İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda siyaset, demokrasi ve kültür politikaları üzerine dikkat çeken mesajlar verildi. Çalıştayda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, otoriter yönetim anlayışlarını eleştiren açıklamalarda bulundu.
AKIN: YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENDİRİLMELİ
Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen UCLG Başkanlar Oturumu’nda konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, kentlerin kendi kültür politikalarını oluşturabilmesi gerektiğini söyledi. Akın, ulusal düzeydeki merkezi politikaların halkın ihtiyaçlarına her zaman yanıt veremediğini belirterek, yerel yönetimlerin finansal ve idari olarak güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“İZMİR TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ KENTİ”
Başkan Cemil Tugay ise konuşmasında kültürün yalnızca sanat etkinliklerinden ibaret olmadığını, geçmişten bugüne taşınan değerler bütünü olduğunu söyledi. Yerel ve merkezi yönetimler arasındaki ilişkinin hiyerarşik değil, uyum ve iş birliği temelinde kurulması gerektiğini ifade eden Tugay, “Türkiye önemli bir ülke, İzmir de Türkiye’nin önemli bir kenti” dedi.
“DEMOKRASİ KALKINMANIN VAZGEÇİLMEZİ”
Konuşmasında kalkınma ve demokrasi ilişkisine de değinen Tugay, kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme anlamına gelmediğini belirtti. Tugay, demokrasi, eşitlik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirliğin kalkınmanın temel unsurları olduğunu ifade ederek, kültürün de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
OTORİTER YÖNETİMLERE ELEŞTİRİ
Tugay’ın konuşmasının en dikkat çeken bölümü ise otoriter yönetim anlayışlarına yönelik sözleri oldu. Toplumların hiçbir gücün karşısında boyun eğmemesi gerektiğini belirten Tugay, kişisel çıkarlarını önceleyen yönetim anlayışlarını eleştirdi.
“KENDİ ÇIKARLARI İÇİN HER ŞEYİ MAHVEDİYORLAR”
Tugay konuşmasında, “Kendini otorite konumuna getiren, silahlı güçleri kullanabilen ve kötü emirler veren bazı kişiler yalnızca kendi iktidarlarını ve yandaşlarının çıkarlarını korumak için her şeyi mahvediyorlar. Adaleti gözetmiyorlar” ifadelerini kullandı. Tugay, kültürel hakların yanı sıra eğitim ve sağlık gibi temel alanların da bu anlayıştan zarar gördüğünü dile getirdi.