canlııı
İlhan İşman
Köşe Yazarı
İlhan İşman
 

ROBOT DEĞİLİZ, İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ

Zorlu, yorucu bir haftayı daha geride bıraktık. 1-7 Şubat Mobbing ile Mücadele etkinlikleri kapsamında, ülkemizin dört bir yanında temsilciliklerimizle birlikte koşturduk, etkinlikler yaptık. Pandemi var bahanesine sığınıp yapıyormuş gibi de yapabilirdik. Ama olmazdı bize yakışmazdı. Tarihe not düşelim dedik ve Para-Medya ve Mobbing ile Mücadele Derneği işbirliği ile Bankacılık Sektörü çalışanları ile bir anket düzenledik. Anketi Mobbing ile Mücadele Derneği yönetim kurulu üyesi, Ar-Ge ve Proje Genel Koordinatörü Dr. Mustafa Kemal Topcu ve Finansın Perileri Aktivisti, Para-Medya Köşe yazarı eski bankacı Hanife Serter’in değerli katkılarıyla hazırladık. Katılımcıları hiçbir telkin, zorlama ve etki altında bırakmadan, özgür iradeleriyle ankete cevaplar aldık. Bu arada katılımcılardan kişisel bilgilerini de istemedik. Üzerimize vazife miydi? Elbette vazifeydi. Ülkesini milletini seven her insan gibi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme gayretiydi bizimkisi. Başta Bankacılık sektörü olmak üzere, pozitif çalışma ortamlarının oluşturulması, çalışma barışının geliştirilmesi, özellikle Banka çalışanlarının onurlu çalışma hakkının korunmasına katkı sunmayı ve bu anketin ülkemiz adına da hayırlara vesile olmasını diliyor, istiyorduk. İnşallah öyle de olacak. Belki birileri siz de kimseniz, bu kadar sıkıntı arasında bir de sizle mi uğraşacağız diyebilir. Biz kuyuya taşımızı attık. Akıllıları davet ediyor kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. SAYILARLA ANKETE KATILANLAR Bankacılık Sektöründe 185 bine yakın kişi çalışıyor. Bu sayının yaklaşık 65 bini kamu bankalarında, geriye kalan 120 bin kişi de özel sektör bankalarında çalışıyor. Çeşitli kademelerde ve destek hizmetlerinde çalışan 706 kişinin katılımıyla yapılan bu anket; sektörde pozitif çalışma ortamı, kurum kültürü, insan odaklı yönetim anlayışı ve Mobbing algısı ile ilgili önemli ipuçları veriyor. Ankete katılanların yaş ortalaması 36.9 ve çalışma yılı olarak deneyimlerini sorduğumuzda sektörde ortalama 13 yıldır çalıştıklarını görüyoruz. Ankete katılanların 3,68’i engelli; bu orana baktığımızda Sektörün yasal yükümlülüklerini yerine getirdiği görülüyor. Eğitim düzeyine baktığımızda; Lisans, yüksek lisans ve doktora yapan çalışan sayısı neredeyse 95’e ulaşıyor. Eğitim düzeyinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, hak arama yollarının bilinmemesi ve mücadele için kararlı, cesaretli olunmaması bir tezat olarak karşımıza çıkıyor. Ankete 62 oranında Büyükşehir, 12 oranında Şehir ve 25 oranında ilçede ikamet eden çalışanlar katılmış. Katılanların bulunduğu pozisyona baktığımızda sırasıyla; Pazarlama, satış ve operasyonda görev yaptıklarını öğreniyoruz. Ankete katılanların çalıştığı bankanın ortaklık yapısına göre baktığımızda 51,42 oranında yabancı ve 48.58 oranında da yerli sermayeli olduğunu, ankete 91 oranında özel sektör bankalarından, 9 civarında da kamu sektörü bankalarından katılım  görüyoruz. BANKACILARIN FERYADI : ROBOT DEĞİLİZ, İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ Banka Çalışanları, duygu ve düşüncelerini aldığımız açık uçlu sorularda; “Bu anketi doldurunca kendimi çok rahatlamış hissettim hafifledim” diyor bir bankacı. “Yasal olarak başvurduğumda ilk fırsatta kapının önüne konulacağımdan eminim” diyor bir başkası. Bir başka bankacı ise, “uygulamalar kendimi bir kurumda çalışıyor gibi hissettirmiyor bana” diye sitem ediyor. Sadece bu kadar mı? “Beyin kanaması, kalp krizi geçirmekten korkuyorum”. “Stresten artık sağlıklı karar veremiyorum, özgüvenimi yitirdim”. “Yarış atı gibiyiz, eşimi çocuklarımı düşünmesem bir gün bile durmam burada” diyenler de var. “Yönlendirme ve yol gösterme yok. Bazı yasal haklarımız verilmiyor. İşten ayrılmam ya da görev yerimi değiştirmem için baskı yapılıyor. Gözdağı veriliyor. Sosyal dışlama çok yaygın” diyenler de. Genel olarak Bankacılar “kendilerini mutsuz ve değersiz hissettiklerini” söylüyorlar.   