SİYASET

CHP’de eski ilçe başkanlarından dikkat çeken bildiri

CHP İzmir’de geçmiş dönem ilçe başkanlarının yayımladığı ortak bildiride hem parti içi sorunlara hem de ülke gündemine ilişkin dikkat çeken uyarılar yapıldı. Açıklamada, “Türkiye derin bir ekonomik ve siyasal bunalım sürecinden geçiyor” denilirken, İzmir’deki örgütsel zayıflama ve yerel yönetimlere yönelik eleştiriler öne çıktı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir'de geçmiş dönemlerde ilçe başkanlığı görevinde bulunmuş isimler üçüncü toplantılarını Karabağlar Uğur Mumcu Sosyal Tesislerinde yaptı. Yaklaşık 4 saat süren toplantıda kritik bir bildiri kaleme alınırken, ortak bildiri kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye’nin derin bir ekonomik ve siyasal krizden geçtiğinin vurgulandığı açıklamada, CHP’ye yönelik baskıların aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yönelik olduğu ifade edilirken, parti içi sorunlara ilişkin kapsamlı değerlendirmeler ve uyarılar dikkat çekti.

“Türkiye derin bir bunalım sürecinden geçiyor”

Bildiride, Türkiye’nin tarihinin en ağır ekonomik ve siyasal süreçlerinden birini yaşadığı belirtilerek, önümüzdeki dönemin daha zorlu olacağına işaret edildi. CHP’ye yönelik baskı ve saldırıların yalnızca bir partiye değil, ülkenin demokratik geleceğine yönelik olduğu savunuldu.

Açıklamada, CHP Genel Başkanı’nın yoğun çalışma temposuyla topluma umut verdiği ifade edilse de parti içi tartışmalar, yerel yönetimlerde yaşanan olumsuzluklar ve örgütsel yetersizliklerin bu mücadelenin toplumsal etkisini zayıflattığı değerlendirmesi yapıldı.

“Parti, ilkelerine zarar veren unsurlardan arındırılmalı”

Metinde, CHP’nin kurumsal kimliğine, toplumun kültürel dokusuna ve halkın ahlaki değerlerine zarar veren kişi ve anlayışların parti bünyesinden ayıklanması gerektiği vurgulandı.

Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden CHP’nin temelinde Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık, uygarlık, laiklik ve demokratik cumhuriyet anlayışının bulunduğu hatırlatılarak, partinin bu tarihsel sorumluluk doğrultusunda iktidar hedefini üstlenmesi gerektiği ifade edildi.

“Demokratik ve katılımcı üyelik sistemi şart”

Bildiride CHP’nin sosyal demokrat kimliğine uygun biçimde daha demokratik bir parti içi yapı oluşturması gerektiği belirtildi. Üyelerin özgürce seçebildiği, seçilebildiği, tartışabildiği ve eleştiri hakkını kullanabildiği bir sistemin zorunlu olduğu kaydedildi.

İdeolojik birikimi ve siyasi hafızası olmayan kadrolarla iktidar yürüyüşünün mümkün olmayacağına dikkat çekildi.

İzmir vurgusu: “CHP’nin kalesinde alarm zilleri”

Açıklamada İzmir’in, Türkiye ve CHP siyaseti açısından tarihsel ve stratejik bir kent olduğu belirtilerek, uzun yıllardır partinin güçlü olduğu şehirde son dönemde yaşanan gelişmelerin kaygı verici olduğu ifade edildi.

Bildiride İzmir’e ilişkin şu tespitler sıralandı:

-Parti hafızası ile yeni kadrolar arasındaki kopukluğun derinleşmesi

-Önseçim mekanizmasının uygulanmaması ve kontenjan adaylıklarının yaygınlaşması

-Örgütlerin belediyelerin etkisi altında kalması

-Yönetim ile örgüt arasındaki iletişim kopukluğu

-Eğilim yoklaması sonuçlarının dikkate alınmaması

-Danışma toplantılarına örgüt katılımının sağlanmaması

-Parti içi çekişmelerin kurumsal yapının önüne geçmesi

Yerel yönetimlere eleştiri: “Hizmet aksamaları rahatsızlık yaratıyor”

Bildiride, yerel yönetimlere yönelik eleştiriler de yer aldı. Ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm, kent düzeni ve temizlik hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların seçmen nezdinde memnuniyetsizlik oluşturduğu ifade edildi.

