Tahsin Güzel
Köşe Yazarı
Tahsin Güzel
 

NE OLUR RAMAZAN'I DA ALET ETMEYİN!

Dostlar, ‘yapanın yaptığı yanına kar kalırsa devlete olan güven azalır’ başlığıyla yayınlanan yazımda hukuk sistemimizden söz ederek, on binlerce garip esnaf ve sanatkârı ilgilendiren meşhur BESAŞ şirketi üzerinde yapılan tarihin en büyük teknik yolsuzluğu davasına bir sonraki yazımda değineceğimi bildirmiştim. Dolayısıyla BESAŞ mağdurları yanı sıra duyarlı dostlarım merak içerisinde bekliyorlardı, lakin toplum olarak idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif’in ruhuna uymayan hareketlere şahit olunca BESAŞ davasıyla ilgili son gelişmeleri okurlarıma aktarmayı konusunu ertelememem elzem oldu. Çünkü bazı etkili-yetkili zevat hakikaten fabrika ayarlarından çıkmış. Tablo yürekler acısı! Ramazan ayını fırsat bilip kurum ve kuruluşları araç yaparak göz boyuyorlar, hava atıyor, caka satıyorlar... Bizim körler sağırlar birbirlerini ağırlar misali şatafatlı sofralarda, birbirlerine hava atan sohbetler içerisinde ağalar paşalar gibi ziyafet veriyorlar, adı da ibadet ve Ramazan-ı Şerif’in vecibesini yerine getirmek oluyor! Çok eminim, malum zümreler, “bakın bu adamın çatmadığı, kavga yapmadığı bir dindar, muhafazakârlar kalmıştı şimdi de dini vecibeleri yerine getiren ve Ramazan-ı Şerif’in ruhuna (!) uygun faaliyetlerde bulunan kişi ve kuruluşlara da çatmaya başladı” diyecekler. Hatta kervanlarına hayatı Ramazan’ın ruhuna uymayan atraksiyonlarla dolu olan gösteriş meraklılarını da katacaklar. Kim ne söylerlerse söylesin, düşünürse düşünsün doğru bir tanedir. Yanlıştan doğru çıkartmak mümkün değildir. Ben doğruları söylemeye devam edeceğim, alınanlar alınsın kırılanlarda kırılsın. Evet, on bir aydan daha değerli mübarek Ramazan, ibadetlerin en güzel ve özeli olan oruç, varlığın, sağlığın önemini hatırlatan, açlığın ve tokluğun farkını yaşatan nefse terbiye yanında ibadete tat katan bin aydan daha hayırlı aydır, Ramazan… Başta siyasi parti teşkilatları, sivil toplum örgütleri, hemşeri dernekleri, ticaret, sanayi ve esnaf odaları; belediye ve kamu kurumları bu mübarek ayda yemek yarışına giriyor.  İftar ziyafetini de lüks restoran, gazino ve şaşalı ortamlarda eda ediyorlar. Katılanlar fakir-fukara değil sen, ben bizim oğlan… Üst düzey protokol, siyasetçi iş adamı… İsraf diz boyu, Ramazanın ruhu üzerinden devlet ve kurumları söğüşlemenin en güzel yolu… Geçmişte kurumun kesesinden değil, hayır sahibi esnafın hayır ve geçmişlerine mukabil karşılamasıyla on sene elli binin üstünde işçinin çalıştığı ve yolcunun gelip geçtiği, fakir ve fukaranın yaşadığı yerde bulunan sitede ben de iftar programları yaptım aracı oldum. Sırçalı saraylarda şan şöhret yemeklerine bu mübarek Ramazan ayını alet etmeden Ramazan’ın ruhunu yaşattım. Ensesi kalınlara yalakalık değil, fakiri mutlu etmenin hazzını yaşadım, hem de kendi kesemden. İzmir Esnaf Birliği 30 ilçede ziyafet veriyor, katılan? Kurum kesesinden belediyelerin verdiği ziyafetler, katılan? Elbette ağalar beyler! Hesap? Sorulur mu hiç!  Mübarek Ramazan yemeği yiyen doyan zevat! Devleti, milli ve manevi değerleri ikballerinize, gösterişinize alet etmeyin, fabrika ayarlarınıza dönün! Allah’ın parmağı yok ama insanlık adına deyip ikballer adına kullananlar yüzünden, faturalar ağır ödeniyor, zerre kadar bir mikrop, doğal afetler ve çağımızda yaşananlar bunun emareleridir. Allah’ın parmağı olmasa da gazabıdır, paranızı yiyemediniz, arabanıza binemediniz yazlığınıza gidemediniz… Hiç mi ders almadınız?
Ekleme Tarihi: 27 Nisan 2022 - Çarşamba

NE OLUR RAMAZAN'I DA ALET ETMEYİN!

