminatsız çıkarmışlar, diyor ki bir inceleyeceğim. Gün gelecek ben o itirafı atan avukatları, basın danışmanını çok güzel inceleyeceğim."

Kaynak: Habertürk