BANKACILIKTA MOBBİNG ALGISI 61.2 Kurumunuzda Mobbing ile gerekli tedbirler alınıyor mu? sorusuna ankete katılanların toplamda 94,8’i alınmıyor cevabı vermiş. Çalışmakta olduğunuz kurumda Mobbing ile karşılaşmanız durumunda başvurabileceğiniz bir kurul var mı? sorusuna  90,7 oranında kurul yok cevabı verilmiş. İşyerinizde Mobbing ile ilgili hukuki haklarınız bildiriliyor mu sorusuna 94,8’i hayır diyor. Katılanlar çoğunlukla Mobbing ile ilgili haklarını bilmediklerini, Mobbing ile ilgili eğitim ve seminer faaliyetlerinin yapılmadığını söylüyorlar. Ülkemizde Mobbing ile ilgili hukuksal düzenlemeler yeterli mi sorusuna toplamda 97 oranında yetersizdir cevabı verilmiş. Mobbinge uğrayan çalışan bir üst göreve geldiğinde Mobbing yapar mı diye sorulduğunda da 41.2 oranında yapar cevabı verilmiş. Cinsel içerikli davranışlara maruz kalıyor musunuz? sorusuna ise ankete katılanların 18’i kalıyoruz cevabı vermiş. Ayrımcılık görüyorum 75, engeli nedeniyle mobbinge uğrayanlar 25 ve kendisinin arkasından konuşulduğunu, lakap takıldığını belirten 35’oranında çalışan var. ÇALIŞIYORUM AMA TÜKENİYORUM Anket sonuçlarına göre; her 4 bankacıdan biri antidepresan ilaçları kullanıyor. İşyerinizde yaşadığınız stresten kaynaklı olarak psikolojik tedavi gördünüz mü sorusuna 33,85 oranında tedavi gördüm, İşyerinde yaşadığınız stres kaynaklı olarak alkol ya da sigara bağımlılığınızda bir artış oldu mu sorusuna da 67.41 oranında artış oldu cevabı veriliyor. Daha fazla bilgi için Anket Sonuçlarına www.mobbing.org.tr/anket/ linkinden ulaşabilirsiniz. PEKİ NERDE KALDI İNSANLIK ONURU? Sonuçlar ortada; ya pozitif çalışma ortamlarını oluşturacağız, çalışma barışını geliştireceğiz, tüm çalışanların onurlu çalışma hakkının korunması için, kurum kültürünü oluşturacağız, insan odaklı yönetim anlayışını yerleştireceğiz, ya da kafamızı kuma gömüp her şey yolunda gibi davranacağız. BİZ SÖYLEYELİM DE SÖYLEMEDİ DEMEYİN Neler yapılması gerekir işte önerilerimiz; pozitif bir çalışma ortamı için kurum kültürü geliştirilmeli. Statüsü ne olursa olsun her çalışana Mobbing farkındalık eğitimleri verilmeli. Ayrımcılıkla etkin bir şekilde mücadele edilmeli. Etik farkındalığı geliştirilmeli. İş sağlığı ve güvenliğine önem verilmeli. İletişim kanalları açık tutulmalı, etkin dinleme sağlanmalı. Özellikle psiko-sosyal risk faktörleri tanımlanmalı ve riskleri en aza indirecek gerekli önlemler alınmalı. Yöneticiler bilinçlendirilmeli. Çalışanların farkındalığı artırılmalı. İnsan odaklı yönetim anlayışıyla, sektörel araştırmalar yaygınlaştırılmalı. Mesleğe yönelik rehberler hazırlanmalı. Önceliğimiz İnsan olmalı. KARAR SİZLERİN Ha unutmadan haftaya da bir sürprizimiz var. Mevlam ömür verirse bekleyelim görelim… Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…
Ekleme Tarihi: 08 Şubat 2021 - Pazartesi

ROBOT DEĞİLİZ, İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ

Zorlu, yorucu bir haftayı daha geride bıraktık. 1-7 Şubat Mobbing ile Mücadele etkinlikleri kapsamında, ülkemizin dört bir yanında temsilciliklerimizle birlikte koşturduk, etkinlikler yaptık. Pandemi var bahanesine sığınıp yapıyormuş gibi de yapabilirdik. Ama olmazdı bize yakışmazdı.

