Prof. Dr. Sözbilir, Türkiye'nin jeolojik konumunun deprem riski taşıyan ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin deprem tehlikesinin devam ettiğini gösterdiğini belirtti. Türkiye'nin tarihsel olarak da pek çok yıkıcı depreme maruz kaldığını ve bu depremlerin farklı illerde 485 diri fay hattı tarafından üretildiğini ifade etti.

İstanbullular deprem için hazır olmalı mı?

Prof. Dr. Sözbilir, Kuzey Anadolu Fayı'nın 1939 Erzincan Depremi'nden bu yana batıya doğru stresini transfer ettiğini ve 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin bu fayın son yıkıcı depremleri olduğunu açıkladı. Bundan sonraki kırılmanın Kumburgaz Segmenti üzerinde olacağına dikkat çeken Sözbilir, İstanbul başta olmak üzere Marmara Denizi kıyısındaki tüm illerin etkilenebileceğini belirtti.

Sözbilir, konuyla ilgili şöyle konuştu: "Bu depremleri üreten farklı illere dağılmış 485 diri fayın yanı sıra denizlerimizde de çok sayıda diri fay mevcut. Yıkıcı depremlerin önemli bir bölümü Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu içindeki fay segmentleri tarafından üretilmiş. Kuzey Anadolu Fayı, 1939 Erzincan Depremi'nden beri batıya doğru kırılacak şekilde stresini transfer etmekte. 1999 Kocaeli ve Düzce depremleri bu fayın ürettiği son yıkıcı depremler niteliğinde. Bilim insanlarının önemli bir bölümü bundan sonraki kırılmanın Kumburgaz Segmenti üzerinde olacağını düşünüyor. Tabii ki bu deprem yakın zamanda gerçekleşirse sadece İstanbul değil Marmara denizine kıyısı olan tüm iller etkilenir. Fakat Türkiye'nin değişik illerinde 1999 Depremleri'nden sonra çok sayıda yıkıcı deprem oldu. 2011 Van, 2020 Elazığ ve Sisam-İzmir depremleri ile 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri İstanbul dışında da depreme hazırlıklı olmamız gerektiğini söylüyor."

Menderes’te ilk meclis gerçekleşti Menderes’te ilk meclis gerçekleşti

İzmir'de deprem riski var mı?

Sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin değişik illerinde deprem riskinin devam ettiğini dile getiren Sözbilir, özellikle İzmir, Balıkesir, Manisa, Aydın, Muğla, Denizli, Çanakkale, Afyon, Kayseri ve Adana gibi illerde de diri fay hattı bulunduğunu ve bu bölgelerde de stres birikiminin olduğunu aktardı.

Prof. Dr. Sözbilir, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle sürekli olarak yüzleşmesi gerektiğini ve deprem seferberliğinin sürekliliğinin önemini vurguladı. Hem deprem hazırlığı hem de afet yönetimi konusunda atılması gereken adımların sıkı bir şekilde takip edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.