canlııı
Bülent Korkmaz
Köşe Yazarı
Bülent Korkmaz
 

İZMİR BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ-TÜGVA

Yazının başlığına bakınca ne alaka diyebilirsiniz.Ama yazıyı okuyunca alakası ortaya çıkacak. Geçen hafta İzmir gündemini İzmir Büyükşehir Belediyesinin Üniversite kurması  konusu bir hayli meşgul etti. Ne var bunda diyebilirsiniz. Elbette ki bir şey yok.Hatta İzmir adına güzel ve olumlu bir gelişme. Ne güzel Belediyemiz bir Üniversite kuruyor. Kuruyor da durum böyle olsa tabiki.Ama öyle değil maalesef. Neden mi? Buyrun size nedenler; Tartışmanın odağında 1908 yılında un fabrikası olarak kurulan,daha sonra DGM olarak hizmet veren,DGM kapatılınca Büyükşehir Belediyesi tarafından meslek fabrikası olarak kullanılan tarihi binalar ve bu Ninaların İstanbul merkezli Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’na tahsis edilmesi yer alıyor. Başkan Tunç Soyer Milliyet gazetesinde yayınlanan röportajında biz bu binayı tahsis etmiyoruz,Onlar 100 milyona geliyor,biz meslek fabrikasını ve 30 milyon veriyoruz.Adıgüzel vakfına ortak oluyoruz diye açıklama yapıyor.Madem durum böyleyse şu soruların cevaplanması ve kamu oyu ile paylaşılması gerekir; 1-izmir Büyükşehir Belediyesi istanbul’da faaliyet gösteren bir vakfa üstelik meclis kararı olmadan ortak olamaz.Resmiyette gerçekleşmiş birortaklık yoksa bunu ortakmış gibi açıklamak etik olarakta hukuk olarak ta uygun değildir.Bir vakfa ortak olmak için o vakfın il sınırları içinde olması,karı zararı,varlığı incelenerek oertaklık konusu mecliste görüşülüp karara bağlanmadan gerçekleşemez.Anlaşıldığ kadarıyla böyle bir aşama gerçekleşmemiştir.Bu işlem gerçekleşmeden kamuoyuna ortak oluyoruz açıklaması yapmak kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı oluşturur. Ve meclisin iradesi dışında gerçekleşmiş bir durum ortaya çıkar ki,bu da meclisin işlevi anlamında tartışmaya neden olur. 2-Vakıflar TMK hükümlerine göre kurulan tüzel kişiliklerdir.Ticari bir kuruluş değildir.Dolayısı ile bir ticari şirket mantığı ile vakfa ortak olunamaz.Vakfa ortak olmak demek vakfın yasal iradesine ortak olmakla mümkün olur.Vakfın iradesi ise mütevelli heyetidir.Adı geçen vakfın kaç mütevelli üyesi vardır.Ve bu mütevelli heyetinde büyükşehir belediyesini temsilen kaç kişi yer almaktadır? Vakıf mütevellisinde yarı oranında büyükşehir belediyesini temsilen temsilci yok ise bir ortaklıktan söz edilemez.Zira kurulacak Üniversitenin mütevelli heyetini kurucu vakfın mütevellisi belirler.Vakıf mütevellisinde belediye eşit oranda temsil edilmiyorsa üniversite mütevelli heyetini oluşturmada söz hakkı bulunmayacaktır.Bu da ortak olduk şeklinde yapılan açıklamayı boşa çıkarır.Bu da akıllara ortada bir kandırmacamı var sorusunu getirir. 3-Son bir yıl içinde vakfın mütevelli heyetinde bir değişiklik yapılmış mıdır? Yapıldı ise vakıf mütevellisine belediyeyi temsilen kimler seçilmiştir? Mütevelli heyet içerisinde başkan Tunç Soyer’in aile ve yakınları var mıdır? 4-Sayın Soyer açıklamasında vakıf ile ortak olduklarını ve ortak üniversite kuracaklarını söylüyor.Ancak YÖK mevzuatında bir kurum ile bir vakfın ortak üniversite kurması yönünde bir düzenleme yoktur.Ancak iki vakıf karşılıklı anlaşmak şartıyla ki bu da en fazla yüzde beş pay farkı olacak şekilde ortak üniversite kurabilirler.Bu açıdan baktığımızda Adıgüzel vakfının karşısında ortak olacak bir belediye vakfı varmıdır? Yok ise yukarıda da açıkladığımız gibi sadece belediye vakıf mütevellisinde temsil hakkı alabilir ki bunada bir ortaklık diyemeyiz.Böyle bir durumda da vakıf mütevellisinde belediye eşit oranda temsil edilmelidir ki söz hakkını kullanabilsin.Bu anlamda yapılan bir çalışma varmıdır? Çün kü bu bütün izmiri ilgilendiren bir konudur.Bu durum da da şehri yönetenlerin şahsi ve keyfi davranma gibi ne bir hakkı ne de bir lüksü vardır. 