AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Meslek Fabrikası’na yönelik tahliye süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde yaşanan müdahalenin bir mağduriyet değil, hukuk tanımazlık olduğunu belirtti.
İnan, tarihi Meslek Fabrikası binalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu vurgulayarak, içerideki kişilerin bağımsız yargının üç kez verdiği tahliye kararını dikkate almayarak işgalcilik yaptığını kaydetti.
İnan, Meslek Fabrikası’nın geçmişte İzmir dışındaki bir vakfa ihalesiz ve bedelsiz verilmek istendiğini, bu hukuksuz girişime dur diyenin AK Parti kadroları olduğunu hatırlattı.
Tahliye sürecinin ardından Meslek Fabrikası’nın artık üniversite öğrencilerine hizmet edecek bir eğitim ve kültür merkezi olarak değerlendirileceğini belirten İnan, CHP’li yöneticilere ise kamu kaynaklarının usulsüz kullanımını önlemeleri çağrısında bulundu.
AK Partili İnan’ın açıklaması şu şekilde:
Hayırlı Haftalar.
Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan "şafak baskını, malımıza çökülüyor" yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor.
Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tapulu malı.
Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı.
İstanbul'da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir "Yunan vakfıymış" gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar.
Sahnede "İzmir'in malı İzmir'de kalmalı" naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor.
Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İSTANBULLU BİR VAKFIN kullanımına sunmaya kalkmıştı.
İzmir'in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme "dur" diyen ise AK Parti kadroları oldu.
Yani geçmişte İzmir'in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan "malımıza çökülüyor" demesi tam bir ikiyüzlülüktür!
Eğer bugün o mal İzmir'de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir.
Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir'in pırıl pırıl gençleri için açılacak.
Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak.
Bu hikayenin sonunda, o sahte kahramanlara verilecek tek bir nasihat var: Haddinizi bilin!
İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin.
İZMİR’DE BELEDİYELER CHP’lilerin SEVGİLİLERİNE DEĞİL, İZMİRLİLERE HİZMET ETMELİ!
Çünkü Ziya Paşa'nın da dediği gibi:
"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."
Sizin lafınıza değil geçmişteki TÜM SİCİLİ BOZUK işlerinize bakan İZMİRLİLER, bu çifte standardı ve hukuk tanımazlığı asıl şimdi unutmaz!





