Mustafa Tübcel Moderatörlüğünde Gündemin Nabzı programında Köşe Yazarı Önder Şengüler, Gazeteci Ezgi Yeşil ve Ceza Hukukçusu Murad İdikurt; Çeşme ve ÇEŞTUR gündemini değerlendirerek yetkililere yönelik çeşitli suçlamalar ve sorular yönelttiler.
"İzmir'de Adam Kalmadı da mı Ankara'dan Yönetici Getirdiniz?"
Programın moderatörü Mustafa Tübcel, ÇEŞTUR’un başına Ankara’dan Deniz Arı’nın getirilmesini ve şirket ihalelerini sert bir dille eleştirdi:
"Aslında vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Bugünkü programımızın ana konularından bir tanesi Çeşme ve ÇEŞTUR. Son günlerde meşgul ediyor İzmir yerel basını, ulusal basını, gündemi, yorumları... Yaptığı milyonluk ihaleler, milyonluk arsa satışları, taşınmaz satışları. Yani rakamlar dudak uçuklatacak cinsten."
"Ben hiç kimsenin haddimiz değil tabii ki özel hayatına, kişisel durumuna yorum yapmıyorum. Ben sadece İzmir'i İzmirlilerin yönetebileceğini iddia ediyorum. Dışarıdan gelen adımlara karşı bir alerjik hissim var... İzmir'de adam kalmadı da mı? Siz ÇEŞTUR'un başına, Ankara'dan Deniz Arı isimli arkadaşı getirdiniz. Yok mu İzmir'de ÇEŞTUR'u yönetecek kimse? Çeşme'de yok mu? Hadi Çeşme'de yok anlarız, İzmir'de yok mu? Holding yönetiyor İzmirliler ya. Beyefendinin tek referansı benim anladığım Veli Ağbaba."
"Biz bilmiyoruz, ÇEŞTUR'un yaptığı, belediyenin yaptığı ihaleleri biliyorsunuz... Ses, sahne, ışık 71 milyon. Video prodüksiyon işi 3 milyon. Tanıtım materyalinin basımı 971 bin lira, 5 milyon 700 bin lira. 7 tane hafif ticari araç kiralanması işi 5 milyon 700 bin lira. 720 bin lira fotoğraf çekilerek sosyal medya hesaplarında paylaşma işi. 375 bin lira da sosyal medya içeriklerinin hazırlanması, hizmet alımı işi. Böyle ihaleler var... Buna karşın 100 milyonluk bir satış, 150 milyonluk bir gayrimenkul satışı, milyonlarca lira da gayrimenkul satışı var."
"İzmir'den yönetici atamıyor ya, Ankara ve İstanbul'dan getirdi Çeşme yöneticilerini... İhaleyi alan firmanın adreslerine bakar mısınız? Hepsi Ankara. İzmir'de firma da yokmuş. Sadece yönetici değil, Ufak rakamlar İzmir, büyük rakamlar İstanbul, Ankara. 70-20 milyonların hepsi Ankara, İstanbul... Ben İzmirliyim, paranın İzmir'de kalmasını istiyorum. İzmir'de akıllı uslu insanlar var bu işi yapabilecek. İzmirli firmalar iş yapsın, İzmirli arkadaşlar İzmir'i yönetsin."
"Belediye başkanına biz 5 yıllığına emanet veriyoruz o görevleri. Belediye başkanı zannediyor ki 'bir para basamam, bir de adam asamam, kafama göre her şeyi yaparım.' Çeşme'nin malları satılıyor. Her ay Çeşme'nin malları satılıyor. Peki Çeşme'nin malları bu ihaleler yapılsın diye mi satıldı?"
"Bu İşin Sonu Savcılık ve Emniyet Olacak"
Köşe Yazarı Önder Şengüler, atamalar, organizasyon harcamaları ve firma seçimleri hakkında ağır eleştirilerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Bu arkadaşın Çeşme'ye gelme sebebi Ahtapot'un kolu. Ahtapot Veli; bir ucu Seferihisar'da, bir ucu Güzelbahçe'de, bir ucu Karaburun'da, bir ucu Çeşme'den çıkıyor. Her tarafta Ahtapot Veli'nin kolları var. O da böyle vakumluyor, en başta o duruyor. Bu, Ahtapot Veli'nin İzmir'e bıraktığı miraslardan birisi tabii ki."
"Bu arkadaşın kaldığı evden bahsetmedik. Maaşından fazla evinin kirası var, Çeşme Belediyesi ödüyor. Çeşme'de çok ünlü bir sitede yaşıyor bu arkadaş... Nedir bu kadar reklam tanıtım, reklam tanıtım? İzmir bunu yemez, Lal Denizli de İzmir bunu yemez. Yani bu işin sonu kötü olacak, bu işin sonu savcılık olacak, emniyet olacak, benim tabii şahsi görüşüm bu."
