ASAYİŞ

Uzaklaştırmaya rağmen eski sevgilisinden saldırı

Eski sevgilisi hakkında uzaklaştırma kararı aldıran hemşire Ebru Anik, sitenin girişinde darbedildiğini belirterek yetkililerden yardım istedi.

Abone Ol

Bahçeşehir'de hemşire Ebru Anik (26), hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eski sevgilisi Mustafa M. (30) tarafından oturduğu sitenin girişinde darbedildi. Yardım çağrısında bulunan Anik, "Bu adam ne kanundan ne uzaklaştırma kararından korkuyor. Ölmek istemiyorum. Kurtulmaya çok çalıştım. Çok taşındım, çok kaçtım. Her seferinde beni tehditle, şantajla zorla yanında tuttu. Sesimi artık nasıl duyuracağım bilmiyorum. Duyurmak istiyorum. Yırtınıyorum, çırpınıyorum; kimse beni duymuyor. Ben devletimden bana sahip çıkmasını istiyorum. Ölmeden önce sesimi duyun" dedi.

Bahçeşehir'de yaşayan hemşire Ebru Anik, 2023 yılı Aralık ayında Mustafa M. ile başlayan 3 yıllık ilişkilerinin son 1,5 yılında şiddet gördüğünü, ayrılmak istediğinde ise tehdit ve şantajla ilişkiyi sürdürmeye zorlandığını öne sürdü. Ailesinin de tehdit edilmesi üzerine korktuğu için şikayetini geri çekmek zorunda kalan Anik, yaklaşık bir ay önce darbedildi, burnu kırıldı. Tekrar şikayetçi olan Anik Mustafa M. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı.

'BENİ KORUYUN'

Anik, 27 Ağustos saat 06.30 sıralarında yaşadığı sitenin girişine gelen Mustafa M.'nin saldırısına uğradı. Güvenlik görevlilerinin önünde darbedildi. Anik, "Ben buradan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ve Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum: Lütfen beni koruyun. Bu kişi gördüğünüz gibi asla kimseden korkmuyor. Ne devletten, ne polisten, ne haktan, hukuktan, ne de kararlardan. Uzaklaştırma kararı bile bu adamı durduramıyor, hala beni tehdit ediyor, dışarıda geziyor, ifade veriyor ve çıkıyor’ dedi.

‘HER SEFERİNDE BENİ TEHDİTLE, ŞANTAJLA ZORLA YANINDA TUTTU’

Ebru Anik, “Biz yaklaşık 3 yıldır birlikteyiz. Son 1,5 yılı sürekli şiddet görüyordum. Tanıdıkça daha doğrusu nasıl bir insan olduğunu anladım ama anladığımda artık çok geçti. Kurtulmaya çok çalıştım. Çok taşındım, çok kaçtım. Her seferinde beni tehditle, şantajla zorla yanında tuttu. Tehdidin boyutları her seferinde o kadar çok arttı ki aileme kadar ulaştı ve ailemi öldürmekle tehdit ediyor. Şikayetimi geri çekmezsem eğer beni, ailemi öldürmekle, kardeşimi öldürmekle tehdit ediyordu ve ben bu yüzden şikayetimi korktuğum için geri çekmek zorunda kalıyordum. Ama artık öleceğimi o kadar hissettim ki gidip en sonunda uzaklaştırma kararı aldım. Bu cesareti bir ay önce kendimde buldum. Buna rağmen 3 gün önce tekrar kapıma geldi ve tekrar darbedildim. Bu adamı hiçbir şey durduramıyor” diye konuştu.

‘UZAKLAŞTIRMA KARARINA RAĞMEN KAPIMA GELDİ’

Anik, “Yaklaşık 2-3 ay önce burnum kırıldı. Sonrasında hemen gidip yani beni tehdit ettiği için hemen gidip şikayetçi olamadım ama kendisinden gizlice gidip darp raporu aldım. Bir ay önce gittim tekrar şikayetçi oldum. Zaten her gün beni tehdit ediyor. Elimde ses kayıtları, mesajlar, her şey var. Uzaklaştırma kararına rağmen de 27 Ağustos tarihinde kapıma geldi. Beni sitenin bütün güvenlikleri ve site sakinleri önünde, yani gündüz apaçık, insanların içinde beni darbetti. Sabah 06.30'da güvenlikten arandım, misafirim geldiği söylendi. Kim olduğunu sordum, ben misafir beklemiyorum dedim. 'Misafiriniz var' dedi, gitmiyor, ısrarcı' dediler. Ben de, yukarıya yollamayın. Kim ise ben inip bakacağım dedim. Ondan sonra indiğimde gördüm kendisini ve polisler benden sürekli delil istediği için; ben sürekli karakola gidiyorum ve düzenli olarak sürekli zaten şikayette bulunuyorum ama delil istiyorlar. Burnum kırıldı, dediğimde bile 'Burnunuz kırıkken video var mı?' diyorlar. Benden delil istiyorlar. Ben de doğal olarak onu orada gördüm. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen kapıma gelmiş, bağırıp çağırıyordu. Videoya çekmeye başladım. O sıra onun yanına giderken çoktan ben içerideki güvenliğe polisi aramasını söyledim zaten. Kendisinin eli kolu çok uzun. Beni sürekli, 'Benim emniyetten tanıdıklarım var, benim elim çok güçlü. Kanıtlayamazsın, edemezsin' Bu şekilde bir sürü şey söylüyordu, her zaman söylüyor. Ki bunları söylerken bile mesajları var. Hepsinin ekran fotoğrafları duruyor” dedi.

'ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA İFADE VERİP ÇIKABİLİYOR’

Anik, “Ben şu anda kendi oturduğum evin sitesinde darbedildim ve ben bu görüntüleri alamıyorum. Yani site bana görüntüleri vermiyor. 'Savcılığa gidip, bu şekilde savcılıktan dilekçe alarak görüntüleri polis eşliğinde alabilirsiniz' dediler. Ben zaten can güvenliğimden endişe ettiğim için evimden bile çıkamıyorum. Savcılığa nasıl gideyim ki? Zaten evimde darbedildim, evimin altında darbedildim, bütün güvenliklerin gözü önünde. Bu adam ne kanundan, ne hukuktan, ne adaletten, ne uzaklaştırma kararından hiçbir şeyden korkmuyor. Herkesin içinde bana bunu yapan adam, kimsenin olmadığı yerde beni yakaladığında ne yapar? Ben bunu düşünmek bile istemiyorum. Kendi sesimi artık nasıl duyuracağım bilmiyorum. Duyurmak istiyorum. Yırtınıyorum, çırpınıyorum; kimse beni duymuyor. Ben devletimden bana sahip çıkmasını istiyorum. Mustafa beni arayıp hepsinin ekran görüntüleri mevcut; 'Şu an emniyetten arkadaşlarımla oturuyorum. Ben her zaman elimi kolumu sallayarak çıkarım, bana hiçbir şey olmaz, beni kim durdurabilir.' Hatta bana şunu bile yazmış mesajla teyitli: 'Ben cezaevine girsem ne olacak? Hadi girdim diyelim. Girdikten sonrasını sana ne yapacağımı bir düşün, neler yapabileceğimi düşün.' Hiçbir şekilde korkmuyor. Daha kötüsü, gerçekten de ben defalarca emniyete gidiyorum ve demek ki benim bir problemim var ki ben emniyete gidip şikayetçi oluyorum. Demek ki ortada bir problem var ki bu adam uzaklaştırma kararına rağmen hiç korkmadan benim evime geliyor ve evimde darbediyor. Daha büyük bir problem var ki bu adam hala dediği gibi elini kolunu sallaya sallaya ifade verip çıkabiliyor. Emniyetten çıktıktan sonra bana dalga geçer gibi tekrardan yazmış: 'Git istersen tekrar şikayet et” şeklinde konuştu.

'BENDEN KURTULMAN İÇİN TEK ÇAREN BENİ ÖLDÜRMEN'

Ebru Anik, “Ben kendisini zaten sürekli engelliyorum. Sürekli başka numaralardan, başka hesaplardan mesaj atıyor, hepsi kanıtlı şekilde elimde mevcut. Kendisi yazmış bu cümleyi: 'Senin benden kurtulman için tek çaren ben uyurken uykumda beni öldürmen. Başka türlü kurtulamazsın, ben vazgeçmem' yazmış. Sosyal medya paylaşımlarımın altına kendisi emniyeti etiketliyor. O kadar emin ki hiçbir şey olmayacağından. Ben buradan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ve Adalet Bakanlığı'na sesleniyorum: Lütfen beni bundan koruyun. Bu kişi gördüğünüz gibi asla kimseden korkmuyor. Ne devletten, ne polisten, ne haktan, hukuktan, ne de kararlardan. Uzaklaştırma kararı bile bu adamı durduramıyor, hala beni tehdit ediyor, dışarıda geziyor, ifade veriyor ve çıkıyor. Kendisi farkında, neden korksun ki? Korkmuyor. Onun yerine hala ben korkuyorum” dedi.

‘ÖLMEK İSTEMİYORUM’

Anik, “Ben öldükten sonra mı adalet sağlanacak? Ben ölmek istemiyorum. Ölmeden önce sesimi duyursunlar istiyorum. Bu adam beni gördüğü yerde öldürecek. Zaten bana sürekli yazdığı mesajda var, sürekli bunu söylüyor: 'Seni gördüğüm yerde öldüreceğim.' Burada insanlar vardı öldüremedi, dövdü. Bir sonrakine insanlar olmasa beni öldürecek ki. Ben biliyorum, hissediyorum. Bu yüzden çırpınıyorum bu kadar. Sesimi duyurmaya çalışıyorum. Lütfen devletimden bana sahip çıkmasını istiyorum. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı lütfen bana yardım etsinler” dedi.