Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından İzmir’in Bayraklı ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan büyük ölçekli konut projesinde Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci tamamlandı. Deprem sonrası konteyner kent olarak kullanılan alanda geliştirilecek projeye ÇED onayı verildi.
Salhane Mahallesi sınırlarında yer alan 40022 ada 3 parselde planlanan “İzmir Bayraklı Projesi”, toplam 42 bin 69 metrekarelik alanı kapsıyor. Tapu vasfı arsa olan parselin tamamı proje alanı olarak belirlendi.
1034 bağımsız bölüm yapılacak
Projede A, B, C, D ve E bloklarından oluşan toplam 10 blok yer alacak. En yüksek yapılar arasında 39 katlı C Blok ile 30 katlı D Blok bulunuyor. Alanın, Folkart Towers’a yakın konumda olduğu belirtildi.
Toplam 851 konutun yer alacağı projede, konutlarda yaklaşık 1.702 kişinin daimi olarak yaşaması öngörülüyor. Ayrıca ticari ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte toplam bağımsız bölüm sayısının 1034 olacağı bildirildi.
İnşaat 5 yıl sürecek
İnşaat aşamasında 900 kişinin istihdam edilmesi planlanırken, çalışmaların 60 ayda tamamlanması hedefleniyor. Şantiye faaliyetlerinin çift vardiya esasına göre yürütülmesi öngörülürken, gerekli izinlerin alınması halinde çalışmaların 24 saat esasına göre sürdürülebileceği kaydedildi.
İşletme döneminde ise idari, teknik, güvenlik, peyzaj ve temizlik birimlerinde 100 kişinin görev yapması planlanıyor.
Deprem sonrası konteyner kent olmuştu
Söz konusu alan, 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrasında geçici barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla konteyner kent olarak kullanılmıştı. Depremzedelerin kalıcı konutlara taşınmasının ardından konteynerler kaldırılmış, bölgede altyapı ve zemin iyileştirme çalışmaları yapılmıştı.
Yatırım bedeli 8 milyar lirayı aştı
Projenin toplam yatırım maliyeti 8 milyar 2 milyon 850 bin TL olarak açıklandı. Bu tutarın; inşaat, temel ve zemin uygulamaları, mekanik-elektrik sistemleri, çevre düzenlemesi, ruhsat ve şantiye giderlerini kapsadığı belirtildi.
Bayraklı’da deprem sonrası dönüşüm sürecinin devam ettiği dönemde hayata geçirilecek proje, yüksek katlı yapılaşma, nüfus yoğunluğu ve zemin güvenliği başlıklarında yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.




