Çeşme, son günlerde belediye yönetimini ve imar birimlerini sarsan çok ağır yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlük iddialarıyla çalkalanıyor. Çeşme Belediyesi’nde görevli bir mimarın, imar ve şehircilik müdür vekili olan boşanma aşamasındaki eşi hakkında savcılığa ve belediyeye sunduğu dilekçeler, büyük bir siyasi ve hukuki tartışmanın fitilini ateşledi.
Moderatör Mustafa Tübcel'in sunumuyla Gündemin Nabzı programında Köşe Yazarı Önder Şengüler, Gazeteci Arif Çayan ve Ceza Hukukçusu Murad İdikurt Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin olaylar karşısındaki "sessizliğini" sert sözlerle eleştirdi.
Mustafa Tübcel
"Eşim İstanbul Tayfasına Kendini Kaptırdı, Yolsuzlukları Tek Tek Belirteceğim"
Olayın muhataplarıyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştiren Medya Ege Yayın Grubu Başkanı Arif Çayan, iddia sahibi mimar Efe Sağlamel ile yaptığı görüşmenin detaylarını şu sözlerle aktardı:
Arif Çayan: "Ben bu Efe Sağlamel ile Çeşme'de görüştüm. Adam Başından sonuna kadar anlattı. Dedi eşimle 15 yıldır birlikteyiz severek evlendik. Beraber aynı belediyede çalışıyorduk Eşim İstanbul tayfası gelince kendini kaptırdı dedi. Ben diyor eşimin yapmış olduğu yolsuzlukları tek tek belirtmek istiyorum dedi kamuoyuna. Nitekim diyor Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duruşunda bulunuyor. Diyor ki şu ada parçası var, bu ada parçası var. Ada parçası olarak söylüyor. Fotoğraflarını çekmiş. Hepsini belirtiyor. Suç duyurusun da bulundu. Aradan bir ay geçti, herhangi bir şey yok şimdi."
Program sunucusu Mustafa Tübcel’in "Adam sağlıklı mıydı kardeşim sen görüştüğünde?" sorusu üzerine Çayan, "Bana göre adam konuşabiliyor. Bilgi verebiliyor. Kafası çalışıyor. Cumhuriyet Savcılığı'na kadar gidiyorsa bana göre akli dengesi yerindedir" yanıtını verdi.
"Bağış Karşılığı İmar, Rüşvetle Yapı İzni ve 120 Bin Liralık Telefon İddiası"
Gündeme gelen iddiaların yenilir yutulur cinsten olmadığını belirten Mustafa Tübcel, dosyanın içeriğindeki vahim iddiaları şu şekilde sıraladı:
Mustafa Tübcel: "Ya abi biz onların aile yaşantısına ve duygusal olaylarına bakmıyoruz. Adamın söyledikleri çok ağır. Karım diyor... Belediyeye bağışlarla imar süreçlerinin arasında bağ var diyor. Belirli kişi ve şirketlere ayrıcalık sağlanıyor diyor. Bazı yapılara imar mevzuatına aykırı olmasına rağmen yapı kullanma izinleri veriliyor diyor. İşte telefon alınıyor, veriliyor bir şeyler diyor 120 Bin lira değerinde falan. Alaçatı'da bir yapı kayıt belgesi olmayan bir yeri yıkmıyorlar bilerek diyor. İşte eşim şunlarla görüşüyor. Bunlar bir sürü. Bazı villalar için rüşvet karşılığında yapı kullanma izni veriliyor diyor. Ya bunun gibi bir sürü şey."

"Lal Denizli Göreve Geldiğinden Beri Numara Yapıyor"
Belediye yönetiminin bu ağır ithamlar karşısında hiçbir idari inceleme başlatmamasını ve İmar Müdür Vekili Buğçe Sağlamer’in hâlâ görevinin başında olmasını eleştiren Mustafa Tübcel ve Önder Şengüler, Belediye Başkanı Lal Denizli’ye yönelik sert ifadeler kullandı:
Mustafa Tübcel: "Ben belediye başkanı olacağım ve benimle beraber çalıştığım bir mesai arkadaşım bu iddialarda bulunacak; iki tane yolu var. Ya müptezel derim, mahkemeye veririm, akıl hastanesine falan gönderirim... Ya da bulunduğu iddiaları araştırıp, bir iç denetim mekanizmasında birisini araştırırım... Veya kamuoyuna karşı numara yapıyor belediye başkanı bence. Görmedim, duymadım, bilmiyorum numarası. Susmanın bu olayı savuşturabileceğini düşünüyor."
