İZMİR

Okul saldırılarına Bornova’dan güçlü tepki

Tüm Türkiye’yi yasa boğan okul saldırılarına karşı, Bornova Kent Konseyi Okul Aile Birlikleri Çalışma Grubu öncülüğünde yapılan eylemde, “Artık yeter!” çağrısı yükseldi; eğitimde şiddete karşı acil ve bütünlüklü önlem talep edildi.

Abone Ol

Bornova Cumhuriyet Meydanı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından güçlü bir toplumsal tepkiye sahne oldu. Bornova Kent Konseyi Okul Aile Birlikleri Çalışma Grubu ile DİSK Genel-İş İzmir 7 No’lu Şube’nin çağrısıyla düzenlenen eyleme, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sendikalar, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, belediye çalışanları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Bornova Emek ve Demokrasi güçlerinin geniş katılımı, eylemin kitleselliğini ve toplumsal karşılığını gözler önüne serdi.

“Bu acılar tesadüf değil, önlenebilirdi”

Bornova Kent Konseyi Okul Aile Birlikleri Çalışma Grubu adına açıklamayı okuyan Gökçen Arslan, eğitim kurumlarının yalnızca akademik değil, aynı zamanda güvenli yaşam alanları olması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada; Okul güvenliğinin sadece fiziki önlemlerle değil, rehberlik hizmetleri, kapsayıcı okul iklimi ve güçlü toplumsal bilinçle sağlanabileceği ifade edildi. Çalışma grubu, çocukların güvenliğinin “ertelenemez bir öncelik” olduğunu belirterek: Okul güvenliğinin artırılması, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, akran zorbalığına karşı erken müdahale, aile katılımının artırılması, bireysel silahlanmanın denetlenmesi, okul-toplum iş birliğinin geliştirilmesi, kriz yönetimi hazırlıkları ile medya ve dijital farkındalık çalışmaları konusunda acil adım çağrısı yaptı.

DİSK: “Üzülmek yetmez, önlem şart”

DİSK Genel-İş 7 Nolu Şube adına açıklamayı okuyan Berrin Burak Bağışçı ise yaşananların münferit olmadığını vurguladı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılarda açık uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını belirten Bağışçı, “Sorun saldırı anı değil, öncesinde kurulamayan önleme zinciridir” dedi.

Eğitim alanlarında derhal güvenliğin sağlanması gerektiğini ifade eden Bağışçı, risk bildirimlerinin ciddiye alınması, okul giriş-çıkışlarının denetlenmesi ve psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Eğitim Sen: “Bu tablo yılların politikalarının sonucu”

Eğitim Sen 4 No’lu Şube Başkanı İsmail Akyol, eğitim sisteminin uzun yıllardır bilimsel ve katılımcı olmayan politikalarla şekillendirildiğini söyledi. Eğitimin özelleştiğini, öğrencilerin eşitsiz koşullara itildiğini ve çocuk işçiliğinin arttığını vurgulayan Akyol, eğitimdeki yapısal sorunların çözülmeden şiddetin önlenemeyeceğini dile getirdi.

“Alışmayacağız, sessiz kalmayacağız”

DİSK Genel-İş İzmir 7 No’lu Şube Başkanı Uğur Nazlıoğlu ise konuşmasında ülkede temel hak ve özgürlüklerin giderek daraldığını ifade ederek, “Bu karanlığa alışmayacağız” dedi. Toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Nazlıoğlu, hak arama mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

Meydanda yükselen sloganlar

Eylem boyunca sık sık: “Artık yeter, güvenli eğitim istiyoruz!”, “Karanlığa teslim olmayacağız!”, “Yaşamak haktır, susma haykır!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları atıldı. Sloganlar, alandaki öfke kadar dayanışma ve mücadele kararlılığını da yansıttı.

Yoğun katılım, ortak sorumluluk mesajı

Eylem, yalnızca bir protesto değil; aynı zamanda geniş bir toplumsal mutabakatın ifadesi oldu. Kent Konseyi öncülüğünde bir araya gelen farklı kesimler, çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliği için ortak hareket edilmesi gerektiğini güçlü biçimde ortaya koydu.