Mustafa Tübcel yorumluyor;
Menderes’te yaşananlara sadece bir belediye başkanvekilliği seçimi olarak bakmamak gerekiyor. Çünkü bana göre burada İzmir siyaseti açısından çok önemli bir mesaj var.
31 Mart’ta CHP’nin kazandığı Menderes Belediyesi’nde, İlkay Çiçek’in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan seçimde AK Parti’nin adayı Asuman Şen 15 oyla Belediye Başkanvekili seçildi. AK Parti’nin 10, MHP’nin bir ve AK Parti’den ayrılan iki bağımsız üyenin oylarını topladığınızda 13 ediyor. Yani Asuman Şen’e dışarıdan iki oy daha geldi. Nitekim haberlerde de iki CHP’li meclis üyesinin AK Parti adayına oy verdiği belirtiliyor.
Seçimin ardından AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Menderes’in önünde hizmet bekleyen önemli bir dönem bulunduğunu belirterek; şeffaf, güven veren ve çözüm üreten bir belediyecilik anlayışı mesajı verdi.
Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asuman Şen’i telefonla tebrik etti ve çok önemli bir cümle kurdu: “Menderes için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.”
Peki CHP ve Yeni Parti ne yaptı?
Birbirlerini suçlamaya başladılar. Utku Gümrükçü faturayı Yeni Parti’ye keserken, Çağatay Güç seçimin arkasında “gizli anlaşma” olduğunu öne sürdü. Tartışma bugün hâlâ devam ediyor.
Ama bence asıl konuşulması gereken Menderesli.
Bizim sahada konuştuğumuz vatandaşlarda şu beklentiyi görüyorum: “Belki şimdi Menderes hizmet alacak.”
CHP de Yeni Parti de şapkasını önüne koyup bunu düşünmeli.
Çünkü İzmir’de artık “Oylar nasıl olsa cepte” dönemi bitiyor.
Menderes bunun ilk ciddi işaretlerinden biridir.
Bugün bu tablo doğru okunmazsa, önümüzdeki yerel seçimlerde İzmir’de AK Parti karşısında çok daha büyük bir siyasi kırılma yaşanırsa hiç kimse şaşırmasın.