CHP’de “mutlak butlan” krizinin ardından gözler bugün yapılacak kritik temasa çevrildi. Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlediği iki heyetin, kurultay takvimi ve parti içindeki gerilimin aşılması için bir araya gelmesi beklenirken, Genel Merkez önünde ise “tahliye” iddiaları nedeniyle tansiyon yükseldi.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik "mutlak butlan" kararının ardından Genel Merkez önünde "tahliye" gerginliği yaşanıyor.
CHP Genel Merkezi'ne "tahliye kararının" tebliğ edilmesi bekleniyor. Sabah saatlerinden bu yana partililer, CHP'li vekiller ve yöneticiler Genel Merkez önündeki nöbetini sürdürüyor.
Zaman zaman Özgür Özel'e yakın ve Kılıçdaroğlu'na yakın isimler arasında arbede yaşanıyor. Genel Merkez önünde çok sayıda polis var.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaptığı açıklamada "Bize somut olarak gelen, resmi olarak gelen bir tebligat yok, duyumlarımız var" dedi.
Murat Emir, şu ifadeleri kullandı:
"Yaşanılan adaletsiz, hukuksuz, haksız ve çok partili siyasi yaşamımıza darbe olarak niteleyebileceğimiz süreç, sadece Cumhuriyet Halk Partilileri değil, aynı zamanda tüm vatandaşlarımızı derinden yaralamıştır, derinden sarsmıştır. Demokrasi, özgürlük, hukuk, adalet dedikçe, birileri Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden operasyon yapmak ve demokrasimizi rafa kaldırmak ve sandığımızı kaçırmak derdine düşmüştür.
Bu aşamada Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'le, bir önceki genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu arasında dün akşam saatlerinde bir iletişim olmuş ve özellikle kurultay tarihini belirlemek üzere bu iletişim sonucunda her iki Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın arkadaşlardan ikişer arkadaşın görüşmesi planlanmıştır. Ben de onlardan birisiyim."
"Biz bu arkadaşlarımızla bugün öğlen saatlerinde bu sorunu nasıl aşabileceğimizi, kurultay tarihinin ne olabileceğini, en yakın kurultay tarihine nasıl ulaşabileceğimizi tasarlarken, konuşacakken, bunun planlamasını yaparken maalesef birileri bir yerlerden buldukları badigartlarla, mafyavari tiplerle gelip genel merkezimizin kapısına dayanmayı tercih etmişlerdir.
Bu bizim kabul edebileceğimiz bir şey olmadığı gibi, tüm halkımızın da vicdanını sızlatmıştır. Biz bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Biz bu zorbalığa boyun eğmeyiz. Biz arkamızdaki milyonlarla, demokrasiye inanmış Türk halkı ile bu haksızlığa boyun eğmeyiz, bir adım geri atmayız. Elbette ki bir iletişim, bir uzlaşı, bir konuşma, en yakın kurultay tarihini belirlemek üzere bir iletişim gerekir."
"Ama bunun yolu zorbalıkla Cumhuriyet Halk Partisi'nin bahçesinden içeri girmek olamaz. Bunu tasarlayanlar, 'Burada bir olay çıksın, görüntüleri alalım, görüntüleri kanallarda yayınlayalım ve işte bakın Cumhuriyet Halk Partililer nasıl birbirine girdiler diye keyifle seyredelim' diyenler, bir de bu arada 'Birileri yaralansın, hatta Allah korusun can kaybı olsun da bunun üzerinden siyaset yapalım' diyenlerdir.
Biz bunlara boyun eğmeyeceğiz. Biz her zaman adaletten, haktan, hukuktan ama çok daha önemlisi demokrasiden ve o kaçırmaya çalıştıkları sandıktan yana olacağız. Bunun böyle bilinmesini ve bundan sonra da bizim genel merkezimize, bahçemize, kapımızın önüne yapılacak her türlü zorba girişimi de aynı şekilde püskürteceğimizi bilsinler."