Tarihe not düşelim dedik ve Para-Medya ve Mobbing ile Mücadele Derneği işbirliği ile Bankacılık Sektörü çalışanları ile bir anket düzenledik.

Anketi Mobbing ile Mücadele Derneği yönetim kurulu üyesi, Ar-Ge ve Proje Genel Koordinatörü Dr. Mustafa Kemal Topcu ve Finansın Perileri Aktivisti, Para-Medya Köşe yazarı eski bankacı Hanife Serter’in değerli katkılarıyla hazırladık. Katılımcıları hiçbir telkin, zorlama ve etki altında bırakmadan, özgür iradeleriyle ankete cevaplar aldık. Bu arada katılımcılardan kişisel bilgilerini de istemedik.

Üzerimize vazife miydi? Elbette vazifeydi. Ülkesini milletini seven her insan gibi sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme gayretiydi bizimkisi.

Başta Bankacılık sektörü olmak üzere, pozitif çalışma ortamlarının oluşturulması, çalışma barışının geliştirilmesi, özellikle Banka çalışanlarının onurlu çalışma hakkının korunmasına katkı sunmayı ve bu anketin ülkemiz adına da hayırlara vesile olmasını diliyor, istiyorduk.

İnşallah öyle de olacak. Belki birileri siz de kimseniz, bu kadar sıkıntı arasında bir de sizle mi uğraşacağız diyebilir. Biz kuyuya taşımızı attık. Akıllıları davet ediyor kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

SAYILARLA ANKETE KATILANLAR

Bankacılık Sektöründe 185 bine yakın kişi çalışıyor. Bu sayının yaklaşık 65 bini kamu bankalarında, geriye kalan 120 bin kişi de özel sektör bankalarında çalışıyor. Çeşitli kademelerde ve destek hizmetlerinde çalışan 706 kişinin katılımıyla yapılan bu anket; sektörde pozitif çalışma ortamı, kurum kültürü, insan odaklı yönetim anlayışı ve Mobbing algısı ile ilgili önemli ipuçları veriyor. Ankete katılanların yaş ortalaması 36.9 ve çalışma yılı olarak deneyimlerini sorduğumuzda sektörde ortalama 13 yıldır çalıştıklarını görüyoruz. Ankete katılanların 3,68’i engelli; bu orana baktığımızda Sektörün yasal yükümlülüklerini yerine getirdiği görülüyor. Eğitim düzeyine baktığımızda; Lisans, yüksek lisans ve doktora yapan çalışan sayısı neredeyse 95’e ulaşıyor. Eğitim düzeyinin bu kadar yüksek olmasına rağmen, hak arama yollarının bilinmemesi ve mücadele için kararlı, cesaretli olunmaması bir tezat olarak karşımıza çıkıyor. Ankete 62 oranında Büyükşehir, 12 oranında Şehir ve 25 oranında ilçede ikamet eden çalışanlar katılmış. Katılanların bulunduğu pozisyona baktığımızda sırasıyla; Pazarlama, satış ve operasyonda görev yaptıklarını öğreniyoruz. Ankete katılanların çalıştığı bankanın ortaklık yapısına göre baktığımızda 51,42 oranında yabancı ve 48.58 oranında da yerli sermayeli olduğunu, ankete 91 oranında özel sektör bankalarından, 9 civarında da kamu sektörü bankalarından katılım  görüyoruz.

