canlııı
Psikolog M. Büşra Nas
Köşe Yazarı
Psikolog M. Büşra Nas
 

Bir Yılı Daha Bitirirken Ruh Hallerimiz

Bu yıl diğer yıllardan farklı. Sanki bir yıl önceki ben, biz değiliz. Aynı değil yaşamlarımız. Bu yılın daha öncekilerden farklı olmasının bir sebebi de, içinden geçtiğimiz zorlu süreçleri ortak olarak deneyimliyor ve hissediyor olmamız. Yakınlarımıza bedenen mesafeliyiz fakat benzer süreçler yaşıyor olmamızdan ötürü ruhen temas halindeyiz. Hayatımıza zorunlu engeller ve güncellenen yeni durumlar girdi. Öyle görünüyor ki, bir yolunu bulup uyum sağlayabiliyoruz. Lakin yarının ne getireceğinin belli olmaması, bu durumun ortaya çıkardığı yorgunluk, karamsarlık, bazen güçsüzlük, zaman zaman duyduğumuz korkular, kaygılar artık daha sık gündemimizi meşgul eder oldular. Her gün bir çok hikaye dinliyorum ve yılın son demlerini yaşarken, sesini en fazla duyuran belirsizlik konusuna dokunmak istiyorum. “Belirsizliğe tahammül edemiyorum” diyor biri mesela. “Şu an sağlıklıyım, ama yarın ne olacak bilmiyorum”. “Pandemi olacağı kimin aklına gelirdi?” diyor. Ya da “tam her şeyi yoluna koymuşken, tüm dengeler alt üst oldu”. “Hep bu şekilde mi sürdüreceğiz yaşamı, eski hayatımı, eski beni özledim” diyor. Tahammülsüz olduğumuza inandığımız, bizi kaygıya sürükleyen belirsizlik alanı; bilinenin aksine kaynaklarımızın olduğu, içinden geçerken hayatımıza yön verebileceğimiz bir zaman dilimi. Eğer zihnen, ruhen ve bedenen o anın içinde durabiliyorsak/kalabiliyorsak. Örneğin evimize misafir davet ederiz ve keyifle ağırlayabilmek için olabildiğince hazırlık yaparız. Yapılacaklar arasında; evi temizlemek, gelecek kişi sayısına uygun ikram hazırlamak olabilir. Fakat misafirin yiyebilme ihtimali olan başka yiyecekleri de hazırlamak, yatılı kalmak isteyebilir düşüncesi ile ona uygun ortamı hazır bulundurmak ve bir dizi önlemsel davranışlarda bulunmak ise; ne olacağını bilmediğim, olabilir düşüncesi üzerinden hareket ettiğim davranışlar bütünü. Bu örnek ile belirsizliği birleştirdiğimde, zamanın içinden geçmekle aktarmak istediğim; yeterince yapmış olduğum hazırlığıma ve daha önceki bilgi, beceri repertuarıma güvenip, misafir evime geldiğinde olası değişikliklere göre şekil almak, yaratıcı davranarak var olmayan yeni durumlara uyumlanmaya açık olmak. Bir de bu yönden bakmayı denemek belirsizliği ya da yarını daha farklı açıdan kavramayı beraberinde getirebilir. Fakat yeni normal sürece adapte olmakta zorlanıyor, zor günlerden geçiyor ya da yılın sonuna doğru gücün tükendiğini düşünüyor ya da böyle hissediyorsak şu egzersize başvurulabilir. Örneğin; daha önce kendimi bedenen daha çevik, zihnen daha aktif hissettiğim bir zamanda, benzer bir durumun üstesinden şu şekilde gelmiştim dediğim bir an var mı?  Ya da hala baktığımda göğsümün kabardığı, heyecan duyduğum bir fotoğraf karesi bulunur mu ulaşabileceğim bir yerde? Ya da fikrine değer verdiğim birinin yaptığı bir geribildirim, içi ısıtan ve ilham veren. Muhakkak hepimizin dağarcığında var. İyi hissetmiyorsam şu an zihnen küçük bir gezinti yapabilirim, bulduklarımı derleyebilir, sık gördüğüm bir yere yerleştirebilirim. Hayatımda iyi, güzel, keyifli anlarım vardı ve var olmaya devam edecek. Belki bu inancıma mola verdiğim bir dönemden geçiyorsam bunu hatırlamaya ihtiyacım olduğunu fark edebilirim. Umutla kalın.
Ekleme Tarihi: 30 Aralık 2020 - Çarşamba

