İZMİR

İzmir’in endüstriyel mirasına Avrupa’dan tescil

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin sanayi mirasını koruyup dönüştürerek uluslararası vitrine taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin titiz çalışmalarıyla üç tarihi yapı Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’nda yerini aldı.

Abone Ol

İzmir, endüstriyel mirasını koruma konusundaki başarısını uluslararası alana taşıdı. Kentin tarihi dokusunu koruyarak dünyaya tanıtma vizyonuyla hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, kente yeni uluslararası başarılar ve iş birlikleri kazandırmayı sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından titizlikle korunan ve şehre kazandırılan Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, Avrupa’nın prestijli endüstriyel turizm ağı olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası’na resmi üye olarak dahil edildi. Bu sayede İzmir’in sanayi geçmişinin somut kanıtları olan bu yapılar, Avrupa sanayi mirası rotasının bir parçası olarak dünya genelindeki turistlerin ve araştırmacıların rotasına dahil olacak.

Cazibe merkezi haline gelecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bu üyelikle, İzmir; geleneksel “deniz, kum ve güneş” turizminin ötesine geçerek, aynı zamanda köklü sanayi tarihi ile de yerli ve yabancı turistler için nitelikli bir cazibe merkezi haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, endüstriyel mirasın korunması, belgelenmesi ve yaşayan mekanlara dönüştürülmesi noktasında Avrupa standartlarındaki çalışmalarına hız kesmeden devam edecek.

Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH) Nedir?
Avrupa Konseyi Kültür Rotaları’ndan biri olan Avrupa Endüstriyel Miras Rotası (ERIH), Avrupa’nın sanayi tarihine tanıklık eden önemli alanları bir araya getiren bir bilgi ve turizm ağıdır.

Tarihi Havagazı Fabrikası
19. yüzyılın ortalarında İzmir’in sokaklarını aydınlatmak amacıyla inşa edilen Havagazı Fabrikası, İzmir’in sanayileşme tarihindeki kritik duraklardan biridir. Döneminde sadece bir üretim alanı değil, İzmir limanındaki ticari hareketliliğin gece de devam etmesini sağlayan stratejik bir enerji merkeziydi. Bir zamanlar kömürden ışık üreten bir fabrika iken, bugün kentin sosyal hafızasını koruyan, halkı kültür ve sanatla buluşturan yaşayan bir endüstriyel müze haline geldi. Bugün restorasyonuyla dikkat çeken dev tuğla baca, 19. yüzyıl endüstriyel mimarisinin en belirgin sembolüdür.

Tarihi Asansör Binası
1907 yılında Mithatpaşa Caddesi ile Şehit Nihatbey Caddesi arasındaki kot farkını aşmak için inşa edilen Tarihi Asansör, mühendislik ve sosyal dayanışmanın birleştiği bir projedir. 155 basamaklı Karataş merdivenlerini aşma zorunluluğuna teknolojik çözüm sunan bu yapı, eşsiz tuğla işçiliği, demir döküm korkuluklar ve süslemeleri, makine dairesindeki teknik detayları ile endüstriyel estetiği günümüze taşır. Kulenin yapımında kullanılan ve özel olarak Marsilya’dan getirilen tuğlalarla örülen kule, inşa edildiği dönemde su basıncını kullanan hidrolik bir mekanizmayla çalışan asansör, 1985 yılındaki restorasyon çalışmalarına kadar orijinal yapısını korumuş, bugün yerini elektrikli sisteme bırakmıştır.

Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi
1932 yılında inşa edilmiş eski bir itfaiye binası olan ve günümüzde Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) olarak kullanılan yapı, İzmir’in erken Cumhuriyet dönemine ait en karakteristik yapılarından biridir. Mimar Mesut Özok tarafından tasarlanan bina, itfaiye araçlarının hızlı çıkış yapabileceği geniş hangar kapıları ve yüksek gözlem kulesiyle işlevsellik odaklı endüstriyel yapıdır. Binanın en dikkat çekici endüstriyel unsuru olan yüksek kule, dönemin en erken uyarı sistemidir. Şehre hakim bir noktadan dumanı ve yangını gözlemlemek amacıyla inşa edilen bu kule, kentsel güvenlik teknolojileri ile mimariyi buluşturur. Bir zamanlar kentin fiziksel varlığını yangınlardan koruyan bu yapı, 2004 yılından itibaren kentin yazılı ve görsel belleğini koruyan bir merkeze dönüşmüştür. Yapının özgün itfaiye garajı ve gözetleme kulesi, kentin teknik geçmişine saygı duyularak dönüştürülen başarılı örnekler arasındadır.
Tarihi Havagazı Fabrikası, Tarihi Asansör ve Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi İzmir’in endüstriyel geçmişinin sadece binalardan ibaret olmadığını, yaşayan bir şehir karakteri olduğunu kanıtlar.