BANKACILARIN FERYADI : ROBOT DEĞİLİZ, İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUZ

Banka Çalışanları, duygu ve düşüncelerini aldığımız açık uçlu sorularda; “Bu anketi doldurunca kendimi çok rahatlamış hissettim hafifledim” diyor bir bankacı. “Yasal olarak başvurduğumda ilk fırsatta kapının önüne konulacağımdan eminim” diyor bir başkası. Bir başka bankacı ise, “uygulamalar kendimi bir kurumda çalışıyor gibi hissettirmiyor bana” diye sitem ediyor. Sadece bu kadar mı? “Beyin kanaması, kalp krizi geçirmekten korkuyorum”. “Stresten artık sağlıklı karar veremiyorum, özgüvenimi yitirdim”. “Yarış atı gibiyiz, eşimi çocuklarımı düşünmesem bir gün bile durmam burada” diyenler de var. “Yönlendirme ve yol gösterme yok. Bazı yasal haklarımız verilmiyor. İşten ayrılmam ya da görev yerimi değiştirmem için baskı yapılıyor. Gözdağı veriliyor. Sosyal dışlama çok yaygın” diyenler de. Genel olarak Bankacılar “kendilerini mutsuz ve değersiz hissettiklerini” söylüyorlar.

 

BANKACILIKTA MOBBİNG ALGISI 61.2

Kurumunuzda Mobbing ile gerekli tedbirler alınıyor mu? sorusuna ankete katılanların toplamda 94,8’i alınmıyor cevabı vermiş. Çalışmakta olduğunuz kurumda Mobbing ile karşılaşmanız durumunda başvurabileceğiniz bir kurul var mı? sorusuna  90,7 oranında kurul yok cevabı verilmiş. İşyerinizde Mobbing ile ilgili hukuki haklarınız bildiriliyor mu sorusuna 94,8’i hayır diyor. Katılanlar çoğunlukla Mobbing ile ilgili haklarını bilmediklerini, Mobbing ile ilgili eğitim ve seminer faaliyetlerinin yapılmadığını söylüyorlar.

Ülkemizde Mobbing ile ilgili hukuksal düzenlemeler yeterli mi sorusuna toplamda 97 oranında yetersizdir cevabı verilmiş. Mobbinge uğrayan çalışan bir üst göreve geldiğinde Mobbing yapar mı diye sorulduğunda da 41.2 oranında yapar cevabı verilmiş. Cinsel içerikli davranışlara maruz kalıyor musunuz? sorusuna ise ankete katılanların 18’i kalıyoruz cevabı vermiş. Ayrımcılık görüyorum 75, engeli nedeniyle mobbinge uğrayanlar 25 ve kendisinin arkasından konuşulduğunu, lakap takıldığını belirten 35’oranında çalışan var.

ÇALIŞIYORUM AMA TÜKENİYORUM

Anket sonuçlarına göre; her 4 bankacıdan biri antidepresan ilaçları kullanıyor. İşyerinizde yaşadığınız stresten kaynaklı olarak psikolojik tedavi gördünüz mü sorusuna 33,85 oranında tedavi gördüm, İşyerinde yaşadığınız stres kaynaklı olarak alkol ya da sigara bağımlılığınızda bir artış oldu mu sorusuna da 67.41 oranında artış oldu cevabı veriliyor. Daha fazla bilgi için Anket Sonuçlarına www.mobbing.org.tr/anket/ linkinden ulaşabilirsiniz.

PEKİ NERDE KALDI İNSANLIK ONURU?

Sonuçlar ortada; ya pozitif çalışma ortamlarını oluşturacağız, çalışma barışını geliştireceğiz, tüm çalışanların onurlu çalışma hakkının korunması için, kurum kültürünü oluşturacağız, insan odaklı yönetim anlayışını yerleştireceğiz, ya da kafamızı kuma gömüp her şey yolunda gibi davranacağız.

BİZ SÖYLEYELİM DE SÖYLEMEDİ DEMEYİN

Neler yapılması gerekir işte önerilerimiz; pozitif bir çalışma ortamı için kurum kültürü geliştirilmeli. Statüsü ne olursa olsun her çalışana Mobbing farkındalık eğitimleri verilmeli. Ayrımcılıkla etkin bir şekilde mücadele edilmeli. Etik farkındalığı geliştirilmeli. İş sağlığı ve güvenliğine önem verilmeli. İletişim kanalları açık tutulmalı, etkin dinleme sağlanmalı. Özellikle psiko-sosyal risk faktörleri tanımlanmalı ve riskleri en aza indirecek gerekli önlemler alınmalı. Yöneticiler bilinçlendirilmeli. Çalışanların farkındalığı artırılmalı. İnsan odaklı yönetim anlayışıyla, sektörel araştırmalar yaygınlaştırılmalı. Mesleğe yönelik rehberler hazırlanmalı. Önceliğimiz İnsan olmalı.

KARAR SİZLERİN

Ha unutmadan haftaya da bir sürprizimiz var. Mevlam ömür verirse bekleyelim görelim…

Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmirtime35.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.