5-Sayın Soyer verdiği beyanatta onlar 100 milyonla geliyorlar demiştir.Bunun karşılığında da belediye meslek fabrikası ve 30 milyon para koymaktadır.Akıllara meslek fabrikasının mali değeri ne kadar dır?sorusu geliyor. Yani vakfın koyduğu söylenen 100 milyon belediyenin verdiklerini karşılyacak eşitliktemidir? Bu da ayrıca tartışılır ki meslek fabrikasının mali değerinin 300 milyoun üzerinde olduğu yönünde biilgiler vardır.Bu durumda üç koyup bir almak sanırım İzmir halkının çıkarına bir yaklaşım değildir.Bu da akıllara bir sürü acabaları getirir. 6-Sayın Soyer’in söylediği gibi Adıgüzel vakfı 100 milyon ile geliyorsa,sayın başkanın bu açıklamayı yaptığı tarihten önce vakfın hesabında bu miktarda bir paranın varlığı kamuoyu ile paylaşılmalıdır.Eğer bu rakam nakit miktar değilde vakfın tüm mal varlığı toplamı ise ki durum onu gösteriyor istanbulda bulunan vakfın taşınmaz mal varlığının İzmir’e nasıl bir fayda sağlayacağı da anlaşılır bir durum değildir. 7-Sayın Soyer röportajında önce iki yıllık meslek yüksek okulu açılacak sonra üniversite kurulacak demiştir.Aslında bu söylem bana göre işin dönüm noktasıdır.Zira adı geçen vakfın zaten İstanbul da mevcut bir meslek yüksek okulu vardır.Bu söylemden benim anladığım vakıf bu meslek yüksek okulunu İzmir’e taşıyacaktır.Yani yeni bir üniversite kuruluşu yapılmayacaktır.Ayrıca bu vakfa ait Meslek Yüksek Okulunun eğitim yapısı,başarısı nedir? Kaç öğrencisi vardır? bunlar araştırılmış mıdır? Nakil yaparak üniversite kuracağız beyanı kamuoyunu yanıltıcı bir beyandır. 8-Sayın Soyer açıklamasında tahsiz yapmıyoruz ortak oluyoruz,ortak üniversite kuruyoruz  demektedir.YÖK yasası gereği İzmir’de (B Bölgesi) Üniversite kurulabilmesi için irtifa veya intifa hakkı tesis edilmesi gerekiyor.Sonuçta adı ne olursa olsun belediyenin bu değeri çok yüksek mülkü 20 yıllığına bir vakfın kullanımına bırakılmış oluyor.Ki bunda İzmirlinin bir kazancı olmuyor.Aksine kaybı var.İzmir’i yöneten sayın başkanımızın İzmir’in menfaatine davranması beklenir ki burada durum maalesef hiçte öyle değildir.Sayın Soyer neden? 9-Sayın Soyer madem üniversite kurmak istiyorsunuz bizim belediyemizin buna gücü tek başına yeter.Belediye adına bir vakıf kurar vakıf üzerinden de üniversiteyi açarsın olur biter.Bunun için İzmir Büyükşehir Belediyesinin İstanbulda bir MYO’su bulunan bir vakfa ihtiyacı yoktur.Bunu yapmak mı istemiyorsun İzmir’de bunu yapabilecek vakıf ve odalar mevcut.Örnek mi İzmir Ticaret Odası İto Vakfını kurarak İzmir Ekonomi Üniversitesini kurmadımı? Çıkarsın duyuruya bakın bu işi yapmak için kimler kapınızı çalar hem de İzmirden.Kazanan kim olur bu durumda.İzmir ve İzmirli. 10-Ayrıca Adıgüzel vakfının getireceği 100 milyon liranın ne kadarının nakit ne kadarının taşınmaz mal olduğu,vakfın MYO lisans bedeli olarak bir para talep edip etmediği,ettiyse bu rakamın ne kadar olduğu gibi soruların cevabının kamuoyu ile paylaşılması gerektiği kanaatindeyim.Aksi takdirde kafalarda sorular sorulmaya devam edecektir. Sayın Soyer siz İzmir Büyükşehir Belediye başkanısınız.Sizin birinci önceliğiniz İzmir olmak zorunda.Başka kişi ve kurumların değil İzmir’linin;İzmir’in çıkarlarını ön planda tutmakla yükümlüsünüz.Bunları sizden istemekte İzmirli vatandaşlar olarak bizlerin hakkı.Çünkü halk size İzmir’in kaynaklarını İzmir için kullanacaksınız diye oy verdi.Başka kişi ve kurumlara kullanmanız için değil. NEDEN TÜGVA Yazımızın başlığını Büyükşehir Belediyesi ve Tügva olarak koymuştuk. Şimdi onuda açıklayayım. CHP genel başkanı sayın Kemal KILIÇTAROĞLU özellikle son beş yıldır iktidarı TÜGVA,TÜRGEV vb. vakıflara belediye ve kamu kaynaklarının aktarıldığını beyan etmekte,CHP genel merkez ve yerel yöneticilerinin bir çoğu bu konuda iktidarı linç etme çabası içerisindedir.Şimdi ortada böyle bir durum varken İzmir’de yapılmaya çalışılan bu tablonun sayın genel başkanın eleştirdiği bu konulardan bir farkı var mıdır? Sayın genel başkan Kemal Kılıçtaroğlu eleştirdiğiniz durumların benzeri sizin belediyelerinizde de var sa buna ne diyeceksiniz. Siz ki Adalet yürüyüşü yaptınız.Adaletli olmak karşımdaki yaparsa yanlış,yanımdaki yaparsa doğru mantığı üzerine kurulamaz. Yapılmaya çalışılan bu durum İzmir’e yapılan bir yanlıştır.İzmirliler bu yanlıştan dönülmesini acilen beklemektedir.
Ekleme Tarihi: 02 Kasım 2021 - Salı

