Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube, Terörle Mücadele Şube ve Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Çeşme Belediyesi'ne yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilere; "Suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak", "Rüşvet ve irtikap", "Resmî belgede sahtecilik", "Delilleri karartma" ve "Resmi evrakı imha etmeye teşebbüs" gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor. Toplam 12 şüpheliden 8'i gözaltına alınırken, eski belediye başkan yardımcısı Onur Gül’ün halihazırda başka bir soruşturmadan tutuklu olduğu, 3 kişi hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

"Resmi Evraklar Yakılarak İmha Edilmeye Çalışıldı" İddiası

Operasyonu tetikleyen ana olayın, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ne ait resmi belgelerin imha edilmeye çalışılması olduğu belirtildi.

Mustafa Tübcel: "Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne ait resmi belgelerin bir temizlikçi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı ihbarı üzerine jandarma ekipleri adrese baskın yaparak olayı suçüstü tespit etmiş. Sorgulama ve soruşturmalarda evrak yakma talimatının İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiği iddia ediliyor. Başsavcılık, devam eden rüşvet ve yolsuzluk dosyaları ile evrak yakma girişimini birleştirerek delillerin karartılması riskine karşı acil operasyon kararı almış."

"Bu işi bilen uzman kişilerle görüştüm. Babanızın bakkal dükkanındaki veresiye defterlerini bile böyle yakamazsınız. Bir komisyon kurulur; kaymakamlıktan, emniyetten, jandarmadan, belediyeden yetkililer evrakları inceler. Miadını doldurmuşsa tutanak tutulur ve gözetim altında imha edilir. Yakmak nedir? Kağıt kırpma makineleri var. Eğer savcılık operasyon yapmışsa, o yangından bir koku geliyor demektir."

Arif Çayan: "Belediyenin şantiye binasından evrakları kamyonete yüklüyorlar. Bir personel de bu görüntüleri çekip başkasına atıyor. Görüntüler sosyal medyada ve açık kaynaklarda dolanıyor. Resmi evrakları yakıyor diye jandarma operasyon yapıyor."

Önder Şengüler: "Evrak yakma olayını hem duydum hem de resimlerini bizzat gördüm, servis edildi zaten. Bu operasyonun bununla kısıtlı kalmayacağını düşünüyorum. Çeşme ile ilgili çok fazla duyum var. Ekiplerine hâkim olunamadı; lüks konutlar, lüks arabalar… Biz bunu zaten bekliyorduk."

Ezgi Yeşil: "Oranın bir usulü, adabı vardır. Savcılıktan, kaymakamlıktan izin alınır, başında nöbetçi durur, tutanak tutulur. Öyle karga tulumba çuvallara koyup 'hadi götürüyorum' denmez. Bu aslında operasyonun bir aşamasıdır ve arkası çorap söküğü gibi gelecektir."

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Yönetim Tarzına Eleştiriler

Programda, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin meclis toplantılarındaki üslubu ve yönetim anlayışı sert sözlerle eleştirildi:

Ezgi Yeşil: "Güçlü bir babanın kızı olarak belediye başkanlığı bir lütuf gibi sunuldu. Urla’dan başlayan hikâye Çeşme’de devam etti. Bir kadına, o makamın ağırlığına yakışmayan cümleler kullanılıyor. Çıkart o zaman belediye başkanı kimliğini, ne diyorsan söyle. Ama o makamın bir temsil ağırlığı vardır."

Önder Şengüler: "Cumhur İttifakı meclis üyelerine sesleniyorum; çok sessiz duruyorlar. Meclis üyesine 'Hadi hadi ağlama, sana mikrofon versinler' denir mi? Lal Denizli, Cumhuriyet Halk Partisi ve ilçe başkanlığı kalkanı olmadan Çeşme’de bir mahalleye muhtar adayı olsa kazanabilir mi? 'Cumhur İttifakı’na söz hakkı vermek benim için lütuftur' anlayışıyla meclis yönetilemez. O meclisi neden terk etmiyorlar, neden tepki göstermiyorlar?"

Arif Çayan: "AK Parti ve MHP ilçe başkanları nerede? Neden açıklama yapılmıyor? Çıkın belediyenin kapısına çelenk koyun, protesto edin; 'Sen benimle böyle konuşamazsın' deyin. Gerçekten başkan mecliste konuşurken kendini kaybediyor."

İzmir’in kestanesine gal arısı kalkanı
İzmir’in kestanesine gal arısı kalkanı
İçeriği Görüntüle

Mustafa Tübcel: "Ben evimde bile öyle konuşmam. Bir toplantıdayken kimse kimseye böyle hitap edemez. Takip etmeye devam edeceğiz."