Mustafa Tübcel Yorumluyor;
Rotamızı İzmir’in gözbebeği Çeşme’ye çeviriyoruz; ancak bu kez turizmle değil, milyonluk dev bir ihale krizi ve usulsüzlük iddialarıyla! Lal Denizli yönetimindeki Çeşme Belediyesi, kültürel ve sanatsal etkinlikler için ses, sahne ve ışık sistemi kiralamış. Buraya kadar her şey normal diyebilirsiniz. Ama sıkı durun; sadece 40 günlük bir organizasyon için belirlenen bedel, KDV dahil tam 68 buçuk milyon, hatta iddialara göre 71 buçuk milyon lirayı buluyor! Üstelik bu dev ihale, rekabete açık bir şekilde değil; kanunun sadece doğal afet ve salgın gibi olağanüstü durumlar için öngördüğü '21/b pazarlık usulüyle' yani adrese teslim şekilde yapılıyor!
Şimdi sormak gerekiyor: Çeşme’de her yıl tarihi aylar öncesinden belli olan, geleneksel Alaçatı Ot Festivali ya da yaz konserleri, belediye için nasıl bir 'öngörülemeyen ani olay' olabilir? İdarenin kendi planlama eksikliği, kanunun arkasından dolanmak için bir kılıf mıdır? İşte bu çarpıcı tabloya, geçmiş dönem Cumhur İttifakı Çeşme Belediye Başkan Adayı Esat Tanık’tan çok sert bir tepki geldi. Tanık, belediyenin halkın öz varlıklarını, milyarlık arazilerini tek tek sattığını vurgulayarak, 'Çeşme’mizin öz varlıkları satılıyor, ortada tek bir yatırım yok ama bu gelirler pazarlık usulüyle yandaş firmalara peşkeş çekiliyor' diyerek adeta kazan kaldırdı.
Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkeleri saydamlık, rekabet ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasıdır. Şeffaf bir yönetim anlayışında, ocak ayında açık ihaleyle çok daha uyguna çözülebilecek bu hizmetin, neden son dakikaya bırakılıp pazarlık masasında eritildiğinin hesabını Lal Denizli yönetiminin kamuoyuna acilen vermesi gerekiyor. Çeşme halkının parası nerelere, kimlere gidiyor? Biz de bu soruların takipçisi olmaya devam edeceğiz!"