Önder Şengüler: "Mustafa abi çok güzel bir şey söyledin. Lal Denizli göreve geldiği günden beri numara yapıyor. Lal Denizli'yi biz nerede görevinin başında gördük ki? En son gördüğümde vale görevi yapıp Özgür Özel'in arabasına gel gel yapıyordu.Böyle yani Çeşme Belediye Başkanı... Israrlı bir şekilde görevde tutuyor imar müdürünü. Ve ısrarlı bir şekilde soruşturma açmıyor, kendisi de şikayetçi olmuyor bu iddialar nedir diye. Bu şeyi düşündürüyor yani, ben haddimi aşmak istemem ama en iyi suç ortaklığı gibi söyleyen vardır ya, acaba böyle bir şey mi var? Aklımıza bu geliyor artık. Yoksa neden Lal Denizli bu kadar sessiz?"
Ayrıca Şengüler, Çeşme Belediyesi’nde görevli bir belediye başkan yardımcısının da 13 aydır İstanbul merkezli bir dosyadan dolayı cezaevinde olduğunu hatırlatarak bu konunun da ısrarla gündeme getirilmediğini iddia etti.

"10 Gündür Soru Soruyorum, Cevap Yok; Yakında Herkes Duyacak"
Çeşme Belediye Başkanı’na kamuoyu adına günlerdir sorular yönelttiğini ancak hiçbir geri dönüş alamadığını belirten gazeteci Arif Çayan, sürecin peşini bırakmayacağını şu sözlerle ifade etti:
Arif Çayan: "Biz, Çeşme Belediye Başkanı'na 10 gündür her gün soru sorduk. Sayın Başkan, bu bina yasal mı? Bu bina yasal mı? Burada imara aykırı sorular var mı? Cevap? Cevaplamadı, hiçbir cevap gelmedi. Bu çok zor bir şey değil... Şimdi bir aydan beri 10 tane soruya cevap veremiyordu başkan. Bunun altında başka bir şey aranıyor demektir... Ben nafile çaba olmadığını çok iyi biliyorum. Çok yakında bu soruların cevaplarını hepimiz duyacağız. Ben çok eminim."
Hukuki Boyut: "Halk Nezdinde Susmak İkrar (Kabul) Demektir"
Programda iddiaların hukuki yönünü değerlendiren avukat Murad İdikurt, yargı süreçlerinin gizliliğine ve suskunluğun siyasi faturasına dikkat çekti:
Murad İdikurt: "Cumhuriyet Başsavcılıkları basit şüpheli soruşturma işlemlerine başlar. Bu basit şüphe bir ihbarcının ihbar dilekçesiyle, herhangi bir basın yayın kuruluşunun bir açıklamasıyla ya da müştekinin şikayet dilekçesiyle de başlayabileceği gibi Cumhuriyet Savcısı yolda giderken suç şüphesini oluşturan bir şey görür, resmen soruşturmaya da başlayabilir... Diğer yandan hani Sayın Lal Denizli'nin suskunluğu; şimdi hukukta susmak inkar olarak değerlendirilir... Ama halk nezdinde susmak ikrar (kabul) olarak kabul edilir... Böylesine ciddi iddialar varsa eğer biz bilmiyoruz, eğer belediye kendi iç denetim mekanizmasını çalıştırmamışsa bu Sayın Lal Denizli'nin yönünden de bir şaibe şüphe oluşturur. Bence kendisi de kendisinin üzerindeki şüpheyi ortadan kaldırmak adına konunun idari tahkikat yönünden üzerine gitmesi icap eder. Yani aksi halde kendisi bu eleştirilerin muhatabı oluyor."
Önder Şengüler ise hukuki sürecin hızlanacağını öngörerek, "Çok yakın zamanda, Çeşme'den sabah 7.30-8.00 civarında son dakika operasyon haberlerini duyarız diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Siyasi Tartışma: "Kılıçdaroğlu Olsa Parti Üyeliğini Bile Düşürürdü"
Programın son bölümünde ise CHP’deki yönetim değişimi ve İzmir belediyelerindeki mevcut durum kıyaslandı. Konuşmacılar, Kemal Kılıçdaroğlu dönemi ile Özgür Özel dönemi belediyeciliğini şu sözlerle tartıştı:
Mustafa Tübcel: "Sen bugün olsa Lal Denizli'yi Çeşme'de belediye başkanı olarak görmek ister misin?"
Arif Çayan: "Bunu Özgür Özel'e sormak gerekiyor. Bana göre 30 belediye başkanı, şu anda 28... 25'ini göstermez”
Önder Şengüler: "Bırakın belediye başkanı yapmasını, parti üyeliğini de düşürür."
Murad İdikurt: "Allah için bir soralım yani; Sayın Kılıçdaroğlu dönemindeki CHP'li belediye başkanları mı yoksa Özgür Özel dönemindekini mi?... Valla Sayın Kılıçdaroğlu'nun döneminde de bu tarz olaylara müsaade edilmezdi. Bu gerçek. Ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun belirlediği CHP'li belediye başkanlarının hiçbiri şu anki duruma İzmir'i maruz bırakmadı yani."





