İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dün akşam gerçekleşen Büyükşehir Meclis toplantısında kullandığı “İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm engellemelere rağmen kale gibi ayakta, hizmet üretmeye devam ediyor” ifadelere AK Parti kanadından yanıt geldi. 

İl Başkanı Bilal Saygılı "CHP’nin idaresindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, çok acıdır ki artık kale değil, bir enkazdır. İzmir’in karnı da masallara ve ütopik söylemlere doymuştur. Her caddesi, sokağı, alt yapısı, binaları enkazdan farksızdır. Belediyenin kasasının içi ise boşaltılmıştır…" dedi. 

Bilal Saygılı'nın açıklaması şu şekilde:

Soyer; belediye için “kale” gibi demiş.

Evet… İstilası içeriden yapılmış;

surları içeriden delik deşik edilmiş bir kale! Arkasında pis kokuların yükseldiği bir kale!

Şiir gibi konuşmakla olmuyor!

Ne Örnekköy ne de Körfez imbat kokuyor!

Örnekköy deprem dönüşüm modelleri; ‘al gülüm, ver gülüm ilişkileri’ de deşifre olunca tümüyle çürüdü ve çöktü. Bu çürümüşlükle halen övünüyor olmaları, ancak bir akıl tutulması olabilir. İnsanların canını korumak adı altında yaptığınız dönüşümde, imalatınız eksikse, meselenin içine yasal olarak ve altında imzanız olan ‘yıkım’ girmişse, bunun savunulacak yanı yoktur. Adına kooperatifçilik dedikleri model; ‘sen, ben bizim oğlan’ üzerinden şekillendiyse ve içine ‘şaibe’ girdiyse; bunun da savunulacak yanı yoktur!

Yıllarca hiç bir önlem almadıkları için kirlenen Körfezin kokusunu, 4,5 yıl yatıp son iki ayda telaşla verdikleri -cek -cak demeçleri ve bütçe olmamasına rağmen yatırım yapıyor gibi gözükme adına sembolik temel atma töreni ile giderdiklerini sanıyorlar. Bal gibi kokuyor İzmir! Derelerin hali, atıkların fotoğrafları orada duruyor. Buyursunlar yüzsünler öyleyse Körfezde, İzmirliler olarak biz de izlemeye gidelim…

CHP’nin idaresindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi, çok acıdır ki artık kale değil, bir enkazdır. İzmir’in karnı da masallara ve ütopik söylemlere doymuştur. Her caddesi, sokağı, alt yapısı, binaları enkazdan farksızdır. Belediyenin kasasının içi ise boşaltılmıştır…

İzmir’in somut, gerçekçi ve hesap verebilir bir yönetim özlemi büyümüştür. Kendini avuturken, İzmir’i de avuttuğunu sanan sözde halkçı bu yerel idarenin sonu gelmiştir.

İzmirliler, 2024 Mart yerel seçimlerinde gereken cevabı verecektir…