Dostlar, ‘yapanın yaptığı yanına kar kalırsa devlete olan güven azalır’ başlığıyla yayınlanan yazımda hukuk sistemimizden söz ederek, on binlerce garip esnaf ve sanatkârı ilgilendiren meşhur BESAŞ şirketi üzerinde yapılan tarihin en büyük teknik yolsuzluğu davasına bir sonraki yazımda değineceğimi bildirmiştim. Dolayısıyla BESAŞ mağdurları yanı sıra duyarlı dostlarım merak içerisinde bekliyorlardı, lakin toplum olarak idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif’in ruhuna uymayan hareketlere şahit olunca BESAŞ davasıyla ilgili son gelişmeleri okurlarıma aktarmayı konusunu ertelememem elzem oldu.

Çünkü bazı etkili-yetkili zevat hakikaten fabrika ayarlarından çıkmış. Tablo yürekler acısı! Ramazan ayını fırsat bilip kurum ve kuruluşları araç yaparak göz boyuyorlar, hava atıyor, caka satıyorlar... Bizim körler sağırlar birbirlerini ağırlar misali şatafatlı sofralarda, birbirlerine hava atan sohbetler içerisinde ağalar paşalar gibi ziyafet veriyorlar, adı da ibadet ve Ramazan-ı Şerif’in vecibesini yerine getirmek oluyor!

Çok eminim, malum zümreler, “bakın bu adamın çatmadığı, kavga yapmadığı bir dindar, muhafazakârlar kalmıştı şimdi de dini vecibeleri yerine getiren ve Ramazan-ı Şerif’in ruhuna (!) uygun faaliyetlerde bulunan kişi ve kuruluşlara da çatmaya başladı” diyecekler.

Hatta kervanlarına hayatı Ramazan’ın ruhuna uymayan atraksiyonlarla dolu olan gösteriş meraklılarını da katacaklar. Kim ne söylerlerse söylesin, düşünürse düşünsün doğru bir tanedir.

Yanlıştan doğru çıkartmak mümkün değildir. Ben doğruları söylemeye devam edeceğim, alınanlar alınsın kırılanlarda kırılsın. Evet, on bir aydan daha değerli mübarek Ramazan, ibadetlerin en güzel ve özeli olan oruç, varlığın, sağlığın önemini hatırlatan, açlığın ve tokluğun farkını yaşatan nefse terbiye yanında ibadete tat katan bin aydan daha hayırlı aydır, Ramazan… Başta siyasi parti teşkilatları, sivil toplum örgütleri, hemşeri dernekleri, ticaret, sanayi ve esnaf odaları; belediye ve kamu kurumları bu mübarek ayda yemek yarışına giriyor.

 İftar ziyafetini de lüks restoran, gazino ve şaşalı ortamlarda eda ediyorlar. Katılanlar fakir-fukara değil sen, ben bizim oğlan…

Üst düzey protokol, siyasetçi iş adamı… İsraf diz boyu, Ramazanın ruhu üzerinden devlet ve kurumları söğüşlemenin en güzel yolu… Geçmişte kurumun kesesinden değil, hayır sahibi esnafın hayır ve geçmişlerine mukabil karşılamasıyla on sene elli binin üstünde işçinin çalıştığı ve yolcunun gelip geçtiği, fakir ve fukaranın yaşadığı yerde bulunan sitede ben de iftar programları yaptım aracı oldum.

Sırçalı saraylarda şan şöhret yemeklerine bu mübarek Ramazan ayını alet etmeden Ramazan’ın ruhunu yaşattım. Ensesi kalınlara yalakalık değil, fakiri mutlu etmenin hazzını yaşadım, hem de kendi kesemden. İzmir Esnaf Birliği 30 ilçede ziyafet veriyor, katılan? Kurum kesesinden belediyelerin verdiği ziyafetler, katılan? Elbette ağalar beyler! Hesap? Sorulur mu hiç!

 Mübarek Ramazan yemeği yiyen doyan zevat! Devleti, milli ve manevi değerleri ikballerinize, gösterişinize alet etmeyin, fabrika ayarlarınıza dönün! Allah’ın parmağı yok ama insanlık adına deyip ikballer adına kullananlar yüzünden, faturalar ağır ödeniyor, zerre kadar bir mikrop, doğal afetler ve çağımızda yaşananlar bunun emareleridir. Allah’ın parmağı olmasa da gazabıdır, paranızı yiyemediniz, arabanıza binemediniz yazlığınıza gidemediniz… Hiç mi ders almadınız?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmirtime35.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.