Mustafa Tübcel yorumluyor;
İzmir siyaset kulisleri dün geceden beri kelimenin tam anlamıyla ayakta. AK Parti İzmir İl Teşkilatı’nda, eşine az rastlanır cinsten, tam anlamıyla bir 'gece yarısı operasyonu' yaşandı. Hareketliliğin fitilini ateşleyen ise Temizeller Gazetesi’nin dün akşam saatlerinde yaptığı o belgeli dosya duyurusu oldu. Siyaset kulislerine bomba gibi düşen bu gelişmenin ardından, henüz belgeler kamuoyuna dahi yansımadan AK Parti kurmayları ve teşkilat yönetimi arasında çok hızlı ve baş döndürücü bir diplomasi trafiği yürütüldü.
Edindiğimiz bilgilere göre; dosyada adı geçen iddialar ve belgeler, Temizeller Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Tübcel ile yapılan istişareler ve değerlendirmeler sonucunda tüm çıplaklığıyla masaya yatırıldı. Durumun vahameti netleşince, rapor doğrudan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya sunuldu. İşte tam bu noktada siyaset kurumu adına çok önemli bir refleks gördük. Cumhurbaşkanlığı tarafından 'Aile Yılı' ilan edilen bir dönemde, partinin kurumsal kimliğine ve toplumsal hassasiyetlere gölge düşürmek istemeyen İl Başkanı Bilal Saygılı, sabahı dahi beklemeden net bir irade ortaya koydu. İddiaların odağındaki İl Başkan Yardımcısı'nın acilen istifası alındı ve mektup gece yarısı işleme konuldu.
Peki, bu tablo bize neyi gösteriyor? Siyasi yozlaşmaya karşı parti içi disiplinin nasıl tavizsiz bir şekilde işletilmesi gerektiğinin çok önemli bir örneğini görüyoruz. Mesele sadece kişilerin özel hayatı ya da partilerin iç işleyişi değil; mesele, kamuoyu önünde görev yapan siyasetçilerin taşıdığı temsil sorumluluğu ve siyasi etiktir. Gazeteci Ahmet Tübcel’in de ifade ettiği gibi, basının görevi siyasete bu aynayı tutmaktır. AK Parti İzmir yönetiminin gösterdiği bu hızlı neşter operasyonu, parti tabanına da derin bir nefes aldırmış durumda. Bizler de siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, kamu yararı taşıyan ve toplum vicdanını ilgilendiren tüm gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz."




