Klinik Psikolog Berke Özkanoğlu Erden
Köşe Yazarı
Klinik Psikolog Berke Özkanoğlu Erden
 

Şiddetin her türlüsüne hayır!

Şiddet, bilerek ve isteyerek güç ve baskı yoluyla kişinin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep olan davranışlara denir. Şiddet denildiğinde en bilinen ve en açık gösterilen fiziksel şiddet olduğundan akıllara ilk gelen şiddet türüdür. Elbette şiddet sadece fiziksel şiddetle sınırlı değildir. Psikolojik-duygusal şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet de şiddet türleri arasındadır. Kadına yönelik şiddet bugün özellikle üzerinde durulması gereken konulardan birisidir. Geçtiğimiz yılların istatistiklerine bakıldığında şiddetin derecesinde, yaygınlığında ve sıklığında artış söz konusu. Bireysel ve toplumsal farkındalık oluşturmamız gereken bir konu. Şiddetin psikolojik kökenlerinden bahsedersek; dürtüsel davranış ya da haz odaklı davranış zaman içinde bazı beceriler geliştikçe çocukların kontrol etmeyi öğrendiği davranışlardır. Yani saldırgan davranış;  bilerek ve isteyerek gösterilen davranış olarak tanımlandığı için 1 buçuk yaş öncesinde aslında saldırgan davranıştan söz edilmez. 1 buçuk yaşından itibaren çocuğun bilişsel becerileri geliştikçe, ne yaptığına dair farkındalığı arttıkça ve bir yandan gelişmekte olan dil becerisi ve öz-denetim becerisiyle beraber saldırgan davranışların sıklığında ve şiddetinde bir azalma beklenir. 2-3 yaşlarında kız ve erkek çocuklar cinsiyetin kalıcı bir özellik olduğunu anlamaya başladığı andan itibaren kız çocuklarının saldırgan davranışlarında belirgin bir iniş olurken erkek çocuklarında bir iniş gözlenmiyor. Buradaki önemli nokta toplumsal cinsiyet rolleri, kişinin hangi davranışı yapmayı uygun bulup bulmadığı, kültürün rolü ve toplumsal değişim-değerlerdir. Özellikle bizim toplumumuzda erkeklerin güçlü olmaları, kırılganlıklarını göstermemeleri gerektirdiği yönünde “kız gibi ağlama” gibi ifadeler kullanılarak yetiştirildiğini görüyoruz. Zihinsel şemalarımızın 3 yaştan itibaren oluştuğundan bahsedebiliriz. Aynı zamanda toksik aile yapılarında da şiddete maruz kalan çocuklar ileride bu davranışları ayırt edebilmeleri zorlaşıyor. Çocuklar büyüdükleri evlerde yaşadıklarından dolayı yetişkin olduklarında eşlerinde benzer davranışları gördüklerinde normal karşılıyorlar. Bilmemiz gereken önemli noktalardan biri ise; şiddet uygulayıcısının bir psikolojik rahatsızlığı olduğundan değil, bu davranışı bilerek ve isteyerek yaptığı, kişiliğinin ve becerilerinin gelişmemesinden dolayı bir problemi olduğudur. Şiddet, bir hastalık değildir. Şiddetin her türlüsü için insan hakkı ve toplumsal düzlemde bakılmalı bunun için en iyi düzenleme ise İstanbul Sözleşmesidir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde dilerim ki; toplumsal cinsiyet ayrımının yapılmaması, yaşam hakkı, özgürlüğü ve eşitliğin sağlandığı bir toplum ve dünya için hep beraber çaba sarf ederiz. Sosyal hayatta, evde, çalışma hayatında her kadın emekçidir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. Sevgiler.
Ekleme Tarihi: 08 Mart 2021 - Pazartesi

Şiddetin her türlüsüne hayır!

Şiddet, bilerek ve isteyerek güç ve baskı yoluyla kişinin fiziksel ve psikolojik zarar görmesine sebep olan davranışlara denir. Şiddet denildiğinde en bilinen ve en açık gösterilen fiziksel şiddet olduğundan akıllara ilk gelen şiddet türüdür. Elbette şiddet sadece fiziksel şiddetle sınırlı değildir. Psikolojik-duygusal şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet de şiddet türleri arasındadır.

Kadına yönelik şiddet bugün özellikle üzerinde durulması gereken konulardan birisidir. Geçtiğimiz yılların istatistiklerine bakıldığında şiddetin derecesinde, yaygınlığında ve sıklığında artış söz konusu. Bireysel ve toplumsal farkındalık oluşturmamız gereken bir konu.

Şiddetin psikolojik kökenlerinden bahsedersek; dürtüsel davranış ya da haz odaklı davranış zaman içinde bazı beceriler geliştikçe çocukların kontrol etmeyi öğrendiği davranışlardır. Yani saldırgan davranış;  bilerek ve isteyerek gösterilen davranış olarak tanımlandığı için 1 buçuk yaş öncesinde aslında saldırgan davranıştan söz edilmez. 1 buçuk yaşından itibaren çocuğun bilişsel becerileri geliştikçe, ne yaptığına dair farkındalığı arttıkça ve bir yandan gelişmekte olan dil becerisi ve öz-denetim becerisiyle beraber saldırgan davranışların sıklığında ve şiddetinde bir azalma beklenir. 2-3 yaşlarında kız ve erkek çocuklar cinsiyetin kalıcı bir özellik olduğunu anlamaya başladığı andan itibaren kız çocuklarının saldırgan davranışlarında belirgin bir iniş olurken erkek çocuklarında bir iniş gözlenmiyor. Buradaki önemli nokta toplumsal cinsiyet rolleri, kişinin hangi davranışı yapmayı uygun bulup bulmadığı, kültürün rolü ve toplumsal değişim-değerlerdir. Özellikle bizim toplumumuzda erkeklerin güçlü olmaları, kırılganlıklarını göstermemeleri gerektirdiği yönünde “kız gibi ağlama” gibi ifadeler kullanılarak yetiştirildiğini görüyoruz. Zihinsel şemalarımızın 3 yaştan itibaren oluştuğundan bahsedebiliriz. Aynı zamanda toksik aile yapılarında da şiddete maruz kalan çocuklar ileride bu davranışları ayırt edebilmeleri zorlaşıyor. Çocuklar büyüdükleri evlerde yaşadıklarından dolayı yetişkin olduklarında eşlerinde benzer davranışları gördüklerinde normal karşılıyorlar.

Bilmemiz gereken önemli noktalardan biri ise; şiddet uygulayıcısının bir psikolojik rahatsızlığı olduğundan değil, bu davranışı bilerek ve isteyerek yaptığı, kişiliğinin ve becerilerinin gelişmemesinden dolayı bir problemi olduğudur. Şiddet, bir hastalık değildir. Şiddetin her türlüsü için insan hakkı ve toplumsal düzlemde bakılmalı bunun için en iyi düzenleme ise İstanbul Sözleşmesidir.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde dilerim ki; toplumsal cinsiyet ayrımının yapılmaması, yaşam hakkı, özgürlüğü ve eşitliğin sağlandığı bir toplum ve dünya için hep beraber çaba sarf ederiz. Sosyal hayatta, evde, çalışma hayatında her kadın emekçidir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

Sevgiler.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmirtime35.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.