"Ama 70 milyon liraya sahne kirala, 350 bin liraya fotoğrafçı tut, 500 bin liraya sosyal medyaya resim paylaşmaya para ver, 3 milyon bilmem ne materyali, 10 milyon hepsi tanıtım... Bunlarla ilgili incelemeye girecekler. Belli yani, 70 milyon liraya sahne kiralama... O sahnenin bedelini ben biliyorum, ben bu işi yaptım. O sahnede fiyata 15 milyon lira alırsanız her şey dahil satın alırsınız. 70 milyon liraya sahne kiralanmış. Ya sosyal medyaya fotoğraf koyma ihalesi mi olur Mustafa abi?"
"Lal Denizli ısrarlı bir şekilde cevap da vermiyor. Hiçbir şekilde cevap vermiyor, kendi havuz medyasına konuşuyor. İzmir'in medyasını saymıyor. Biz geçen hafta da soru sormuştuk, Lal Denizli cevap vermediği sürece ben soru sormaya devam edeceğim."
"Soruşturmayı Gerektirebilecek Niteliğinde Makul Şüpheler Var"
Ceza Hukukçusu Av. Murad İdikurt, sürecin hukuki boyutuna ve CHP’li milletvekillerine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Veli Ağbaba konusunu zaten 2-3 aydır işliyoruz ama sürekli başa dönüyoruz, yine aynı noktaya geliyoruz. Ben her yayında istikrarlı bir şekilde CHP'li İzmir milletvekillerinin Veli Ağbaba'ya İzmir'de bu kadar alan açmalarının onlar için bir ayıp olduğunu söyledim. Bir tane İzmirli CHP milletvekili çıkıp da 'Dönüp burası bizim seçim bölgemiz, burada ne yapıyorsun?' demiyorsa onlara yazık olsun."
"İddialar ciddi iddialar. Yani savcılığın araştırması gerektiğini düşündüğüm iddialar... Muhakkak surette bu yayının da, bu söylemlerin de, basına düşen haberlerin de ihbar kabul edilip üzerine gidilmesi icap ediyor."
"Urla'dan aday adaylık başvurusunu yapıyor, Çeşme'ye yazıyorlar. Çeşme'yle bir alakası yok... Kendisinin Çeşme'yle bir bağı yok. Ve büyük çaplı ihalelerin de İstanbul ve Ankara merkezli firmalara verilmesi hep bir soru işareti. Bunların hepsi makul şüphedir... Bir soruşturmayı gerektirebilecek nitelikteki makul şüphelerdir. İnsanlar suç işlemiştir veya işlememiştir, buna adli makamlar karar verir. Fakat bu anlatımlar yenilir yutulur cinsten şeyler değildir."
"Sayın Lal Denizli de ısrarla açıklama yapmama konusunda ısrar ediyor. Bu siyaseten onu bir noktaya taşımaz. Bu bir kibrin alametidir. Gelip de cevap vermeyip tırnak içinde sadece ulusal basını muhatap alıp İzmir'in yerel basını muhatap almamak kibrin göstergesi. İzmirli zaten bunu yemez. Görev süresinin sonuna geldiği zaman sadece belediye binasındaki eski belediye başkanlarının olduğu fotoğraf arşivinde bir fotoğraf olarak kalır."
"Alt Yapı Çukuru Dururken 57 Milyon liralık İhale Anlaşılır Gibi Değil"
Gazeteci Ezgi Yeşil ise belediyenin önceliklerini ve yerel basına yaklaşımını şu sözlerle eleştirdi:
"Geçtiğimiz yayında da biz bunları söyledik ve cevap vermemesine ben şaşırıyorum. Yani çok garip hakikaten... 57 milyon ihaleyi ona vereceğine; altyapı, kanalizasyonunu, çukurunu, suyunu önce bir kurtar diye söyledik... Sahil beldesi diyoruz, turizm destinasyonu diyoruz. Çeşme'yi bilmeyen var mı?"
"İşte bunları yöneten kesim... Süreci yönetemedikleri ortada. Yani şaibeli bazı durumlar söz konusu. İddialar var ciddi anlamda. Açıklama yapma tenezzülünde bile bulunmuyor. Yani bu partiye sığınarak bazı şeyleri kendi içinde örtbas mı etmek istiyorlar? İnsanların bunu düşünmesi lazım."
"İzmirliler yönetebilir fikrine kesinlikle katılıyorum. Yani dışarıdan adam bugün alır alacağını, gider Ankara'ya firması. Umurunda mı acaba? Biz kamu menfaati adına konuşuyoruz, başka tür bir menfaatimiz yok. Biz ilçenin güzelleşmesini istiyoruz."