İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
2020’de en az 100 bin esnaf kepenk kapattı
2020’de en az 100 bin esnaf kepenk kapattı
Muharrem İnce: Yüzde 51 ile iktidar olacağız
Muharrem İnce: Yüzde 51 ile iktidar olacağız
Yazı Detayı
21 Aralık 2020 - Pazartesi 15:14
 
DEVLETİN BAŞINA SAYGISIZLIK ADAMLIK DEĞİLDİR!
Tahsin Güzel
 
 

Geçmişinde totaliter yönetim hikayesi olan, militarist sistemin şakşakçısı olan bir partiden demokrasi beklemek hayalcilikten öte bir şey değildir.

Sözünü ettiğim parti CHP’dir.

Genel başkanları ve müstakil yöneticileri zırt pırt ortaya çıkıp 18 yıldır seçimle iş başına gelen Erdoğan’a diktatör deyip, demokrasi vurgusu yapıp gündemde tutunmaya çalışıyorlar. Bunu da her sıkıştıklarında yapıyorlar.

Yine sıkıştılar; Mustafa Sarıgül parti kurdu, Muharrem İnce kurdum kurmak üzere…Neredeyse porno filmlerine konu olabilecek duruma gelen teşkilatlarındaki taciz ve tecavüz olaylarına sessiz kaldıkları gibi, neticelendiremediler de…

Çin’e giden ihracat treni, açılan yollar, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ve Dağlık Karabağ’daki başarılar, pandemiyle mücadelede elde edilen başarılar, aşı ve esnafa verilen destekler derken CHP çıldırdı ve hep yaptıkları gibi gündem saptırmaya çalıştılar.

Hele o sayın bakanların TBMM bütçe görüşmelerindeki performansları yok mu? CHP’ye saç baş yoldurdu, tırnak yedirdi… Şahsen Sayın Süleyman Soylu’yu izlerken ben de derin bir ohh çektim. Sefam olsun!

Demokrasi, diktatör ve CHP…

2002'den bu yana aralıksız her seçimden zaferle çıkan bir siyasetçinin, yine sandıkla gidebildiği sisteme demokrasi denir. Hain darbeye direnmek yine demokrasi aşıklarının yapabileceği bir şeydir, duşunu alıp, terliklerini ve beyaz gömleğini giyip, kırmızı kravatını takıp kahvesini yudumlarken adeta “görev” bekler gibi milletin zaferini televizyon karşısında izleyen kişi demokrasi aşığı değil, militarist sistemin gönüllü bekçisidir!

Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar hangi Cumhurbaşkanına, günümüzde şahit olduğumuz edepsizlik ve saygısızlık yapılmıştır? Demokrasiyi askıya alıp ülkeyi tefecinin eline düşmüş tüccar konumuna getiren sağcı-solcu demeden ülke evladı genç beyinleri asan kesen Kenan Evren’e dahi yapamadıkları gibi karşısında süt dökmüş kedi gibi kuyruklarını kısıp susmuşlardı; bu zihniyetler bir anayasa kitabı atarak ülkeyi on yıl geriye götüren ve kırk yılda bir defa elde ettikleri iktidardan eden cumhurbaşkanına dahi tek bir cümle edememişlerdi.

Diktatörlükten söz eden kartondan kabadayılar, diktatörün devlet başkanı olduğu bir ülkede vize almadan konuşulmayacağını bilmiyorsa zır cahildir, kendilerini bu milletin efendisi sanan, demokrasi, hukuk şarkısı söyleyip hukuksuzluk yapan, söz konusu kürsü cambazlarının amacı ülkeyi istikrarsızlığa götürmektir. 

Siz;

Bürokratları tehdit eden "Türkiye Cumhuriyeti devleti gelir, saat gibi işlemeye başlar" cümlesi ile mi?

"İktidara gelirsek AK Partili iş adamlarının şirketlerine el koyacağız; medya kuruluşlarının kapısına kilit vuracağız" demekle mi?

 ''Hala bu hükümetin peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem" diyerek mi?

AK Parti’ye oy vermenin haram olduğunu söyleyerek mi?

İMF heyetiyle otel odalarında yaptığınız gizli görüşmelerle mi?

PKK’nın siyasi ayağı bir partiyle Anayasanın 'değiştirilmesi teklif dahi edilemez' maddelerinin bile masaya yatırıldığı gizli çalışmalarla mı?

Demokrasiyi savunduğunuzu iddia ediyorsunuz?

Aslında sizler bu söylemlerinizle içinizdeki faşizan duyguları dışa vuruyorsunuz. Ne Ak Partinin ne de sayın Erdoğan’ın fıtratında faşist devlet başkanlarına selam vermek yoktur…” Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya selam” yollayan sizin partinizdir. Milli Şefinizle Führer arasındaki dostluğun zerresi sayın Erdoğan’da yoktur…

Ee ne demeye Sayın Erdoğan’a diktatör deme hadsizliğinde bulunabiliyorsunuz?

Kim diktatör diye bize değil, Kılıçdaroğlu için, "Tek adam olmak isterseniz, ön seçimi ortadan kaldırırsanız, blok listeyi tekrar dayatırsanız o zaman diktatör olursunuz” diyen Cumhurbaşkanı adayınız Muharrem İnce’ye sorun.

Yeni seçilen ABD başkanını bir muhalefet partisi olarak ilk kutlayan CHP’nin genel başkanı Kılıçdaroğlu’ dur. Ayrıca, CHP’nin Joe Biden yönetiminden ilk beklentisi "Türkiye’de demokrasiye vurgu yapması" dır. Nasıl olurda sosyalist, solcu, halkçı ve emekçi dostu bir parti olarak Faşist, kapitalist ve emperyalist bir ülkeden medet umarsınız?

Erzurum Kongresi sonrası İstanbul'dan yollanan mektuplarla Amerikan mandası isteyenlere “MANDA YOK YA İSTİKLAL YA ÖLÜM VAR." Diyen Mustafa Kemal Atatürk’ten de mi utanmadınız?

Türkiye düşmanlarının ağzıyla konuşmak, onlarla söylem ve eylem birliği içinde olmak size hiçbir şey kazandırmaz…

Milli iradeyle kavga ettiğiniz müddetçe ne sandıktan çıkabilirsiniz ne de millet nezdinizde bir itibarınız olur…

Son söz: Eğer ülkemizde gerçekten diktatörlük olsaydı, bu kadar “Özgür” konuşamaz, konuşursanız da hiçte hoş olmayan “Özel” muameleye tabi tutulurdunuz, bilmem anlatabildim mi?

 

 

 
Etiketler: DEVLETİN, BAŞINA, SAYGISIZLIK, ADAMLIK, DEĞİLDİR!,
Yorumlar
Haber Yazılımı