İZMİR BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ-TÜGVA

Yazının başlığına bakınca ne alaka diyebilirsiniz.Ama yazıyı okuyunca alakası ortaya çıkacak.

Geçen hafta İzmir gündemini İzmir Büyükşehir Belediyesinin Üniversite kurması  konusu bir hayli meşgul etti.

Ne var bunda diyebilirsiniz. Elbette ki bir şey yok.Hatta İzmir adına güzel ve olumlu bir gelişme. Ne güzel Belediyemiz bir Üniversite kuruyor.

Kuruyor da durum böyle olsa tabiki.Ama öyle değil maalesef. Neden mi? Buyrun size nedenler;

Tartışmanın odağında 1908 yılında un fabrikası olarak kurulan,daha sonra DGM olarak hizmet veren,DGM kapatılınca Büyükşehir Belediyesi tarafından meslek fabrikası olarak kullanılan tarihi binalar ve bu Ninaların İstanbul merkezli Adıgüzel Eğitim, Kültür, Araştırma, Yardımlaşma ve Sağlık Vakfı’na tahsis edilmesi yer alıyor.

Başkan Tunç Soyer Milliyet gazetesinde yayınlanan röportajında biz bu binayı tahsis etmiyoruz,Onlar 100 milyona geliyor,biz meslek fabrikasını ve 30 milyon veriyoruz.Adıgüzel vakfına ortak oluyoruz diye açıklama yapıyor.Madem durum böyleyse şu soruların cevaplanması ve kamu oyu ile paylaşılması gerekir;

1-izmir Büyükşehir Belediyesi istanbul’da faaliyet gösteren bir vakfa üstelik meclis kararı olmadan ortak olamaz.Resmiyette gerçekleşmiş birortaklık yoksa bunu ortakmış gibi açıklamak etik olarakta hukuk olarak ta uygun değildir.Bir vakfa ortak olmak için o vakfın il sınırları içinde olması,karı zararı,varlığı incelenerek oertaklık konusu mecliste görüşülüp karara bağlanmadan gerçekleşemez.Anlaşıldığ kadarıyla böyle bir aşama gerçekleşmemiştir.Bu işlem gerçekleşmeden kamuoyuna ortak oluyoruz açıklaması yapmak kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı oluşturur. Ve meclisin iradesi dışında gerçekleşmiş bir durum ortaya çıkar ki,bu da meclisin işlevi anlamında tartışmaya neden olur.