Belediye başkanlarının örgütün hizmet odaklı taleplerine yeterince duyarlı davranmadığı belirtilirken, belediye yönetimleri ile parti örgütleri arasında uyum eksikliği bulunduğu savunuldu.

“CHP’nin sahadaki görünürlüğü azaldı”

Açıklamada ayrıca şu gözlemler paylaşıldı:

-Partinin sahadaki görünürlüğünün azaldığı

-Gençlik ve Kadın Kolları faaliyetlerinin zayıfladığı

-Seçmenle temasın gerilediği

“Ulaşılabilir parti” kimliğinin zarar gördüğü

İzmir seçmeninin artık siyasi karşıtlık üzerinden değil, hizmet ve performans üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat çekilerek küskün seçmen riskine işaret edildi.

“Liyakat ve parti birikimi esas alınmalı”

Bildiride, yerel yönetimlerde ve kamuda görevlendirilecek kişilerin parti ilkelerine bağlı, liyakatli, deneyimli ve partiye emek vermiş isimlerden seçilmesi gerektiği vurgulandı.

Bu yaklaşımın etik dışı ve çıkar odaklı davranışların önüne geçeceği ifade edildi.

“Bu bir ayrışma değil, sorumluluk çağrısıdır”

Geçmiş dönem ilçe başkanları, yaptıkları toplantıların bir karşı duruş ya da ayrışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Amaçlarının partinin birikimini ve mücadele deneyimini geleceğe taşımak olduğu kaydedildi.

Son 45 yılda İzmir’de sosyal demokrat siyasetin büyümesine katkı sunduklarını ifade eden eski ilçe başkanları, gerektiğinde sorumluluk almaya, birlik ve bütünlüğü güçlendirmeye hazır olduklarını açıkladı.

“Bizim için esas olan CHP’nin kurumsal kimliğidir”

Bildiri, CHP’nin 102 yıllık kurumsal kimliğine bağlılık vurgusuyla sona erdi. Açıklamada, partiyi savunma ve ortak aklı büyütme kararlılığının sürdürüleceği ifade edilerek kamuoyuna saygı mesajı iletildi.

BİLDİRİNİN TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:

Türkiye tarihinde görülmemiş derin bir ekonomik ve siyasal bunalım yaşıyor.Türkiye’yi çok daha zor günler bekliyor. Bu anlamda CHP’ye yönelik baskılar ve saldırılar aslında Türkiye’nin geleceğine yönelik baskılardır. CHP bu baskılara ve saldırılara karşı alanlarda cesaretle direniyor, hakkını verelim sayın Genel Başkan yoğun bir çalışmayla topluma umut veriyor ama parti içi tartışma ve ayrışmalar ile yerel yönetimlerde yaşanan olumsuz davranışlar ile yeni örgüt kadrolarının yetersizliği bu direnişin toplumdaki etkisini azaltıyor. CHP’nin ilkelerine - halkın ahlakı değerlerine - toplumun kültürel dokusuna ve partinin kurumsal kimliğine zarar veren tüm unsurların ayıklanması ve bu olumsuzluklardan Partının arındırılması şarttır.

Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden CHP’nin kuruluş felsefesinin temelinde ATATÜRK’ün bağımsızlık - uygarlık, laik, demokrat cumhuriyet düşüncesi vardır. Bu anlamda cumhuriyetin en güçlü teminatı olan CHP ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte toplumun çoğunluğu önümüzdeki dönemde CHP’yi “SİYASAL İKTİDARİN” müstakbel adayı yapıyor. CHP bu daveti kabul ederek iktidar sorumlululuğun üslenmelidir.

CHP Sosyaldemokrat bir parti olduğu gerçeği ile ideolojik, ahlakı parti içi en geniş demokratik önermelerle vesayet ve kapıkulu üyeliğinden özgürleşmiş seçen,seçile,konuşan,tartışan yarışan ve eleştiri hakkını kullanabilen demokratlaşmış üyelik sistemine geçmelidir. Yoksa siyası belleği, ütopyası ve ideolojik inancı olmayan kadrolar partiyi iktidara taşıyamaz.