Bir Yılı Daha Bitirirken Ruh Hallerimiz

Bu yıl diğer yıllardan farklı. Sanki bir yıl önceki ben, biz değiliz. Aynı değil yaşamlarımız. Bu yılın daha öncekilerden farklı olmasının bir sebebi de, içinden geçtiğimiz zorlu süreçleri ortak olarak deneyimliyor ve hissediyor olmamız. Yakınlarımıza bedenen mesafeliyiz fakat benzer süreçler yaşıyor olmamızdan ötürü ruhen temas halindeyiz. Hayatımıza zorunlu engeller ve güncellenen yeni durumlar girdi. Öyle görünüyor ki, bir yolunu bulup uyum sağlayabiliyoruz. Lakin yarının ne getireceğinin belli olmaması, bu durumun ortaya çıkardığı yorgunluk, karamsarlık, bazen güçsüzlük, zaman zaman duyduğumuz korkular, kaygılar artık daha sık gündemimizi meşgul eder oldular. Her gün bir çok hikaye dinliyorum ve yılın son demlerini yaşarken, sesini en fazla duyuran belirsizlik konusuna dokunmak istiyorum.

“Belirsizliğe tahammül edemiyorum” diyor biri mesela. “Şu an sağlıklıyım, ama yarın ne olacak bilmiyorum”. “Pandemi olacağı kimin aklına gelirdi?” diyor. Ya da “tam her şeyi yoluna koymuşken, tüm dengeler alt üst oldu”. “Hep bu şekilde mi sürdüreceğiz yaşamı, eski hayatımı, eski beni özledim” diyor. Tahammülsüz olduğumuza inandığımız, bizi kaygıya sürükleyen belirsizlik alanı; bilinenin aksine kaynaklarımızın olduğu, içinden geçerken hayatımıza yön verebileceğimiz bir zaman dilimi. Eğer zihnen, ruhen ve bedenen o anın içinde durabiliyorsak/kalabiliyorsak. Örneğin evimize misafir davet ederiz ve keyifle ağırlayabilmek için olabildiğince hazırlık yaparız. Yapılacaklar arasında; evi temizlemek, gelecek kişi sayısına uygun ikram hazırlamak olabilir. Fakat misafirin yiyebilme ihtimali olan başka yiyecekleri de hazırlamak, yatılı kalmak isteyebilir düşüncesi ile ona uygun ortamı hazır bulundurmak ve bir dizi önlemsel davranışlarda bulunmak ise; ne olacağını bilmediğim, olabilir düşüncesi üzerinden hareket ettiğim davranışlar bütünü. Bu örnek ile belirsizliği birleştirdiğimde, zamanın içinden geçmekle aktarmak istediğim; yeterince yapmış olduğum hazırlığıma ve daha önceki bilgi, beceri repertuarıma güvenip, misafir evime geldiğinde olası değişikliklere göre şekil almak, yaratıcı davranarak var olmayan yeni durumlara uyumlanmaya açık olmak. Bir de bu yönden bakmayı denemek belirsizliği ya da yarını daha farklı açıdan kavramayı beraberinde getirebilir. Fakat yeni normal sürece adapte olmakta zorlanıyor, zor günlerden geçiyor ya da yılın sonuna doğru gücün tükendiğini düşünüyor ya da böyle hissediyorsak şu egzersize başvurulabilir. Örneğin; daha önce kendimi bedenen daha çevik, zihnen daha aktif hissettiğim bir zamanda, benzer bir durumun üstesinden şu şekilde gelmiştim dediğim bir an var mı?  Ya da hala baktığımda göğsümün kabardığı, heyecan duyduğum bir fotoğraf karesi bulunur mu ulaşabileceğim bir yerde? Ya da fikrine değer verdiğim birinin yaptığı bir geribildirim, içi ısıtan ve ilham veren.

Muhakkak hepimizin dağarcığında var. İyi hissetmiyorsam şu an zihnen küçük bir gezinti yapabilirim, bulduklarımı derleyebilir, sık gördüğüm bir yere yerleştirebilirim. Hayatımda iyi, güzel, keyifli anlarım vardı ve var olmaya devam edecek. Belki bu inancıma mola verdiğim bir dönemden geçiyorsam bunu hatırlamaya ihtiyacım olduğunu fark edebilirim.

Umutla kalın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmirtime35.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.