2-Vakıflar TMK hükümlerine göre kurulan tüzel kişiliklerdir.Ticari bir kuruluş değildir.Dolayısı ile bir ticari şirket mantığı ile vakfa ortak olunamaz.Vakfa ortak olmak demek vakfın yasal iradesine ortak olmakla mümkün olur.Vakfın iradesi ise mütevelli heyetidir.Adı geçen vakfın kaç mütevelli üyesi vardır.Ve bu mütevelli heyetinde büyükşehir belediyesini temsilen kaç kişi yer almaktadır? Vakıf mütevellisinde yarı oranında büyükşehir belediyesini temsilen temsilci yok ise bir ortaklıktan söz edilemez.Zira kurulacak Üniversitenin mütevelli heyetini kurucu vakfın mütevellisi belirler.Vakıf mütevellisinde belediye eşit oranda temsil edilmiyorsa üniversite mütevelli heyetini oluşturmada söz hakkı bulunmayacaktır.Bu da ortak olduk şeklinde yapılan açıklamayı boşa çıkarır.Bu da akıllara ortada bir kandırmacamı var sorusunu getirir.

3-Son bir yıl içinde vakfın mütevelli heyetinde bir değişiklik yapılmış mıdır? Yapıldı ise vakıf mütevellisine belediyeyi temsilen kimler seçilmiştir? Mütevelli heyet içerisinde başkan Tunç Soyer’in aile ve yakınları var mıdır?

4-Sayın Soyer açıklamasında vakıf ile ortak olduklarını ve ortak üniversite kuracaklarını söylüyor.Ancak YÖK mevzuatında bir kurum ile bir vakfın ortak üniversite kurması yönünde bir düzenleme yoktur.Ancak iki vakıf karşılıklı anlaşmak şartıyla ki bu da en fazla yüzde beş pay farkı olacak şekilde ortak üniversite kurabilirler.Bu açıdan baktığımızda Adıgüzel vakfının karşısında ortak olacak bir belediye vakfı varmıdır? Yok ise yukarıda da açıkladığımız gibi sadece belediye vakıf mütevellisinde temsil hakkı alabilir ki bunada bir ortaklık diyemeyiz.Böyle bir durumda da vakıf mütevellisinde belediye eşit oranda temsil edilmelidir ki söz hakkını kullanabilsin.Bu anlamda yapılan bir çalışma varmıdır? Çün kü bu bütün izmiri ilgilendiren bir konudur.Bu durum da da şehri yönetenlerin şahsi ve keyfi davranma gibi ne bir hakkı ne de bir lüksü vardır.

5-Sayın Soyer verdiği beyanatta onlar 100 milyonla geliyorlar demiştir.Bunun karşılığında da belediye meslek fabrikası ve 30 milyon para koymaktadır.Akıllara meslek fabrikasının mali değeri ne kadar dır?sorusu geliyor. Yani vakfın koyduğu söylenen 100 milyon belediyenin verdiklerini karşılyacak eşitliktemidir? Bu da ayrıca tartışılır ki meslek fabrikasının mali değerinin 300 milyoun üzerinde olduğu yönünde biilgiler vardır.Bu durumda üç koyup bir almak sanırım İzmir halkının çıkarına bir yaklaşım değildir.Bu da akıllara bir sürü acabaları getirir.

6-Sayın Soyer’in söylediği gibi Adıgüzel vakfı 100 milyon ile geliyorsa,sayın başkanın bu açıklamayı yaptığı tarihten önce vakfın hesabında bu miktarda bir paranın varlığı kamuoyu ile paylaşılmalıdır.Eğer bu rakam nakit miktar değilde vakfın tüm mal varlığı toplamı ise ki durum onu gösteriyor istanbulda bulunan vakfın taşınmaz mal varlığının İzmir’e nasıl bir fayda sağlayacağı da anlaşılır bir durum değildir.