İZMİR Türkiye ve CHP siyasetinin tarihsel yönünü belirleyen stratejik ve kadim bir kenttir. Ve CHP İzmir’de uzun yıllardır iktidardadır. Bu anlamda İzmir CHP’nin siyasi kalesi olarak büyük önem taşımaktadır. Ancak son dönemlerde gözlemlediğimiz gelişmeler bu güçlü konumun zayıfladığını gösteriyor. İzmire özel tesbitlerimiz;

… Partinin hafızası ile yeni kadrolar arasındaki kopukluğun derinleşmesi ;

… Örgütün her kademedeki adaylarını belirleme kakkı olan ÖNSEÇİMİN uygulanmaması ve bir seçim çevresine en çok bir kontenjan adayı gösterilmesi

…Örgütleri belediyenin tahakkümünden kurtarılması gerekliliği

…bu güne kadar CHP ye ve CUMHURİYET değerlerine karşı durmuş olanlarla irtibat kurulmaması

… Yönetim kadroları ile örgüt arasındaki iletişim kopukluğu sahaya doğrudan yansıması ;

…Yapılan EĞİLİM YOKLAMASI sonuçlarının uygulamaya esas olmaması ve yok sayılması;

… Yönetimlerin danışma toplantılarına örgütün katılımını sağlamaması;

… Parti içi çekişme ve ayrışmaların kurumsal yapının önüne geçmesi ve partinin bundan zarar görmemesi;

… Yerel yönetimlere ilişkin ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm ile şehirin düzeni ve şehrin temizliğinin aksaması;

… Belediye Başkanlarının örgütün hizmet odaklı taleplerine duyarsız kalması;

… Belediye ile örgüt yönetimleri arasındaki uyumun sağlanmamış olması;

… Partinin içinde bulunduğu mücadele döneminde birlik duygusunu büyüten bir yönetim anlayışının İzmir’de sağlanamaması gibi sorunlar CHP’nin emekçi örgütünü çok rahatsız ediyor, bu nedenle :

… CHP’nin sahadaki varlığı ve görünürlülüğünün ciddi şekilde azaldığı;

… Gençlik ve Kadın Kollarının etkinliğinin düşüş gösterdiğini

… İzmir’de seçmenle temasın azaldığı ve “ULAŞABİLİNİR PARTİ” kimliğinin zarar gördüğünü gözlemliyoruz.

Bu tablo yalnızca bir eleştiri değil, aynı zamanda bir uyarıdır. Çünkü İzmir seçmeni artık karşıtlık nedeniyle değil, hizmet ve performans üzerinden değerlendirme yapmaktadır. Olumsuzluklar küskün seçmen yaratmıştır, küskün seçmenin sandığa gitmeme ihtimali rakip partiler için fırsat oluşturacağı asla unutulmamalıdır.

Eğer CHP doğru adımlar atarsa İzmir’de yeniden daha güçlü bir ivme kazandıracak güçlü ve birikimli kadrolar vardır.

CHP’nin yerelde ve kamuda görevlendireceği kişilerin parti ilkelerine bağlı kamunun ve toplumun çıkarlarını önceleyen, partiye emek vermiş, liyakatlı, birikimli, deneyimli parti üyeleri arasından seçilmesi esas olmalıdır. Bu tavır toplumu ve örgütü rahatsız eden ahlakı ve çıkarcı davranışları önleyici bir uygulama olacaktır.

CHP’de geçmiş dönemde görev yapmış İLÇE BAŞKANLARI olarak bizim toplantılarımızı bir ayrışma yada karşı duruş hareketi olarak değerlendirmek asla doğru değildir. Bu toplantılar da bir araya gelen İlçe başkanları partımızın birikimini, mücadele tecrübesini ve sorumluluk duygusunu bugüne taşımayı hedeflemektedir. Bizler yaşadığımız son 45 yılın İzmir’deki Sosyaldemokrat siyaseti binlerce parti emekçisi ile birlikte bügüne taşıyan oyumuzu %24'ten yüzde 60'lara çıkaran O büyük örgütün yönetim kadrolarına Başkanlık yapmış kişile olarak gerektiğinde sorumluluk almak, birliği bütünlüğü sağlamak, yapıcı katkı sunmak, ortak aklı büyütmek gibi bir kararlılığımız vardır. Bu kararlılığı sürdürmeye ve partimizi savunmaya devam edeceğiz çükü bizim için geçerli olan 102 yıllık CHP’nin KURUMSAL KİMLİĞİDİR…

Saygılarımızla.

GEÇMİŞ DÖNEM İLÇE BAŞKANLARI...