7-Sayın Soyer röportajında önce iki yıllık meslek yüksek okulu açılacak sonra üniversite kurulacak demiştir.Aslında bu söylem bana göre işin dönüm noktasıdır.Zira adı geçen vakfın zaten İstanbul da mevcut bir meslek yüksek okulu vardır.Bu söylemden benim anladığım vakıf bu meslek yüksek okulunu İzmir’e taşıyacaktır.Yani yeni bir üniversite kuruluşu yapılmayacaktır.Ayrıca bu vakfa ait Meslek Yüksek Okulunun eğitim yapısı,başarısı nedir? Kaç öğrencisi vardır? bunlar araştırılmış mıdır? Nakil yaparak üniversite kuracağız beyanı kamuoyunu yanıltıcı bir beyandır.

8-Sayın Soyer açıklamasında tahsiz yapmıyoruz ortak oluyoruz,ortak üniversite kuruyoruz  demektedir.YÖK yasası gereği İzmir’de (B Bölgesi) Üniversite kurulabilmesi için irtifa veya intifa hakkı tesis edilmesi gerekiyor.Sonuçta adı ne olursa olsun belediyenin bu değeri çok yüksek mülkü 20 yıllığına bir vakfın kullanımına bırakılmış oluyor.Ki bunda İzmirlinin bir kazancı olmuyor.Aksine kaybı var.İzmir’i yöneten sayın başkanımızın İzmir’in menfaatine davranması beklenir ki burada durum maalesef hiçte öyle değildir.Sayın Soyer neden?

9-Sayın Soyer madem üniversite kurmak istiyorsunuz bizim belediyemizin buna gücü tek başına yeter.Belediye adına bir vakıf kurar vakıf üzerinden de üniversiteyi açarsın olur biter.Bunun için İzmir Büyükşehir Belediyesinin İstanbulda bir MYO’su bulunan bir vakfa ihtiyacı yoktur.Bunu yapmak mı istemiyorsun İzmir’de bunu yapabilecek vakıf ve odalar mevcut.Örnek mi İzmir Ticaret Odası İto Vakfını kurarak İzmir Ekonomi Üniversitesini kurmadımı? Çıkarsın duyuruya bakın bu işi yapmak için kimler kapınızı çalar hem de İzmirden.Kazanan kim olur bu durumda.İzmir ve İzmirli.

10-Ayrıca Adıgüzel vakfının getireceği 100 milyon liranın ne kadarının nakit ne kadarının taşınmaz mal olduğu,vakfın MYO lisans bedeli olarak bir para talep edip etmediği,ettiyse bu rakamın ne kadar olduğu gibi soruların cevabının kamuoyu ile paylaşılması gerektiği kanaatindeyim.Aksi takdirde kafalarda sorular sorulmaya devam edecektir.

Sayın Soyer siz İzmir Büyükşehir Belediye başkanısınız.Sizin birinci önceliğiniz İzmir olmak zorunda.Başka kişi ve kurumların değil İzmir’linin;İzmir’in çıkarlarını ön planda tutmakla yükümlüsünüz.Bunları sizden istemekte İzmirli vatandaşlar olarak bizlerin hakkı.Çünkü halk size İzmir’in kaynaklarını İzmir için kullanacaksınız diye oy verdi.Başka kişi ve kurumlara kullanmanız için değil.

NEDEN TÜGVA

Yazımızın başlığını Büyükşehir Belediyesi ve Tügva olarak koymuştuk. Şimdi onuda açıklayayım.

CHP genel başkanı sayın Kemal KILIÇTAROĞLU özellikle son beş yıldır iktidarı TÜGVA,TÜRGEV vb. vakıflara belediye ve kamu kaynaklarının aktarıldığını beyan etmekte,CHP genel merkez ve yerel yöneticilerinin bir çoğu bu konuda iktidarı linç etme çabası içerisindedir.Şimdi ortada böyle bir durum varken İzmir’de yapılmaya çalışılan bu tablonun sayın genel başkanın eleştirdiği bu konulardan bir farkı var mıdır? Sayın genel başkan Kemal Kılıçtaroğlu eleştirdiğiniz durumların benzeri sizin belediyelerinizde de var sa buna ne diyeceksiniz. Siz ki Adalet yürüyüşü yaptınız.Adaletli olmak karşımdaki yaparsa yanlış,yanımdaki yaparsa doğru mantığı üzerine kurulamaz.

Yapılmaya çalışılan bu durum İzmir’e yapılan bir yanlıştır.İzmirliler bu yanlıştan dönülmesini acilen beklemektedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve izmirtime35.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.